Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4476

Karar No

2023/6509

Karar Tarihi

7 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/876 Esas, 2022/595 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2011/804 E., 2018/381 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.11.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; davalının, Fethiye 2. İcra Dairesi’nin 2011/302 E. sayılı dosyası ile 900.000,00 TL bedelli senede dayalı takip başlattığını, imzaya itirazının Fethiye İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/126 E. sayılı dosyasında, alınan bilirkişi raporunda imzanın kendisine ait çıkması üzerine reddine karar verildiğini, takibin dayanağı senet üzerindeki imza dışındaki sair yazıların bilgisi ve rızası dışında gerçeğe aykırı bir şekilde doldurulduğunu, takip alacaklısı ... isimli kişiyi tanımadığını, aralarında ticari ilişki bulunmadığını, emekli maaşı ile geçindiğini, 900.000,00 TL borç alıp bu parayı bir ay sonra 14.01.2011 tarihinde geri ödemesini gerektirecek mali gücünün olmadığını, ancak 2010 yılı Haziran ayında Çalış Mevkiinde lokanta işleten oğlu ...’e vermek için üstüne adını ve soyadını yazdığı, imzaladığını hatırlamadığı bir senedin lokantada kaybolduğunu, herhangi bir makama başvurmadığını, takip konusu senetten .... Noterliğinin protesto evrakı ile haberdar olduğunu, ...’in Almanya’da vergi sorunu yaşayan, borca batık bir kişi olduğunu, 900.000,00 TL verebilecek mali gücü bulunmadığını, dava dışı ... ile ...’in yakın arkadaş olduğunu, dava dışı ...’nin kendisine ve ailesine yakınlığını fırsattan istifadeyle üzerinde sadece imzası bulunan bir senedi ona çaldırtılmış olabileceğini, senet üzerinde ihdas sebebi yazılmadığını, davalının savcılık ifadesinde geçen tanzim tarihinde torunu ... ile beraber evine gelip senedi bizzat kendisine teslim ettiğinin tamamen gerçek dışı olduğunu, kendisi ile hiçbir zaman hiçbir ortamda yüz yüze gelmediği gibi ne davalıya ne torununa ne damadına ne de başka bir kişiye 900.000,00 TL meblağlı bir senet teslim etmediğini, senet üzerindeki TC kimlik numarasının dava dışı ... eli ile yazılmış olduğunu, senedin sahte olduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının iftira niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bononun borç senedi olarak düzenlendiği, üzerinde teminat olarak verildiğine dair bir ibare bulunmadığı, davacı tarafça sunulan ibra sözleşmesi başlıklı, davalı tarafından düzenlenen tarihsiz belgenin dava konusu senet ve davacı ile ilgisinin olmadığı, davalı asilin savcılık dosyasındaki 11.03.2011 tarihli ifadesinde, ...'nın kendisi adına vekâletle aldığı taşınmazları sattığını, kendisine olan borcu nedeniyle ... tarafından 600.000,00 TL'lik ve 15.000,00 euroluk senetlerin verildiğini, zamanında ödenmemesi üzerine ...'ın garanti olarak gösterildiğini ve takip konusu 900.000,00 TL'lik senedi 17.12.2010 tarihinde ...'ın evinde teslim aldığını, ödeyecek kişi ve imza bölümleri haricinde kendisinin doldurduğunu beyan ettiği, bedelsiz senedi kullanma suçundan yargılandığı ceza dosyasında 12.03.2013 tarihli duruşmadaki ifadesinde de, savcılık beyanlarını tekrar ettiği ve ibra senedini 600.000,00 TL'lik senet yerine 900.000,00 TL'lik senet aldığı için 600,000,00 TL'lik senet geçersiz olduğundan ibra verdiğini, Datça'daki mal varlığı 1.000.000 TL civarında olduğu için senedi 900.000,00 TL olarak doldurduğunu beyan ettiği, bedelsiz senedi kullanma suçundan beraatine karar verildiği, onama kararı üzerine dosyanın kesinleştiği, hukukta açığa senet düzenlenmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığı, somut olayda davacının davaya konu senedin elinden rızası hilafına çıktığı hususunu ispatlayamadığı, davacının, senedin başka bir borç için teminat olarak verildiği hususunun davalı asilin beyanları ile ikrar edildiğini beyan ettiği, ancak davalının savcılık ve ceza dosyası beyanlarında bu senedin teminat olarak verildiği iddia edilen borcun yerine verildiği, bu senet alındığında, davalının dava dışı kişileri ibra ettiği, aksinin yazılı delil ile davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan beraatine karar verilmekle senedin bedelsiz olmadığı hususunun maddi olgu olarak kesinleştiği, davacının icra dosyasının dayanağı olan 900,000,00 TL bedelli senedin rızası dışında elinden çıktığını, senedin başka bir borcun teminatı olarak verildiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı, teminat yatırılmadığından tedbir kararının uygulanmadığı gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının sanık sıfatı ile bedelsiz senedi kullanmaktan mahkum olduğunu, Yargıtayın bozması sonrası beraat ettiğini, beraat kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın tekrar ele alınarak davanın reddine karar verildiğini, beraat kararının gerekçesinin delil yetersizliği olduğunu ve davalının ceza mahkemesindeki savunmalarının ibra senedi başlıklı belge ile birlikte değerlendirildiğinde, senedin bedelsiz kaldığının ve sahte olduğunun, davalarının da haklılığının ortaya çıkacağını, davalının ceza davasındaki ikrarının kesin delil teşkil etmekte olduğunu ve çekişmeli olmaktan çıktığını, söz konusu satışlar sebebi ile ... ve ...'dan herhangi bir alacağının kalmadığı beyanı ile kendilerini ibra ettiğini, davanın reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesi kararının ve dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yazılı delil ile ispat edilemediği yönündeki gerekçenin doğru olmadığını, ibra niteliğindeki belgenin davalının ceza yargılamasındaki ikrar niteliğindeki beyanları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, senedin içerik olarak sahte ve gerçeğe aykırı doldurulduğu iddiası ile ilgili değerlendirme yapılmadığını, ceza dosyası ile tespit edilen maddi vakıalar ve ibraname birlikte değerlendirildiğinde, senedin müvekkilinin elinden rızası ile çıktığı kabul edilse bile davalının senedi, ceza davasında kabul ettiği alacak miktarından çok daha fazla bir miktar üzerinden gerçeğe aykırı olarak doldurduğunu, davaya konu senedin içerik olarak sahte olduğunu, beraat kararının delil yetersizliğinden olduğunu, hukuk hakimini bağlamayacağını, boş senedi elinde bulunduran kişinin senedi keyfince dolduramayacağını, senedin garanti olarak verildiğinin ikrar edildiğini, ibraname metninde asıl ilişki bakımından da ibra bulunduğunu, rızaen teslim keyfiyetini hiçbir zaman kabul etmemekle birlikte davalıya teslim edilmiş olsun olmasın, asıl ilişki hukuken son bulduğu ve bu hal davalıca kabul edildiğine göre garanti olarak alındığı yine bizzat davalının ceza dosyasındaki beyanları ile sabit dava konusu senet sebebiyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, takip dayanağı senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının 8. sayfasında geçen davanın kabulüne karar verildiğine dair ifadenin maddi hataya dayandığı ve sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim