Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7975

Karar No

2023/6536

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/435 Esas, 2021/349 Karar

MAHKEMESİ: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2005/79 E., 2005/381 K.

DAVA TARİHİ: 10.01.2005 (Asıl dava), 14.02.2005 (Birleşen dava)

HÜKÜM: Asıl ve birleşen davanın reddi davalı vekili (duruşmasız)

Taraflar arasındaki menfi tespit istemli asıl dava ve itirazın iptali istemli birleşen davanın bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı ... mirasçıları vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.11.2023 günü hazır bulunan asıl davada davacılar birleşen davada davalılar vekili Avukat ... ile asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ve oğlu ... 'ın davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'den PVC pencere doğrama malzemesi aldığını, nakit, bankaya yatırma, PTT ve müşteri senetleri vermek sureti ile borçlarına mahsuben ödemelerde bulunduklarını, davalı şirket yetkililerine verilen çek ve senet bedellerinin tahsil edildiğini, ancak tahsil edildikten sonra bunların iade edilmediğini, şirket yedinde bulundurulduğunu, haksız olarak kambiyo takibi yapmak sureti ile icra takibine giriştiklerini, takibe konu çekler başlangıçta ödenmiş olup, ikinci kez mükerrer ödeme için icra takibi yaptıklarını, ayrıca davalı şirket ile müvekkillerinin başlangıçtaki ticari ilişki sırasında güvence sağlamak ve gelecekteki alacağını garanti alma düşüncesi ile davalı şirkete gayrimenkul ipoteği ile verildiğini, davalı şirketin kambiyo takiplerinin yanında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile de icra takibine giriştiğini ileri sürerek icra takip dosyaları nedeniyle davalı tarafa herhangi bir borçlarının olmadığının tespitini talep etmiştir.

  1. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ...'dan aralarındaki ticari ilişkinin teminatı olarak müvekkili şirket lehine verilen gayrimenkul ipoteğinin davalı ve diğer borçluların borçlarını ödememesi ve ödeme amacı ile verilen çek ve senetlerin de ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2004/9006 E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, borçların ödenmediğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usul yönünden yanlışlıklarla dolu açıldığını, davacının talebinde hem iptal hem menfi tespit olarak belirtilmiş ise de, neye ilişkin açıldığının belli olmadığını, müvekkili şirketin davacılardan ... ile ticari ilişkide bulunduğunu, bu ticari ilişkiden doğmuş ve doğacak alacaklar için ...'a ait gayrimenkul üzerine ipotek tesis edildiğini, aynı şekilde bu ticari ilişkiden kaynaklanan borçlar içinde kambiyo senetleri alındığını, verilen senetlerin ödenmemesi ve cari borç ilişkisinin sürekli olarak artması nedeniyle hem senetlerden dolayı hem de ipoteğin paraya çevrilmesinden dolayı icra takibine girişildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

  1. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacı şirkete borcu kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 21.05.2013 tarih, 2012/50 E. ve 2013/172 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak, davacının menfi tespite ilişkin asıl davasının sabit olmadığından reddine, birleşen davada ise, davacı ...Ş.nin davalı ...'a karşı açmış olduğu davasının kısmen kabulüne, davalının vaki itirazının iptali ile takibin 74.574,37 TL asıl alacak üzerinden devamına, takipteki ipotek limit ipoteği olup, faizsiz olarak kararlaştırıldığından asıl alacağa faiz uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 17.11.2014 tarih, 2014/7908 K. ve 2014/16279 K. sayılı kararıyla, bozma kararına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, mahkemece kararın gerekçesinde ek raporun benimsenmiş olduğu belirtilmiş olmasına rağmen geriye dönülerek itiraza uğrayan kök rapora göre hüküm oluşturulduğu, bu durum usule aykırı olduğu, yeni bir heyet raporu alınarak tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde araştırma ve inceleme yapılıp takipten sonra, itirazın iptali davasından önce yapılan ödemeler bakımından itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı da gözetilerek deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davadaki menfi tespit talebinin değerlendirilmesi için davacı tarafın dava dilekçesindeki taleplerine bakıldığında üç ayrı davacının bulunduğu, dava değerinin belirtilmediği, dava dilekçesinin içeriğinden ve sonuç kısmından her üç davacıdan hangisi için hangi icra takibi, bono ve faturadan dolayı borçlu olmadıklarının tespitinin istendiğinin anlaşılamadığı, davacı tarafa dava değerini belirtmesi ve her üç davacı açısından davasını somutlaştırarak açıklaması için süre verildiği, davacı tarafın dava değerini 120.000,00 TL olarak belirttiği, ancak her bir davacı açısından davasının neye ilişkin olduğunu somutlaştırarak açıklamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleşen dava davacısının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibari ile ...'ın borçlu olmadığı bilakis alacaklı olduğu gerekçesiyle birleşen davanın davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... mirasçıları vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın vefat etmesi nedeniyle taraf ve husumetin değiştiğini, bozma ilamının gereğinin yerine getirilemediğini, ticari defterlerin 10 yıl geçmekle imha edildiğini, bilirkişilerin eski raporu esas alarak yeniden rapor düzenlediğini, mahkeme ara kararlarını yerinde olmadığını, hakimin bozma sonrası yeni gerekçeler bulup davayı reddedemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki önceki bilirkişi raporları ile alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkemece hükme esas alınan rapora itirazlarının karşılanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava menfi tespit, birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişkide borç, alacak ve ödemeler noktasındadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 119 uncu maddesinin birinci fırkasının (e) bendi ile 194 üncü maddesi. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 45 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Asıl davada davacılar, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketten PVC pencere doğrama malzemesi satın aldıklarını, fatura bedellerini gerek nakit olarak gerekse banka aracılığıyla yapılan ödemelerle ve çeşitli çek ve senetlerle ödendiğini, davalı tarafa verilen çek ve senet bedelleri de ödenmiş olmasına rağmen kambiyo senetlerinin davalı tarafça iade edilmediğini ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine konu edildiğini; ayrıca ticari ilişkinin başında güven vermek adına ...'a ait bir taşınmaz üzerinde de davalı lehine ipotek tesis edildiğini, davalının kambiyo takipleri yanında aynı hukuki ilişki kapsamında bir de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını ifade etmiştir.

2.Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 E., 2023/1 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı ile “Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı” şeklinde karar verilmiştir.

  1. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun (2797 sayılı Kanun) 45 inci maddesi uyarınca içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. Bu yasal düzenleme gereğince, içtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurulları, Daireleri ve adliye mahkemeleri için gerekçeleri ile açıklayıcı, sonucu ile bağlayıcı olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

  2. Somut olayda ise; İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2004/7409 E. sayılı dosyasında borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmış, sonrasında İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2004/9006 E. sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aynı borçlu için bu kez rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yeni bir takip başlatılmıştır. Bunun dışında aynı borç için diğer borçlular ... ve ... aleyhine de başlatılmış birden fazla icra takibi bulunmaktadır.

  3. O hâlde 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 167 nci maddesinin birinci fıkrası hükümleri ile 2797 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi gereğince bağlayıcı olan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 E. 2023/1 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/12 335 E. 2023/857 K. ve 2023/12 680 E. 2023/858 K. kararları gereğince alacaklı tarafından borçlular aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine konu borcun aynı borç ilişkisinden kaynaklanması karşısında mükerrer olan sonraki tarihli icra takibinin iptali gerekeceğinden, mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerektiğinden kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre temyiz eden taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 7.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamamahkemev.bozulmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim