Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7446
2023/6486
7 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/248 Esas, 2022/619Karar
HÜKÜM: Davanın reddi
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik hizmet bedeli/şerefiye bedellerinin tahsili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası adı altında akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında bayilik ilişkisi kurulması için önce davalı şirkete ait taşınmaz üzerine müvekkiline lehine 30.05.2003 tarihinde 10 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, akabinde ise 10.06.2003 tarihinde, 30.05.2013 tarihine kadar geçerli olan bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalının müvekkiline gönderdiği ihtarnameyle, Rekabet Kurulu kararlarını gerekçe göstererek taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini ve intifa ilişkisini 18.09.2010 tarihi itibariyle feshettiğini bildirdiğini ancak müvekkilinin bayilik sözleşmesi ve intifa hakkının sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde 10 yıl süreceğine inanarak davalıya ait istasyona, kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik hizmet bedeli olmak üzere toplam 154.879,00 USD tutarında yatırım yaptığını, bu yatırımın 127.485,79 TL'lik kısmının bayilik hizmet bedeli altında yapıldığını, müvekkilinin bu yatırımı, 07.07.2003 04.11.2003 tarihleri arasında davalıya bedelsiz ürün göndererek yaptığını, davalının fesih ihtarnamesiyle birlikte sözleşmesinin kararlaştırılandan daha önce sona erdiğini ve müvekkilinin sözleşmenin bakiye süresine tekabül eden bayilik hizmet bedeli yatırımın bedelsiz hale geldiğini, 127.485,79 TL bayilik hizmet bedeli yatırımının sözleşmenin bakiye süresine tekabül eden kısmının 34.421,16 TL olduğunu, bu miktarın ödeme tarihi olan 07.07.2003 04.11.2003 tarihlerinden itibaren faiz yürütülmek ve KDV'si de dahil edilmek suretiyle bulunan güncel değerinin 137.679,36 TL olduğunu ileri sürerek 137.679,36 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını ve taraflar arasındaki bayilik ilişkisi kapsamında, müvekkilinin davacıya iade etmesi gereken herhangi bir tutar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Yargıtay ( Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 06.02.2017 tarih, 2016/119 E., 2017/96 K. sayılı kararı ile davacı tarafça, davalıya kurumsal kimlik yatırımı, demirbaş yatırımı ve bayilik hizmet bedeli (şerefiye bedeli) adları altında ödendiği iddia edilen bedelin bakiye süreye tekabül eden kısmının talep edildiği, oysa söz konusu hizmet bedellerinin intifa süresi ile bağlı olarak verildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi bu bedellerin intifa karşılığı verildiğine ilişkin de taraflar arasında herhangi bir sözleşme yada düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla davacı tarafça verilen bedelin tamamen taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için verilmiş olduğu, nitekim taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu ve sözleşme sonuna kadar da davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirdiği, davacı tarafça sözleşme başlangıcında davalıya ödenen bu bedelin sözleşme ilişkisi ile sınırlı olduğu, sözleşmenin süre gereği dolmasından itibaren artık davacının bakiye intifa bedelini gerekçe göstererek söz konusu sözleşme bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli, 2017/2988 E., 2019/2702 K. sayılı kararı ile "davacının, dava konusu istasyona yapmış olduğu kalıcı yatırım (örneğin; akaryakıt tankı, istasyon inşaatı yapımı vb.) bedellerinin sözleşmenin bakiye süresine tekabül eden kısmını, koşulları olması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak talep edebileceği, bu itibarla, Mahkemece, istasyon üzerinde keşif yapılarak davacı tarafından yaptırıldığı sabit olup halen davalı tarafından kullanılıp fayda temin edilen yukarıda bahsi geçen kalemlerle ilgili alacak tutarının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamıyla bağdaşmayan gerekçeye istinaden yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava konusu istasyona yapmış olduğu kalıcı yatırım bedellerini koşulları olması halinde sebepsiz zenginleşme nedeniyle talep edebileceği, bilirkişi incelemesiyle, davacı firma tarafından sunulan ariyet fatura listesi ve ariyet malzeme listesindeki ekipmanların birbiriyle uyumlu olduğu, kurumsal kimlik, jeneratör, 6 akaryakıt pompası, 6 adet dalgıç pompa, 1 adet hava su saati ve 1 adet kompresör olarak tespit edilen bu ariyet/ödünç verilen malzemeler dışında gerek davacı tarafından ibraz edilen faturalarda gerekse taraflar arasındaki sözleşmelerde istasyonda kalıcı yatırımların yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı gibi davacının bu yönde bir talebinin/iddiasının da bulunmadığı, dosyada yer alan söküm tutanağında kurumsal kimlik ekipmanlarının söküldüğü, davalı tarafça davacıya gönderilen faks ile de jeneratör, 6 akaryakıt pompası, 6 adet dalgıç pompa, ve 1 adet kompresörün satın alındığının bildirildiği, bu faks evrağına karşı davacı tarafça herhangi bir iddia ve karşı belge sunulmadığı, her ne kadar davacı yanca, davalı firmaya ödenen hizmet bedelinin 10 yıllık intifa ve sözleşme süresiyle ilişkilendirilerek bu bedelin kıst esasına göre kalan kısmının iade edilmesi talep edilmiş ise de, davacının bu bedeli 10 yıl için verdiğini destekleyecek bir kanıt, protokol veya kayıt bulunmadığı, fatura açıklamasında 10 yıllık hizmet bedeli şeklinde bir düzenleme olmadığı gibi faturaya bu şekilde bir kayıt da düşülmediği, kaldı ki; söz konusu hizmet bedellerinin intifa süresi ile bağlı olarak verildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi bu bedellerin intifa karşılığı verildiğine ilişkin de taraflar arasında herhangi bir sözleşme ya da düzenleme bulunmadığı, davacı tarafça, sözleşme başlangıcında davalıya ödenen bu bedelin sözleşme ilişkisi ile sınırlı olduğu, sözleşmenin süre gereği dolmasından itibaren artık davacının bakiye intifa bedelini gerekçe göstererek söz konusu sözleşme bedelini isteyemeyeceği, davacı tarafın bu yöndeki talebinin sektörel uygulamalarla desteklenmediği, bu yönde uyulan Yargıtay bozma ilamında da bir tespite yer verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece, yazılı şekilde, bayilik hizmet bedelinin 10 yıl için verildiğini destekleyecek sözleşme ve kayıt bulunmadığı belirtilmiş ise de; bu tespitin isabetli olmadığını zira dosyaya sundukları delillerle, müvekkilinin bu bedeli 10 yıl için verdiğini ispatladıkları gibi akaryakıt sektöründeki yaygın uygulamada da, bu bedelin, tüm sözleşme süresi gözetilerek belirlendiğini, bu bedelin 10 yıl süreli olan intifa ilişkisi ile ilintili olduğunu, davalının, dürüstlük kuralları gereğince, 10 yıl için aldığı bu bedelin sözleşmenin bakiye süresine isabet eden kısmını iade etmekle yükümlü olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle bakiye süreye isabet eden kurumsal kimlik yatırım bedeli, demirbaş yatırım bedeli ve bayilik hizmet bedeli/şerefiye bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 77 inci ve devamı maddeleri, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı dağıtıcının dava konusu olan bayilik hizmet bedelini davalı bayiden talep edemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07