Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4462
2023/6516
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/800 Esas, 2022/604 Karar
HÜKÜM: Esastan ret ve usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/288 E., 2018/1277 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın 907.420,00 TL'ye tekabül eden kısım bakımından usulden, aşan kısım yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu gayrimenkul üzerinde müvekkili lehine 775.000,00 USD +KDV bedel karşılığında 31.08.2007 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl 3 ay süreyle intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, davalı tarafça keşide edilen 16.08.2012 tarihli ihtar ile Rekabet Mevzuatı muafiyet süresinin 31.08.2012 tarihinde sona ereceğinin bildirildiğini, intifa hakkının 01.09.2012 tarihinde tapudan terkininin talep edildiğini, davalının ihtarı üzerine intifa hakkının 07.09.2012 tarihinde müvekkilince terkin edilmek zorunda kalındığını, davalı tarafa peşin olarak ödenmiş intifa bedelinin işlememiş süresine tekabül eden kısmı olan 614.501,03 USD'yi müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, işbu davaya konu intifa bedeli ile ilgili olarak müvekkili tarafından fazlaya dair haklar saklı tutularak davalı tarafa 769.000,00 TL + KDV bedelle fatura düzenlendiğini, davalı tarafça bahse konu alacak için keşide edilen çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığını, bunun üzerine söz konusu çekin İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25683 E. sayılı dosyasında takibe konu edildiğini ileri sürerek 614.501,03 USD alacağın temerrüt tarihi olan 30.09.2012 tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte 907.420,00TL'lik kısmının İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25683 E. sayılı dosyasından tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu dava ile tarafları, konusu ve sebebi aynı olan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/185 E. sayılı davayı açtığını, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/185 E., 2011/121 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini, anılan karara dayalı olarak işbu davanın kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından intifa bedeli alacağı iddiası ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada 2012/311E., 2013/375 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini ve anılan kararın kesinleştiğini, söz konusu karar nedeni ile işbu davanın derdestlik nedeni ile reddi gerektiğini, ayrıca davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, intifa akdinin müvekkili tarafından değil davacı tarafından haksız ve kötü niyetle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerinde 31.08.2007 tarihinde ... Petrolleri A.Ş. lehine 15 yıl 3 ay süreli olarak 775.000,00 USD karşılığı 1.006.880,00 TL bedelle intifa hakkı tesis edildiği, intifa hakkının hak sahibi ... Petrolleri A.Ş.'nin vekaletname ile yetkili kıldığı temsilcisi tarafından 07.09.2012 tarihinde yapıldığı, terkin işlemine ilişkin resmi akit tablosunda "Yapılan istem: yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğumuz 31/08/2007 tarihli intifa hakkının tamamının 425.000,00 USD (425.000,00 Amerikan doları karşılığı 769.000,00 TL, yediyüz altmış dokuz bin Türk lirası) bedel ile çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim." şeklinde beyanda bulunulduğu, bu beyan sonunda intifa hakkının tapu kaydından terkin edildiği, bu durumda intifa hakkı davacının talebi ile 425.000,00 USD karşılığı 769.000,00 TL bedel ile terkin edildiğine göre davacının bu bedelden fazlasını isteyemeyeceği, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/185 E., 2011/123 K. sayılı ilamının işbu dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 303 üncü maddesi koşulları oluşmadığından kesin hüküm olmayacağı, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın 2012/311 E., 2013/375 K. sayılı kararı bakımından derdestlik koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25683 E. sayılı dosyasında tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile) 425.000,00USD'nin 03.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu intifa bedeli taleplerinin intifa terkin işleminde bildirilen bedelle sınırlı olarak kabul edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, müvekkilinin peşin olarak ödediği tutardan kalan kısmın 614.501,03 USD olduğunu, terkin senedinde daha düşük bir bedel bildirilmesinin müvekkilinin bu hakkından feragat ettiği sonucunu doğurmadığını, intifa terkin senedinde bildirilen tutar KDV hariç harca esas tutar olup bu nedenle bu tutara KDV ilave edilmesi gerektiğini, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25683 E. sayılı dosyasına konu alacağın 907.420,00.TL’lik intifa bedeline ilişkin kısmı dışında kalan 525.432,05 TL +faiz ve ferilerinden oluşan alacağın işbu davaya konu intifa bedeli ile ilgisi bulunmamakta olup kalan bedelin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığını, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/311 E. ve 2013/375 K. sayılı ilamının 24.12.2015 tarihinde kesinleştiğini, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25683 E. sayılı dosyasında işbu dava konusu intifa bedeline ilişkin alacak ile tahsilde tekerrür oluşturacak bir tutar bulunmadığını, açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/311 E. ve 2013/375 K. sayılı kararı kesinleştiğinden hüküm altına alınan tutarın tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla tahsiline karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, Mahkeme dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar vermiş ise de hüküm altına alınan tutarın 07.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kesin hüküm ve derdestlik koşullarının oluştuğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, yabancı para üzerinden hüküm kurulamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 07.09.2012 tarihinde terkin işleminden sonra davacı tarafın, davalıya 07.09.2012 tarihli 769.000,00 TL ve 138.420,00 TL KDV olmak üzere 907.420,00 TL bedelli faturayı intifa fek bedeli açıklamasıyla düzenlediği, Mahkemece eldeki dava ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/311 (Birleşen İstanbul 13. ATM'nin 2012/340) E. sayılı dosyası bakımından derdestlik bulunmadığına karar vermiş ise de davanın taraflarının aynı olduğu, anılan dosyanın davalısı ... A.Ş. tarafından sunulan cevap dilekçesinde "... davacının maliki olduğu taşınmaz üzerine müvekkili şirket lehine 31.08.2007 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl 3 ay süreyle intifa hakkı tesis edildiği, davacının talebi nedeniyle intifa hakkının 07.09.2012 tarihinde tapuda terkin edildiği, bu nedenle davacının müvekkilinden intifa bedelini peşin olarak tahsil ettiğinden kullanmadığı 10 yıl 3 aylık süreye ilişkin güncellenecek intifa bedelini iade etmekle yükümlü olduğu, bu nedenle 769.000,00 TL + KDV üzerinden davacı tarafa intifa bedelinin fatura edildiği, buna rağmen davacı tarafça fatura bedelinin ödenmediği, söz konusu bu fatura bedeli ile birlikte müvekkilinin davacı taraftan cari hesaptan kaynaklanan alacağın da mevcut olup intifa bedeli ile birlikte toplam alacak miktarının 1.432.852,05 TL ..." olduğunun savunma yoluyla ileri sürüldüğü, buna göre işbu davada davacı ...Ş. tarafından dava konusu edilen hususların, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/311 (Birleşen İstanbul 13. ATM'nin 2012/340) E. sayılı dosyasında görülen menfi tespit davasında savunma yoluyla ileri sürüldüğü, eldeki davanın hukuki sebebi ile anılan dosyada görülüp karara bağlanan davadaki savunmanın hukuki sebebinin aynı olduğu, davacı ...Ş.'nin eldeki davadaki iddialarının İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/311 (Birleşen İstanbul 13. ATM'nin 2012/340) E. sayılı dosyasında incelenerek karara bağlandığı ve işbu dava devam ederken kesinleştiği ve anılan kararın kesin hüküm teşkil ettiği, son bilirkişi raporunda bakiye süreye isabet eden intifa bedelinin 518.789,68 USD olduğu, KDV'sinin 93.562,14 USD hesaplandığı, KDV dahil tutarının 613.351,82 USD olduğu, ancak davacı tarafın intifa hakkından 425.000,00 USD karşılığı 769.000,00 TL bedel karşılığında feragat ettiği, bu halde davacının talep edebileceği miktarın bu tutarla sınırlı olduğu, bu tutar itibarıyla kesin hüküm bulunduğu, bu tutarı aşan kısım yönünden terkin istem belgesinde feragat edilmiş olduğundan, kesin hüküm teşkil eden miktarı aşan intifa bedelinin ise anılan feragat nedeniyle talep edilemeyeceğinden davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın 907.420,00 TL'ye tekabül eden kısmının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aşan kısmının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/311 E. sayılı dosyasının kesin hüküm oluşturmayacağını, anılan davanın Rampet Ltd.Şti'nin keşide ettiği 19.10.2012 tarihli 1.432.852,05 TL meblağlı çek nedeniyle 1.000.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğunu, işbu davanın ise intifa hakkının davalı ... Ltd.Şti. tarafından süresinden önce sonlandırılması nedeniyle bakiye süreye tekabül eden intifa bedelinin iadesi talepli alacak davası olduğunu, müvekkilinin davalıdan intifa bedeli alacağı olup olmadığına dair uyuşmazlığın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/311 E. sayılı dosyada çözüme kavuşturulmadığını, intifa terkin işleminde bildirilen bedelli aşan kısmının esastan reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu, intifa terkin senedinde bildirilen tutarın KDV hariç harca esas tutar olduğunu, bu nedenle bir an için müvekkilinin intifa terkin senedindeki tutardan fazlasını talep edemeyeceği kabul edilse bile bu tutara KDV ilave edilmesi ve buna göre hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, kesin hüküm bulunup bulunmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü, 115 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23