Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7481
2023/6506
7 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/171 Esas, 2021/630 Karar
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında imzalanan 30.08.2008 tarihli bayilik sözleşme şartlarının davalı tarafından yerine getirilmediğini, tahsilatların geç yatırıldığını, uyarılara rağmen ihlalin devam ettiğini, bu nedenle sözleşmenin feshedilerek 10.434,54 TL bedelli tahsilat alacağı ve gecikme faizinin, 866,00 TL malzeme bedelinin ve 50.000,00 USD cezai şartın ödenmesinin talep edildiğini, ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davalının sözleşme ile belirlenen 50.000,00 USD cezai şart, 10.434,54 TL tahsilat ve gecikme bedeli ile 866,00 TL malzeme bedelinin 11.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası tarafından uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.06.2014 tarih, 2013/66 E. ve 2014/232 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde tahsilâtların takip eden ilk iş günü saat 11'e kadar davacının banka hesabına aktarılacağı, tahsilât tutarlarının süresinde ödenmemesinin sözleşme döneminde birden fazla gerçekleşmesi halinde sözleşmenin davacı tarafından feshedilebileceğinin düzenlendiği ve davalının ödemeleri geciktirdiği, davalının davacıya ödediğini iddia ettiği 3.500,00 TL tutarındaki ödemenin asıl alacaktan düşülmesi talebinin ise banka kayıtlarında davacı şirketin hesabına aktarılmadığı, sözleşmede cezai şartın ödeneceğinin düzenlendiği, malzeme bedeline ilişkin talebin ise fatura ibraz edilememesi gerekçeleri ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 05.11.2018 tarih, 2017/71 E. ve 2018/5490 K. sayılı kararıyla;"...Mahkemece hâsılatla ilgili talebin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bu hususun hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporuna davalı tarafından yapılan 30.04.2012 havale tarihli dilekçe ekinde bulunan Ziraat Bankası Muğla Şubesinden alınmış davalıya ait 20 Nolu Bayi adına yatırılmış 3.500,00 TL ödemenin dikkate alınması talep edilmiş olup mahkemece bu ödeme dikkate alınmamış, yapılan ödeme davalı ile aynı soyadını taşıyan ... tarafından yapılmış bir ödeme olmakla birlikte davalıya ait 20 Nolu Bayi adına yapıldığı anlaşıldığından davalının bu ödemesinin borcundan düşülmesi gerekir.
Ayrıca her iki bilirkişi raporlarında davalının asıl borcu 9.530,59 TL olarak saptanmış olup buna ihtar tarihine kadar faiz işletildiği saptanarak davacı alacağı bulunduğu halde hükümde davacının tüm alacağı asıl alacak ayrılmadan ve faize faiz oluşturacak şekilde temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece sadece asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmeli, temerrüt tarihine kadar sözleşme gereğince işletilen faizin faizsiz olarak tahsilini mümkün kılacak şekilde hüküm kurulmalıdır.
Diğer taraftan davalı aleyhine sözleşmede yazılı 50.000,00 USD cezaî şarta hükmedilmiş ise de bu miktarda cezaî şartın davalının ekonomik mahvına neden olup olmayacağı tartışılarak, ekonomik mahvına neden olacağı anlaşılırsa cezaî şarttan makul bir indirim yapılması gerektiği üzerinde durulmaması da yanlış olmuştur...." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
- Bozma ilamına karşı davacı vekilinin karar düzeltme yoluna başvurmasının üzerine Dairemizin 06.02.2020 tarih, 2019/1389 E. ve 2020/336 K. sayılı kararıyla; "...1 Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 Davacı, davalı adına yapılan 30.04.2012 havale tarihli 3.500,00 TL ödemenin borçtan mahsup edildiğini belirterek bakiye kalan kısım üzerinden dava açmış, bilirkişi kurulu raporunda da 3.500,00 TL.lik bu ödemenin asıl alacaktan mahsup edildiği belirtilmiştir.Bu nedenle mahkemece 3.500,00 TL ödemenin tekrar borçtan düşülmemesi gerektiği yönündeki görüşü doğru olup, Dairemizin 2017/71 esas ve 2018/5490 karar sayılı ve 05.11.2018 tarihli bozma ilamının 5. paragrafındaki “Mahkemece hâsılatla ilgili talebin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bu hususun hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporuna davalı tarafından yapılan 30.04.2012 havale tarihli dilekçe ekinde bulunan Ziraat Bankası Muğla Şubesinden alınmış davalıya ait 20 Nolu Bayi adına yatırılmış 3.500,00 TL ödemenin dikkate alınması talep edilmiş olup mahkemece bu ödeme dikkate alınmamış, yapılan ödeme davalı ile aynı soyadını taşıyan ... tarafından yapılmış bir ödeme olmakla birlikte davalıya ait 20 Nolu Bayi adına yapıldığı anlaşıldığından davalının bu ödemesinin borcundan düşülmesi gerekir.” şeklinde olan kısmının bozma ilamından çıkartılması gerekmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile Dairemizin 2017/71 esas ve 2018/5490 karar sayılı ve 05.11.2018 tarihli bozma ilamının 5. parağrafının kaldırılarak kararın yukarıda belirtilen şekilde değişik gerekçeyle bozulması gerekmiştir...." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ödemeleri geciktirdiği, gecikme sürelerine herhangi bir itirazın olmadığı, davacının bayilik sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre hesaba yatırılmayan tahsilatın gecikme bedelleri ile birlikte 10.434,54 TL olduğu, bu miktarın 9.530,59 TL'sinin asıl alacağa, 903,95 TL'sinin işlemiş faize ilişkin olduğu, davalının ihtarnamenin tebliğ edildiği 31.03.2009 tarihi dikkate alındığında 11.04.2009 tarihinde temerrüde düştüğünün anlaşıldığı, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine göre 50.000,00 USD tutarında cezai şartın kararlaştırıldığı, yapılan araştırma ve alınan raporlara göre cezai şartın 35.000,00 USD tutarındaki kısmının ekonomik yönden davalının mahvına sebep olabileceği, öte yandan 15.000,00 USD tutarındaki kısmın ekonomik yönden davalının mahvına yol açmayacağının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.530,59 TL asıl alacak, 903,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.434,54 TL'nin, asıl alacağa 11.04.2019 tarihinden itibaren avans faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15.000,00 Amerikan Doları cezai şartın, 11.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Amerikan Doları üzerinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cezai şart miktarının serbestçe düzenlendiğini, davacı lehine düzenlenen vekalet ücretinin de doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
- Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davalının emekli olduğunu, hükmedilen cezai şartın mahvına sebep olacağını,
b. Reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdir edilmemesinin de doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından davacıya ödenmeyen hâsılatın tahsili, malzeme bedelinin tahsili ve cezaî şart talebi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun birinci maddesi
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekilleri yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07