Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4492
2023/6510
7 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/525 Esas, 2022/211 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hesabında bulunan 399.700,00 TL'nin 294.000,00 TL'sinin izin ve talimatı olmadan 3. kişilerce çekildiğini, bankanın parayı ödemeye yanaşmaması üzerine alacağın tahsili için 2010/20364 E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı bankanın icra takibine itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödemelerin bizzat davacının kendisine yapıldığını ve dekontlarda imzası bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiş, davacının ıslah isteminin süresinde olmadığını belirterek zamanaşımı nedeniyle ayrıca reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 20.03.2012 tarih, 2010/918 E. ve 2012/112 K. sayılı kararı ile her ne kadar 294.000,00 TL'lik dekontta davacının imzası var ise de, banka personeli hakkında ceza davası açıldığı ve banka personelinin usulsüz işlem yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ıslah edilen miktar ile birlikte kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.09.2013 tarih, 2012/12501 E. ve 2013/14438 K. sayılı kararı ile "... Davacı, davada banka personelinin usulsüz işlem yaptığını ileri sürmüş ve mahkemece de açılan ceza davası gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki banka personeli aleyhine açılmış bulunan ceza yargılaması davam etmekte olup, henüz banka personelinin usulsüz işlem yaptığı yolunda kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı veya maddi olgu bulunmamaktadır. Bu nedenle öncelikle ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerekmektedir. Öte yandan dava itirazın iptali davası olup, takip hukuku ile sıkı sıkıya bağlıdır. İİK.nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılır. Dava kısmi olarak açılmış ise, hakkında dava açılmayan miktar yönünden hak düşürücü süre işlemeye devam eder. Davalı banka vekilinin davacının ıslah istemine yönelik itirazı değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca, icra takibinde oran belirtilmek suretiyle alacağa % 9 faiz işletilmesi talep edildiği ve bu talebin davada artırılamayacağı ve icradaki talep ile bağlılık ilkesi gözetilmeden hüküm kurulması da kabul şekli ile doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka çalışanları güvenlik görevlisi ve gişe sorumlusunun, davacıyı ve kimliğini görmeden, davacı ve kimliğini karşılaştırmadan, huzurlarında yazılı ve imzalı talimat almadan davacının hesabındaki parayı çekerek başkasına ait hesaba aktardıkları ve bir kısım parayı da nakit olarak dava dışı ...'a elden verdikleri, bankanın, çalışanlarının eylemlerinden ve davacının oluşan zararından sorumlu olduğu, davalı bankanın, gerekli özeni gösterdiğini ispatlayamadığı, davacının bilgisi ve talimatı dışında çekilen 100.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiği, davanın ilk olarak 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden harcı yatırılmak suretiyle açıldığı, daha sonra ıslah dilekçesi sunulmak ve harcı tamamlanmak suretiyle 294.000,00 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği, ıslah tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davacının fazlaya ilişkin 194.000,00 TL alacağı yönünden açılan davanın hak düşürücü süreden sonra açılması sebebiyle reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2010/20364 E. sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 100.000,00 TL asıl alacak ve 3.106,85 TL işlemiş yasal faiz üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (20.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; huzurdaki davada, takip tutarının tamamı için değil de 100.000,00 TL'lik kısım için harç yatırılmış olmasının, hatalı olarak kısmi dava olarak nitelendirilerek hukuka aykırı işbu temyize konu kararın verildiğini, dava dilekçesinde netice i taleplerinin açık olduğunu, taraflarınca davalının yapmış olduğu itirazın iptali talep edilmiş iken sanki takip miktarının yalnız 100.000,00 TL'si üzerinden itirazın iptali ile takibin devamı talep edilmiş gibi değerlendirilmesinin ve bu yönde karar kurulmasının taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, dava açılırken tüm alacak yönünden takibin devamının istendiğini, 16.12.2011 tarihinde yapılan işlemin eksik harcın tamamlanması niteliğinde olduğunu, %40 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka çalışanları hakkında herhangi bir ceza kararı olmamasına rağmen yine de davanın kabulüne karar verildiğini, davalı bankanın zararın ortaya çıkmasında herhangi bir kusuru olmadığını, dekontta davacının ıslak imzasının bulunduğunu, bunun davacının iradesine karine oluşturduğunu, imzanın müvekkili banka çalışanları huzurunda alındığını, davacının dekontu imzalamasının parayı aldığının açık ikrarı olduğunu, davacının parayı çektikten sonraki iddialarının incelenmesi yersiz olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, haksız kazanç peşinde bulunduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, dava konusu paranın davacının borçlarının ödenmesi amacıyla harcandığını, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, dosyada üç adet çelişkili rapor bulunmasına karşın çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, Mahkemenin davacıya ne kadar ödeme yapıldığını araştırmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının bilgisi olmadan davalı bankada bulunan hesabından çekilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.6352 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen icra inkar tazminatı oranının %40'tan %20'ye düşürülmesi nedeniyle uygulanacak icra inkar tazminatı oranlarının takip tarihi itibariyle gözetilmesi gerekir. Somut uyuşmazlığa konu davanın temelini oluşturan icra takibi anılan Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce başlatıldığına göre maddi hukuka ilişkin 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki değişiklikten önceki duruma göre %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “Hüküm altına alınan asıl alacağın %20 oranında (20.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine “Hüküm altına alınan asıl alacağın %40'ı oranında (40.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Davacının yatırdığı peşin harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07