Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6907
2023/6601
9 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/390 Esas, 2021/1160 Karar
HÜKÜM: Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bünyesinde tasarlanan su bardağı setinin "Hürrem" adı altında pazarlandığını, bardakların Osmanlı dönemini çağrıştırdığını ve kahve yanında su içilmek üzere tasarlandığını, yine bardakların pencereli kutu tabir edilen ambalaj ile pazarlandığını, davalının müvekkilinin bardak setini taklit ettiğini, ürünlerine "Harem" ismini verdiğini, tüketici yönünden kendi ürünleri ile davalının ürünlerinin ayırt edilemeyecek olduğunu, müvekkilinin oluşturduğu pazardan davalının haksız yararlandığını, müvekkilinin satış kaybına uğradığını, 2011 yılı Aralık ayında piyasaya sunulan bu bardağın 2012 yılı satış tutarının 1.800.000,00 USD olduğunu, davalının ciddi kazançlar elde ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, menini, ürünlerin toplatılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 20.10.2015 tarihli ve 2014/376 E., 2015/810 K. sayılı kararı ile ürünlerde ambalaj tasarımı, isim ve marka açısından tüketici yönünden iltibasa yol açacak benzerlik bulunmadığı, buna karşın ürünler üzerindeki oryantal motifler içeren iki boyutlu tasarımların her iki üründe ayniyet derecesinde benzer bulunduğu, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip davacıya ait tescilsiz tasarımın davalı tarafından taklit edilip piyasaya yeni ürün sürülmesi nedeniyle iltibasa yol açabileceği, oryantal motiflerin anonim olmasının bu motifleri içeren tasarımların aynı olmasının gerekçesi olamayacağı, bu yönden haksız rekabetin oluştuğu, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısım için zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin menine, üretim ve satışın durdurulmasına ve önlenmesine, 5.000,00 TL yönünden maddi tazminatın davalıdan tahsiline, ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın ticari itibarı zedelendiğinden 5.000,00 TL manevi tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.06.2017 tarihli ve 2016/5603 E., 2017/3363 K. sayılı kararı ile ‘’..1 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2 ... Davacı vekili, dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 TL maddi tazminat talep etmiş ve 14.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 33.943,98 TL’ye çıkarmıştır. Mahkemece, ıslah edilen miktar yönünden dava açılmasıyla zamanaşımının işlemeye devam ettiği ve TTK m. 60’da belirtilen 1 ve 3 yıllık sürelerin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı defi nedeniyle talebin reddine karar verilmişse de; 6102 sayılı TTK m. 62 kapsamında uyuşmazlığın cezai sorumluluğu gerektirdiği ve aynı kanunun 63. maddesi uyarınca bu sorumluluğun tüzel kişinin temsilcisi hakkında da uygulanacağının düzenlendiği göz önünde bulundurularak, bu hususun tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmediği...’’ gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 08.04.2019 tarih ve 2017/3453 E., 2019/2705 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ürünlerinin, davalı tarafından kısmen taklit edilerek kullanılmak suretiyle haksız rekabet oluşturduğundan haksız rekabetin menine, üretimi ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine karar vermek gerektiği, davacının, dava dilekçesi ile 5.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, 14.07.2015 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinin miktarını 33.943,98 TL'ye çıkardığı, her ne kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinde haksız rekabet yönünden 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüş ise de, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6102 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi kapsamında uyuşmazlığın cezai sorumluluğu gerektirdiği ve aynı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca bu sorumluluğun tüzel kişinin temsilcisi hakkında da uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu haksız rekabetin davalı tüzel kişilik temsilcisinin cezai sorumluluğunu gerektirebilecek nitelikte olduğu, bu konuda davacı tarafın davalı hakkında şikayetçi olup olmaması, ceza soruşturma dosyası bulunup bulunmaması, ceza soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş olması vs. durumlarının ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği sonucunu değştirmeyeceği, bu kapsamda haksız rekabet tarihi ile ıslah tarihi arasında ceza yasalarının öngördüğü cezaya ilişkin ceza zamanaşımı süresinin dolmadığının açık olması karşısında davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmediği, davacı ürünlerin taklit edilmesi nedeniyle davacı tarafın ticari itibarının zedelendiğinden manevi tazminat talebinin de kabulü gerektiği, ayrıca dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmayarak ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunulduğundan ancak ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, davaya konu ürünlerin ambalaj tasarımı ve isim/marka açısından haksız rekabet oluşturduğu yönündeki talebinin reddine, davalının, davaya konu ürünler üzerinde kullanmış olduğu oryantel motifler içeren 2 boyutlu tasarımlar kullanması nedeniyle, haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve haksız rekabetin menine, üretim ve satışının durdurulmasına ve önlenmesine, piyasada bulunan bu mahiyetteki ürünlerin toplatılmasına, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 33.943,98 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 14.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ıslah tarihi olan 14.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
- Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu ürünlerin ambalaj tasarımı ve isim/marka açısından haksız rekabet oluşturduğu yönündeki talebin reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ürünlerinin ''pencereli kutu'' tabir edilen ambalaj ile pazarlanmış olup, davalıda hiçbir teknik zorunluluk bulunmadığı halde ve sayısız seçenek özgürlüğü varken, aynı boyutta aynı tonda benzer ambalajlar kullanarak satışa sunduğunu, tüketici nezdinde iltibas tehlikesi kuvvetlendirdiğini bu nedenle tüm talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; huzurdaki dava bakımından ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, müvekkili şirket bir tüzel kişi olması sebebiyle niteliği gereği bir kusur işleyemeyeceğini, şirket temsilcisi gerçek kişilerin kusurlu eylemlerinden doğan tazminatlardan tüzel kişinin kendi kusuru olmaksızın sorumlu tutulduğunu, cezai sorumluluğunun tüzel kişinin temsilcisi hakkında uygulanacağından müvekkili şirket aleyhine sonuç doğuramayacağını, davacı şirketin ıslahla talep ettiği miktarın zamaaşımına uğradığını, davacının davasını kısmi dava olarak açtığı, Türk Ticaret Kanununda belirlenmiş olan zamanaşımı dolduğundan ıslah arttırılan kısım bakımından davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 54, 55, 60, 62 ve 63 üncü maddeleri,
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:03:44