Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2782
2023/6565
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/845 Esas, 2022/74 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/64 E., 2018/885 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında cari hesap şeklinde çalışan alım satım sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin fazladan 289.000,00 TL değerinde çek keşide ettiğini, davalının bunun karşılığı malların teslimini yapmadığını, iade edilmeyen bedelin tahsili için başlatılan takibe davalının kısmen itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin teslim ettiği malların araç sürücülerince teslim alındığını, maddi hataya dayalı olarak eksik fatura düzenlendiği için davacının teslim aldığı malların teslim edilmediğini kötü niyetle ileri sürdüğünü savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğu, sözleşme içeriğine göre davacının yüklenicisi olduğu işe ait şantiyeye malzeme tesliminde anlaşıldığı, müzekkere cevapları ve sevk irsaliyelerine göre davalının malzemeleri nakliye firmalarıyla teslim ettiği, nakliye bedellerini davacının karşıladığı, 27.11.2010 tarihli faturanın davalı tarafından eksik kesildiği, eksik kalan kısmın aynı birim fiyatları üzerinden 02.10.2014 tarihli 258.290,12 TL bedelli fatura ile ikmal edildiği, davalı şirketin satış geliri olarak davacının borcuna fark faturasını kayıt ettiği, fark faturasının dayanağı olan sevk irsaliyelerinin davacıya teslim edildiği, sevk irsaliyesi ile teslim edilen mal miktarlarının uyumlu olduğu, defter kayıtlarına göre de davalının davacıya borcunun gözükmediği, davacının iddia konusu ettiği üzere banka kayıtlarına göre taraflar arasında çeke dayalı bir ödeme bilgisine rastlanılmadığı, davalının fark fatura tutarı karşılığı kadar 258.290,12 TL alacaklı konumuna geçtiği, nitekim bu tutar gözönüne alınarak davalı tarafın bu miktar dışındaki asıl alacak (30.709,99 TL) ve faiz miktarını (1.135,80 TL) kabul ettiği, kalan asıl alacak miktarı ile işlemiş faize davalının itirazının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, itiraza konu asıl alacak miktar üzerinden yüzde 20 oranında tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının yok hükmündeki faturası ile müvekkili alacağını bertaraf etme yoluna gittiğini, ödemeleri kabul ettiği halde müvekkilinin fazla ödeme karşılığı mal ve hizmet teslimini geçerli ve yeterli delillerle ispatlayamadığını, üçüncü kişiler adına düzenlenen irsaliyelerin altında müvekkilin imzasının bulunmadığını, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın usul kurallarına uygun olarak yapıldığı, özellikle davalı yanca sehven düzenlendiği iddia edilen fatura içeriğindeki malların sevk irsaliyeleri ile uyumlu olduğu, malların davacıya teslim edildiği, ancak davacının kötü niyetin ispatlanamadığı, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde davacı yan lehine hatalı olarak fazla ödeme yaptığı sonucunun ortaya çıkmasının davalının düzenlediği faturadan kaynaklandığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ve davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin fazladan 289.000,00 TL bedelli çek keşide ettiğini, buna karşılık davalının bir mal tesliminin bulunmadığını, davalının müvekkilinin ödemesini kabul ettiğini, buna ve ispat yükü üzerinde olmasına rağmen mal teslimini kanıtlayamadığını, üçüncü kişiler adına düzenlenen ve müvekkilince imzalanmayan irsaliyelerin delil niteliği taşımadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23