Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/4426

Karar No

2023/659

Karar Tarihi

7 Şubat 2023

MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şirket hisse devrinin iptali, pay miktarının tespiti ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti ve pay defterine kaydı talebine ilişkin davanın kabulüne, tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti ve pay defterine kaydı talebine ilişkin davanın kabulüne, davalılar ..., ... ve ... yönünden tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. yönünden tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 120.000,00 TL nominal sermayesi bulunan davalı şirkette 14.400,00 TL paya sahip %12 oranında hissedar olduğunu, 11.07.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde müvekkilinin hisselerinin davalılardan ..., ..., ... ve ...'nın miras bırakanı olduğu anlaşılan Yılmaz Kasırga adına gösterildiğini, 03.02.2016 tarihli olağan genel kurulda da söz konusu hisselerin adı geçen şahıslar adına kayıtlı olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin sahip olduğu hisseleri herhangi bir şahsa devretmediğini, müvekkilinin hazirun cetvelinde hissedar olarak görüldüğü 25.05.2006 tarihli genel kurulda şirket yönetim kurulu üyeliğine seçilen davalılar ..., ... ve ...'in hile ve desiselerle müvekkilinin hissesini kayden yok ettiğini, kendilerine ne gibi menfaatler temin ettikleri hususlarında bilgilerinin olmadığını, bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak tüm zararı tazmin ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL zararın davalı şirket ve yönetim kurulu üyelerinden tazmini ile davalılardan ..., ..., ... ve ... adına kayıtlı bulunan payların iptaline, müvekkilinin davalı şirketteki payının tespiti ve şirket pay defterine işlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davacının yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayandığını, iddia edilen olayların 2006 yılında geçtiğini, o dönemde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6762 sayılı Kanun) mesul olan kişilere karşı tazminat istemek için öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin 2011 yılı itibarıyla dolduğunu, davacının payının gasp edildiği, silindiği ve genel kurul toplantılarının usulüne uygun yapılmadığı iddiaları ile haksız fiil hükümlerine dayandığını, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda (818 sayılı Kanun) öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğini, davacının devri/ihtilaf konusu olayı bilebilecek durumda olduğunu, genel kurulun usulüne uygun toplanmadığı, davetiye gönderilmediği veya toplantıya katılmaya yetkili olmayan kişilerin katıldığı yönündeki iddialarının iptal sebebi oluşturduğunu, iptal davası için öngörülen hak düşürücü sürenin geçirildiğini, hisse devrine ilişkin ihtilaflarda şirket adına işlem yapan kişilere husumet yöneltilemeyeceğini, şirkete ve devralan/pay sahibi görünen şahıslara husumet yöneltilmesinin yeterli olduğunu, diğer davalı yönetim kurulu üyelerinin kendilerine veya başkalarına haksız kazanç sağlamak amacıyla yaptıkları herhangi bir işlem bulunmadığını, ihtilaf konusu işlemlerin yapıldığı dönemde anonim şirketlerin senede bağlanmamış esas sermaye paylarının devrinin herhangi bir şekle tabi olmadığını, Yılmaz Kasırga eliyle bizzat davacının yazılı paraflı beyanının sunulması üzerine yönetim kurulu kararı ile hisse devrinin kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde, davacının şirket yönetim kurulu üyelerine karşı dava açabilmesi için öncelikle şirkette hissedar olması gerektiğini, davacının davayı açtığı anda şirkette paydaş olmadığını, 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi gereğince mesul olan kimselere karşı tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, zamanaşımı sürelerinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davacının, davalı şirketin 25.05.2006 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde 14.400,00 TL'lik 24 adet payın sahibi olarak göründüğü, davalı şirketin 11.07.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının hazirun cetvelinde davacının pay sahibi olarak yer almadığı, yerine hazirun cetvelinin 6 ncı sırasında 14.400,00 TL'lik 24 adet pay ile Yılmaz Kasırga'nın kayıtlı olduğu, davalıdan, davacı ile Yılmaz Kasırga arasında imzalanan devir belgesinin aslının istendiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 10.09.2019 tarihli raporla devir belgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden, hisse devrinin kabulüne ilişkin 06.07.2006 tarihli yönetim kurulu kararının batıl olduğu, pay defterine yapılan kaydın da yolsuz bir kayıt olduğu, davalı tarafça 11.07.2006 tarihli toplantıdan ve hazirun cetvellerinden davacının haberdar olduğu, hisse devrini davadan önce öğrendiği kanıtlanamadığından, davalıların zamanaşımı definin reddine, davalı şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhinde açtığı bu sorumluluk davasında, özel hüküm niteliği taşıyan mülga 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin son fıkrasında (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 560 ıncı maddesi) yazılı zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, buna göre sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, herhangi bir pay devrine dayanmaksızın davacının paylarının Yılmaz Kasırga'ya devrine ilişkin yönetim kurulu kararının 06.07.2006 tarihinde alındığı, işbu dava ise sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı tarihinden sonra 25.05.2016 tarihinde açıldığından davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş., ..., ... ve ...'e karşı açılan maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin pay defterine kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ... vekili ve davalılar Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalılar ..., ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 06.07.2006 tarihinde yapılan pay devrinden sonra geçen beş yıllık sürede işbu dava açılmadığından payın tespit ve tesciline ilişkin davanın zamanaşımına uğradığını, İlk Derece Mahkemesinin, davacının hisse devrini işbu davadan önce öğrenemediğini, davalı tarafın bu öğrenmeyi ispat edemediğini kabul ettiği, oysaki diğer davalılar ve şirket vekili tarafından davacının 19.06.2006 tarihinde iadeli taahhütlü mektup ile olağan genel kurul toplantısına çağrıldığına ilişkin belgeleri mahkemeye sunduklarını, davacı kendisine yapılan tebligattan sonra hisselerini Yılmaz Kasırga’ya devrettiğinden 11.07.2006 tarihli kongreye gelmediği, aksinin kabulü halinde, yani hisselerin yolsuz devredildiği kabul edilse bile 19.06.2006 tarihli çağrıyı alan davacının bu tarihten sonra dahi hissedar olup olmadığını öğrenmesinin imkan dahilinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalılar Üç Işık Turizm İnşaat Ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.07.2006 tarihli genel kurul hazirun cetveli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmemiş olsa bile davacının diğer genel kurul toplantılarından ve Yılmaz Kasırga'dan haberdar olabilecek durumda olduğunu, daha sonraki yıllarda Ticaret Sicil Gazetesi'nde ortakların isim isim belirtildiğini, davalı yönetim kurulu üyesi ... hakkında açılan tazminat davasının husumetten reddi gerekirken zamanaşımı yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın özünde hisse iptal ve tescil davası olduğunu, tazminat talebinin buna bağlı bir talep olduğunu, davanın şirkete yöneltilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerine yöneltilemeyeceğini, 2006 dönemi ve sonrasında davacı ile Yılmaz Kasırga arasında banka hesapları veya başka bir yoldan bir kazandırmanın olup olmadığının araştırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının hisse devir sözleşmesindeki imzasının sahte olup, 12 adet hissenin devrine ilişkin yazılı devir belgesi bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı şirkette 24 pay sahibi olduğunun tespiti yönünde kurulan hüküm isabetli bulunmakla birlikte, davalı şirket vekilinin müvekkili şirket yönünden de davanın husumetten ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında reddi gerekeceği yönündeki istinaf nedeninin yerinde görülmediği, davacı tarafça, yöneticilerin sorumluluğu nedeniyle uğranılan zararın yönetici davalılar ile şirketten tazmininin talep edildiği, yöneticilerin sorumluluğu kapsamında açılan bu dava ve istem yönünden davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden davalı şirket yönünden davanın husumetten reddi gerekirken, zamanaşımından reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunun tespiti ve pay defterine kaydı talebine ilişkin davanın kabulü ile davacının, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.'de 24 paya sahip olduğunun tespitine, bu payın davalı şirketin pay defterine kaydına, davalılar ..., ... ve ...'e karşı açılan maddi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı Üç Işık Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan maddi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının uzun yıllar pay devrine ses çıkarmayarak on yıl sonra dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmasına rağmen davacının pay sahipliğinin tespiti talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davalı şirketteki hisse devrinin iptali ile pay miktarının tespiti, pay defterine işlenmesi, şirket yöneticilerinin sorumluluğu nedeniyle uğranılan zararın davalı yöneticiler ve davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 560 ıncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 184 üncü maddesi, 818 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesi.

  1. Değerlendirme

Bölge Adliye Mahkemesi kararında temyiz eden davalı aleyhine bir hüküm fıkrası oluşturulmamış olması sebebiyle kararı istinaf etmemiş olan davalı ...'in temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı ...'in temyiz talebinin REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesireddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim