Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6609

Karar No

2023/6606

Karar Tarihi

9 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/733 Esas, 2022/459 Karar

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin davalıya teminat mektubu verdiğini, bedeli çekle ödenmesine rağmen davalının akaryakıt teslim etmemesi üzerine müvekkilinin sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya 116.500,00 TL borçlu olmadığının tespitine, 5.000,00 TL zararın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile teminat mektubu nakde çevrildiğinden; 46.500,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespiti, 70.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ve 5.000,00 TL kâr mahrumiyetinin davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 08.12.2014 tarih, 2014/378E., 2014/510K. sayılı kararı ile davacının davalıya teslim ettiği 46.500,00 TL bedelli çek ve 70.000,00 TL bedelli teminat mektubu nedeniyle evrak üzerinde 116.500,00 TL borçlu olduğu, ancak davalının akaryakıt temin etme edimini yerine getirmediği, sözleşmenin feshedildiği, teminat mektubunun haksız olarak tahsil edildiği, davacının kâr kaybına ilişkin zararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 116.500,00 TL borçlu olmadığının tespitine, 70.000,00 TL teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir . Davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 28.01.2016 tarih, 2015/5566 E., 2016/1087 K. sayılı kararı ile“..1 Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2 Taraflar arasında 12.03.2007 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğu, davacının, davalının akaryakıt temin etmediği gerekçesiyle sözleşmeyi süresinden önce 26.01.2012 tarihinde feshettiği dosya içeriğiyle sabittir.

Davacı yan, davalıya verilen dava konusu çek karşılığı davalının akaryakıt teslim etmediğini iddia etmekte, 12.06.2012 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde de, davalının çekle ödemeyi kabul etmeyerek ürün vermediğini, sözleşme süresinin bitmesine yakın sürede davalının çekle ürün alınması yönündeki talebi geri çevirmesinin iyiniyetli olmadığını belirtmiş, nakit karşılığı mal talep edildiği halde davalının mal göndermediğine ilişkin bir iddiada ise bulunmamıştır.

Davalı yan ise, cezai şart alacağı bulunduğunu, dava konusu çekin de cezai şart alacağına mahsuben verildiğini savunmuştur.

Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 5/2. maddesi “ Bayi, satın aldığı malların bedelini, şirketin tercihine göre defaten ve nakden veya kendisine ait çeklerle ödeyecektir” hükmünü içermektedir. Anılan hüküm ile, nakit veya çek ile ödeme yapılması tercihi davalı dağıtım şirketine verilmiştir. Davalı dağıtım şirketinin davacı bayi ile ticari ilişkisinde, bir süre çek ile ödeme yapılması karşılığında mal teslim ettiği halde, sonradan bu tercihini değiştirerek nakit ödeme karşılığı mal vermeyi tercih etmesi sözleşmeye aykırılık oluşturmayacaktır. Bu durumda davacının, davalının çekle ödeme karşılığında mal teslim edilmediği gerekçesi ile yanlar arasındaki bayilik sözleşmesini feshetmesi haksız fesih olarak nitelendirilmelidir.Hal böyle olunca, mahkemece davacının sözleşmeyi süresinden önce haksız feshettiği gözetilerek, davalının sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı üzerinde durulup, davalının davacıdan ne kadar cezai şart alacağı bulunduğunun konusunda uzman bir bilirkişiden veya bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile tespit edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu

.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeke yönelik menfi tespit talebi yönünden; çek soyut bir ödeme aracı olduğundan davacının 46.500,00 TL bedelli çek yönünden menfi tespit talebinin reddi gerektiği, 70.000,00 TL tutarlı teminat mektubu yönünden ise, bozma sonrası alınan bilirkişi raporları ile tespit edilen davalının davacıdan talep edebileceği cezai şart alacağı olan 4.839,45 USD'nin, teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile tahsil edilen 70.000,00 TL tutardan mahsubu ile bakiye kısmın davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, kâr kaybı yönünden yapılan değerlendirmede ise, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedilmesi, bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında davacının 01.01.2012 tarihinden itibaren akaryakıt satışına devam ettiği ve davalının 2012 yılı Ocak Şubat Mart Nisan aylarına ait beyannamelerinden söz konusu tarihlerde satış yaptığı hususları belirlendiğinden davacının kâr kaybına ilişkin zararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından nakde çevrilen 70.000,00 TL bedelli teminat mektubundan (4.839,45 USDx1,7988 TL=) 8.705,20 TL cezai şart alacağının mahsubu ile bakiye 61.294,80 TL'nin ıslah tarihi olan 05.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacının 46.500,00 TL bedelli çek yönünden menfi tespit talebinin ve kâr kaybına ilişkin alacak talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda tespit edilen 4.839,45 USD cezai şart miktarınını müvekkil şirket açısından fahiş miktarda olduğu, müvekkil şirketin mahvına sebep olacak cezai şartın tamamen kaldırılması gerektiğini, davalı şirket müvekkil şirket tarafından verilen 70.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunu nakde çevirdiğini, 46.500,00 TL tutarındaki çeki ise bankaya ibraz ederek karşılıksız işlemi yaptırdığını, bilirkişi raporları ve Yargıtay'ın emsal kararları çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, davalı şirketin müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığı teknik veriler neticesinde tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerce tahliye edilmeyen 46 gün için ne şekilde 4.839,45 USD hesaplama yapıldığının anlaşılamadığını, taahhütnamede açıkça belirtildiği üzere her gün için 200,00 USD cezai şart ödenmesi kararlaştırıldığını, 46200=9.200,00 USD yapmakta iken bilirkişilerce yapılan hatalı hesaplama ne denli özensiz bir inceleme yapıldığının ispatı olduğunu, asgari mal alım taahhütnamesi ve cezai şart sözleşmesinde "her bir yıl için 500m3 taahhüt" edildiğini, 4+1 yıllık sözleşme kapsamında değerlendirildiğinde son 1 yılın fesihten önce ki 1 yılı kapsadığını, cezai şart hesabının fesih tarihinden itibaren son bir yıl içinde alınan eksik mala göre hesaplanması gerektiğini, bu durumda son yıl için kayıtlara göre 208 ton eksik mal alımı yapıldığını, en az 208m3 eksik mal alımından kaynaklı kabaca yapılan hesaplama ile 2080,80 USD=16.805,00 USD eksik mal alım bedeli alacağı oluştuğunu, toplam alacaklarının yaklaşık 25.000,00 USD olmasına rağmen bilirkişilerce nasıl hesaplandığı belli olmayan hatalı hesaplamaya göre 4.839,45 USD bedelli cezai şarta hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshedilmesi suretiyle davacı tarafça verilen çek ve teminat mektubu nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile kâr mahrumiyetinin tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3.Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Mahkemece, Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak taraflar arasında akdedilmiş olan 12.03.2007 tarihili bayilik sözleşmesinin davacı tarafından haksız olarak fesih edildiğinden davalının sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağının bulunduğu belirtilerek cezai şart alacağın miktarının tespitine yönelik bilirkişi kurulundan alınan raporlara göre karar verilmiş ise de, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında cezai şart alacağının hesaplanmasında taraflar arasında akdedilen 12.03.2007 tarihli Bayilik Sözleşmesine bağıtlanan aynı tarihli Asgari Mal Alım ve Cezai Şart Taahhütnamesindeki cezai şarta ilişkin düzenlemelere uyulmadığı ve raporların denetime elverişli olmadıkları görülmüştür. Bu durumda, Mahkemece davalının davacıdan ne kadar cezai şart alacağı bulunduğunun alanında uzman bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen 12.03.2007 tarihli Asgari Mal Alım ve Ceza Şart Taahhütnamesindeki cezai şarta ilişkin maddelerdeki düzenlemeler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak tespiti ile sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken hatalı ve yanılgılı gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizmahkemev.reddinebozulmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:03:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim