Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2787
2023/6520
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/978 Esas, 2022/324 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/167 E., 2018/436 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından müvekkili adına birden fazla kredi kullandırıldığının öğrenildiğini, ancak müvekkilinin davalı banka ile herhangi bir kredi sözleşmesi imzalamadığını, davalı bankada bir hesabının dahi bulunmadığını, yolsuz kredi işlemleri nedeniyle banka personelinin teftiş raporu doğrultusunda işten çıkarıldığını, bu süreçte müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, şimdilik 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, banka çalışanları hakkında iç denetim yolu ile soruşturma yapıldığını, aynı zamanda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, bu personellerin banka tarafından istifasının alındığını, davacının oluşan herhangi bir zararının bulunmadığını, bu sebeple tazminat taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, davacı adına 09.06.2015, 10.06.2015, 07.07.2015 tarihli kredilerin kullandırıldığı, kredi sözleşmelerinin banka personelince sahte olarak düzenlendiğinin ve kredileren kullandırıldığının davalı tarafın da kabulünde olduğu, bu sahtecilik vakıasından dolayı davalı banka tarafından suç duyurusunda bulunulduğu, dolayısıyla taraflar arasında sözleşmelerin sahte olduğu konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, bu nedenle sözleşmeler bakımından ayrıca bir imza incelemesi yaptırılmasına ve Cumhuriyet Savcılığında konu ile ilgili olarak devam eden soruşturmanın bekletici mesele yapılmasına gerek görülmediği, kredilerin davacının bilgisi dışında ve onun imzası olmadan düzenlendiği hususunun sabit olduğu, davacının davalıya görünen borcunun 47.519,27 TL olduğu, dava tarihi itibariyle borçlu hakkında başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası anlamında tazminata hükmedilemeyeceği, bu sürecin davacıda manevi zarar meydana getirdiği, özellikle davalı banka tarafından bir yandan kredilerin sahte olarak düzenlendiği kabul edilmesine rağmen, diğer yandan bu sözleşmelerden doğan borçların iptal edilmediği ve yargılama devam ederken davacı hakkında icra takibine girişildiği, davalı bankanın özen sorumluluğunu da aşar şekilde yoğun bir kast ile davacıya manevi yönden zarar verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacının davalı bankaya dava konusu kredilerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının icra tazminatı talebinin ve maddi tazminat talebinin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 09.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, mahkemece menfi tespit talebi kabul edildiği halde icra inkar tazminatına ve maddi tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme yapılarak hatalı karar verildiğini, davacı tarafın belirtmiş olduğu müvekkili banka çalışanları hakkında banka müfettişlerince iç denetim yoluyla soruşturma yapıldığını, şüpheliler aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam etmekte olduğunu, müvekkili bankanın sahte kredi kullandırımını bizzat kendisi tespit edip ortaya çıkarmışken, davacı aleyhine de herhangi bir icra takibi başlatmamışken, davacının işbu davayı açmasının tamamen haksız olduğunu, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmelerine rağmen soruşturma sonucu beklenmeden karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda imza incelemesinin fotokopi evrak üzerinden yapıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, icra tazminatı ve maddi tazminat taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, banka personeli hakkında yapılan suç duyurusu sonucu başlatılan savcılık soruşturma dosyasının sonucunun beklenmeden karar verildiğini, bekletici mesele yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda imza incelemesinin fotokopi evrak üzerinden yapıldığını, yanlış ve eksik bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka tarafından kullandırılan kredilerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı taraf dava dilekçesinde 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Bu durumda manevi tazminatın kabul ve ret edilen kısmı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Açıklanan sebeple davacı ve davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davalı bankanın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, davalı bankadan kredi kullanmadığını, kredi sözleşmeleri imzalamadığını, banka personelinin yolsuz işlemleri neticesinde bankaya borçlu olarak göründüğünü iddia ederek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Mahkemece, banka personeli hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu yapılmışsa da banka iç denetimi ile kredilerin sahte olarak kullandırıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı gerekçesiyle ceza soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına gerek görülmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı banka, davacının iddiasında belirttiği banka personeli hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuş ve savcılıkça soruşturma dosyası açılmıştır. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 74’üncü maddesi gözetilerek, söz konusu soruşturma dosyasının sonucunun ve ceza davası açılması halinde ceza davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca beklenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, davacı ... sözleşmelerinde imzası bulunmadığını iddia etmiş, mahkemece, davalı bankanın kredi sözleşmesinin sahte olarak düzenlendiğini kabul ettiği beliritlerek imza incelemesi de yaptırılmamıştır. Ancak, davacı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğinden öncelikli olarak imza incelemesi yaptırılması gerekir. Buna göre sözleşme tarihlerinden önceki günlere ait davacı tarafından resmi merciler önünde atılmış imza asıllarının getirtilip, huzurda alınan imzalar ile birlikte usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz istemin miktardan REDDİNE,
2.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23