Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2309
2023/6508
7 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1422 Esas, 2021/563 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2018/1092 E., 2019/207 K.
Taraflar arasındaki fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün ref'i, önlenmesi ve tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1980'li yıllardan itibaren süt sektöründe aralıksız faaliyet gösteren başarılı, tanınmış ve güvenilir bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli 2005/52486, 2009/05901, 2013/63223, 2016/24151 numaralı "..." ibareli markasını çeşitli süt ürünlerinde kullandığını, davalı şirketin tüketiciler nezdinde sağlanmış olan ticari güven, itibar ve kalite özelliklerinden faydalanarak haksız kazanç temin etmek amacıyla "..." markasıyla üretim yaptığını, marka haklarına tecavüz ederek ürünlerini satmaya çalıştığını, bu durumun davalının müvekkili şirketin bir işletmesiymiş gibi görünmesine sebep olduğunu, davalının kullandığı marka ibaresi ile müvekkilinin markasının açıkça benzer olduğunu, faaliyet alanı, yazı karekteri, logosunda ayırt edici bir ibare olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının ürünlerinde "..." ibaresinin ve satış mağazalarında ... Süt Ürünleri şeklinde sair tanıtma vasıtalarında iltibas yaratacak şekildeki davalı fiillerinin haksız olduğunun hükmen tespitine, davalının belirtilen kullanımlarının tamamının önlenmesine, haksız rekabet teşkil eden ürünlerin, tanıtma vasıtalarının, ürün ambalajlarının, levha, afiş, CD vb. emtianın bulundukları her yerden toplatılmasına, kaldırılmasına ve imha edilmesine, davalının müvekkiline ait "..." markasını bilerek kötü niyetle kullandığı gerçeği karşısında müvekkilinin uzun emeklerle tanıttığı markasının itibarına zarar verdiği gerçeği de göz önüne alınarak şimdilik 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 6.000,00 TL tutarında tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 18.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat dava değerini 36.665,80 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin 1996 tarihinde kurulduğunu, ticaret sicilinde tescil edildiğini, davacı şirketin unvanının bulunduğu şirket ana sözleşmesinin 04.08.2005 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, isim benzerliği konusunda müvekkili şirketin ticaret unvanı ... Süt ve Pişirim Ürünleri olup marka tescil isminin "... ..." olarak 2005 yılından itibaren değiştirilmeden kullanıldığını, "..." markasını kullanmadıklarını, bu hususta davacı şirkete karşı dava açtıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının haksız tecavüze ilişkin davasının kabulü ile davalının davacı adına 2013/63223 sırasına kayıtlı "..." şekil ve ibareli markayı ürünlerde ve satış mağazasındaki tanıtım vasıtalarında kullanmasının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun kabulü ile davalının "..." ibareli ürünlerinin tanıtım vasıtalarının, levha afiş CD totem vb. emtiadaki "..." ibarelerinin silinmesine, mümkün olmadığı takdirde emtiaya el konularak imhasına, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 37.655,80 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'si yönünden dava tarihinden, kalanı yönünden 18.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Süt ve Pişirim Ürünleri Tic. San. Ltd. Şti. unvanıyla 06.06.1996 tarihinde kurulduğunu, davacı şirketin ise 04.08.2005 tarihinde kurulduğunu, görüldüğü üzere davalı şirketin davacı şirketten önce kurulduğunu, "..." markasının tanıtımını ve tüketiciler nezdinde belli bir tanınmışlık seviyesine ulaşmasını davalı şirketin sağladığını, davacının iddialarını dayandırdığı temel noktanın, kendi markasının TPMK nezdinde tescil edilmiş olduğu olduğunu, müvekkilinin "... ..." markasını 2005/05692 sayılı tescil numarası ile 23.02.2005 tarihinde tescil ettirdiğini, asıl mağdurun müvekkili olduğunu, davacı şirketin 2016 2017 döneminden önceki dönem olan 2015 2016 döneminde de 2014 2015 dönemine oranla net karında yarıya yakın bir kayıp olduğunu, tescilli ticaret ünvanı terkin edilmediği müddetçe haksız rekabet söz konusu olmayacağından davacının men, önlem, toplatma ve ref, tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, tescilli bir ticaret ünvanının sicilden terkin edildiği tarihe kadar kullanılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmayacağını, bu dönem içinde ticaret ünvanı sahibine karşı haksız rekabet iddiası ve bu iddiaya dayalı tazminat talebi ileri sürülemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin daha önce ticaret siciline tescil edilmiş olmasının ve ticaret unvanı içerisinde "..." ibaresinin yer almasının, davacı adına tescil edilmiş "..." markası yönünden bir öncelik hakkı sağlamayacağı, davalının ticaret unvanında bulunan bu ibarenin tek başına tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği, ancak davalının "..." şekil ve ibareli markayı fiili kullanımının, hakkında başlatılmış soruşturma ve ceza dosyası sonucu tespit edildiği, bu hususun ise tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olup haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiği, davacının "..." markasının haksız kullanımı nedeniyle uğradığı zararı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 150 ve 151 inci maddeleri kapsamında davalıdan talep edebileceği, davacının seçim hakkını muhtemel elde edebileceği gelir olarak kullandığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ve benimsenen 30.01.2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat davasının 37.655,80 TL olarak belirlenmesi ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminata yol açan eylemin niteliği ve kusur durumu dikkate alınarak 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri kısmen tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07