Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2871
2023/6596
9 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/236 Esas 2022/172 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/796 E, 2019/626 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı .... ile müvekkili şirket arasında 26.12.2013 tarihinde üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, sanal pos cihazı kullandığını, üye işyeri sözleşmesinin davalı banka tarafından nedensiz feshedildiğini, davalı banka tarafından müvekkillere yazılı ve sözlü ihtarda bulunmadan fiziki ve sanal POS cihazlarını aniden kullanıma kapatması ve üye işyeri sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi müvekkiller aleyhine telafisi imkansız zararlara sebebiyet verdiğini, mezkur feshin hukuka aykırı olduğunu, zira sözleşmenin haksız şart oluşturacak şekilde müvekkillerle bireysel olarak müzakere edilmediğini, davalı bankanın ağır kusurundan dolayı müvekkil şirket ve ortaklarının maddi olarak büyük zarar gördüğünü, tek taraflı şikayetlerden dolayı gün ortasında sanal pos cihazını kapatma işlemi sebebi ile davalı banka ağır kusurlu olduğunu, davalı bankanın sanal pos cihazını kapatmış olması sebebi ile müvekkil şirketin tüm finansal kuruluşlar ve diğer bankaların sisteminde görülmekte olan kara liste kaydında kayıtlı olduğunu tespit edildiğini, kara listeye eklenme sebebini ise telefonda sahtecilik ve dolandırıcılık şeklinde olduğu şifahen öğrenildiğini, ticari hayatlarını derinden sarsıldığını, mevcut durumda müvekkil şirket ve müvekkilleri şahıs olarak, bankalara, devlet kurumlarına ve vergi dairelerine tahakkuk eden ödemelerini ifa edemediğini, müvekkil şirket yaşanılan bu durum nedeniyle iflasın eşiğine geldiğini, faaliyet gösterdikleri işyerine fatura ödeme merkezi açmak istediklerini, ancak müvekkil şirket ve ortaklarının kara liste kaydına dahil olmaları sebebiyle olumlu yanıt alamadıklarını, müvekkillerinin Hong Konglu bir şirkete yapacakları ithalattan 700.000 USD kazanacakken kara liste kaydına dahil olmaları nedeniyle işbu kazançtan yoksun kaldığını, müvekkil şirket ve ortaklarının uğradığı zarar ve ticari hayatlarının zedelenmesi hasebiyle davalı ... AŞ.'den, 1.000,00 TL maddi tazminat, müvekkil ... Ltd. Şti. için, 100.000 TL, ... için, 100.000 TL, ... için, 70.000 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, hukuksuz fesih tarihi olan 10.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile davacı arasında 26.12.2013 tarihinde üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, müvekkil bankanın ilgili bölümü tarafından yapılan inceleme neticesinde, davacı üye işyerinin sanal POS'unda gerçekleşen işlemlerin kart hamillerini telefon aracılığıyla arayarak farklı vaadlerde bulunmak sureti ile kart bilgilerini temin ederek aldatıcı pazarlama tekniği kullanılarak işlemler gerçekleştirdiği tespit edildiğini, ilgili firma da işlem yapan kart hamilleri ile kayıtlı telefonlardan şifahi alınan bilgiler neticesinde, kredi kartından çekilen tutarlar için herhangi bir mal/hizmet alımı olmadığını, veya aldanarak mal satışı yapılmaya çalışıldığını ve müvekkiline yazılı başvuru yapan 11 kart hamilinin dolandırıldığı beyan edildiğini, müvekkil bankanın ilgili bölümü tarafından varılan kanaat neticesinde davacı sakıncalı bulunarak 16.04.2014 tarihinde üye işyeri sözleşmesinin tek taraflı ve haklı nedenle fesh edildiğini, davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, şikayetler üzerine yapılan araştırma neticesinde "aldatıcı satış yöntemi" ile işlem yapıldığı kanaatine varıldığından güvenlik politikası uyarınca davacı firma ile müvekkili arasında akdedilmiş olan sözleşmenin feshedildiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerçek kişi davacıların, kendilerinin uğradığı maddi zararın ne karar olduğu, ne şekilde olduğu, aradaki illiyet bağı usulünce net olarak ortaya konulamadığı, öncelikle bankanın fesih bildiriminin haksız olduğunun ispatlanması gerektiği, davalı bankanın, yapılan müşteri itirazları üzerine, kart hamillerinin güvenlik sorunu yaşayabileceğini göz önüne alarak sözleşmeye uygun yapılan tek taraflı olarak feshinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunun ispata muhtaç kaldığı, ayrıca “feshedilen işyerleri raporu”na göre Finansbank bankası da davalının feshinden kısa bir süre sonra 02.05.2014 tarihinde “telefonda sigorta satışı” gerekçesiyle; Garanti Bankası ise “kart kabul kurallarına aykırılık” gerekçeleriyle işyeri sözleşmelerini feshettiği, davacı tarafın, sırf davalı bankanın feshi sonucu diğer bankaların da sözleşmelerini feshettiğini ispatlayamadığı gibi davalı bankanın sisteme yanlış bilgi girmesi sonucu bir kara liste içinde yer aldığını da ispatlayamadığı, davacıların dolandırıcılık suçlaması nedeniyle yargılandıkları davalarda beraat etmiş olmaları veya davacıların dayandığı dava dışı İlhami Oyanık hakkında iftira suçundan verilen kararın, davalı bankanın keyfi uygulama yaptığını göstermeyeceği, manevi tazminat talebi yönünden de saldırının hukuka aykırı olması gerektiği, davalı bankanın kanunun ve sözleşmenin verdiği yetkiye, özellikle Türk Borçlar Kanunu'nun sözleşmenin feshine ilişkin hükümlerine dayandığı, feshin akdin feshinin sınırlarını aşarak kişilik haklarına tecavüz şekline gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın gerekli araştırmayı yapmaksızın ve müvekkillerinden herhangi bir açıklama/savunma almaksızın üye iş yeri sözleşmesini feshetmesi, POS cihazlarını kullanıma kapatması ve Bankalararası Kart Merkezi'ne (BKM) haksız ve mesnetsiz bilgi girişi yapması sebebiyle müvekkilleri maddi ve manevi zararlara uğradıklarını, yerel mahkeme tarafından bankalara ve BKM'ye yazılan müzekkerelerden yargılamanın seyrini değiştirecek cevaplar alınamadığı, BKM ve bankalar davalı bankanın müvekkili aleyhine risk merkezine girdiği bilgi girişlerini görebildikleri halde bu bilgileri mahkemeye sunmadıkları, yerel mahkemece davalı ....'nin müvekkili aleyhine risk merkezine kaydettiği bilgi girişinin ne olduğu hususunda yeterli araştırma yapılmadığı, davalı şirketin iddia ettiği kart hamili şikayetlerinin haklı olup olmadığı incelenmediği ve iddia edilen şikayetlerin akıbeti araştırılmadan verilen kararın doğru olmadığını, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, POS cihazı haksız fesih nedeniyle iptal edilmemiş olsaydı; müvekkili firma yaklaşık 315.000 TL ciro kaybı olmayacağından daha çok kar elde edeceği, müvekkili firma ve ortakları aleyhine 300.000 TL'ye yakın icra takipleri başlatılmayacağından fazladan faiz, masraf, avukatlık ücreti ödemeyeceği, Hong Kong'lu bir şirkete yapacakları ithalattan kazanacakları 700.000 USD yoksun kalmayacakları, iş bu paralarla işlerine yatırım yapacakları iddiası hayatın olağan akışına olacağı, munzam zararın taleplerine göre değerlendirilmesi ve denetime uygun bilirkişi heyetince munzam zarar hesabı yapılması gerektiğini, davalı bankanın kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe zararı tazmin ile yükümlü olduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi zararının olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin davalı banka tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:03:44