Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2822

Karar No

2023/6474

Karar Tarihi

7 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1766 Esas, 2022/194 Karar

HÜKÜM: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/646 E., 2019/459 K.

Taraflar arasındaki şirket müdürünün görevden alınması ve kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... Otelcilik Ticaret ve Ltd. Şti. arasında 27.11.2015 tarihli protokol imzalandığını, akabinde dava dışı ... Gıda Canlı Hayvan Ticareti ve Otelcilik Turizm A.Ş.'ne ait yetkilerin dava dışı ... Otel Turizm İnşaat Yatırım İşletmeleri Tic. Ltd. Şti.'ne devrine ilişkin 29.02.2016 tarihli ek protokol imzalandığını, davalı şirkette %50 ortak olan müvekkili dışındaki hisselerin ... Otel'e müvekkilinin muvafakati doğrultusunda geçtiğini, ancak her iki şirkette de müdür ve imza yetkilisi olan davalı gerçek kişinin, devir işleminden sonra ...'daki hisseleri müvekkilinin muvafakati olmaksızın kendi şahsı adına devraldığını ve ilan ettirdiğini, protokol gereği otelin işletmesini yapma hakkı kendisine tanınan şirket müdürü davalı gerçek kişinin, kira borçlarını ödememesi nedeniyle şirketin tahliye noktasına geldiğini ve diğer yönden kusurlu işlemleri nedeniyle mal sahibine ceza kesilmesine sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalı gerçek kişinin davalı şirkete yönelik ağır kusuru ve suiniyetli işlemleri nedeniyle davalı şirket müdürlüğünden alınmasına, yerine geçici kayyım atanmasına ve müvekkilinin şirket müdürü olarak tayinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 27.11.2015 tarihli protokol ve 29.02.2016 tarihli ek protokol uyarınca müvekkili şirketin otel işletmeciliğini yapma hakkının dava dışı ... Otel Turizm İnşaat Yatırım İşletmeleri Tic. Ltd. Şti.'ne verildiğini, müvekkilinin protokol uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ve ödemeleri zamanında yaptığını, ancak davacının ruhsat alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı otelin kapatılma durumuna geldiğini ve müvekkili şirketin bu sebeple zarara uğradığını, şirket müdürünün azli için haklı sebeplerin bulunmadığını, ortaklar arasındaki uyuşmazlığın kayyım atanmasını gerektirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı şirket müdürünün azlini gerektirecek koşulların oluşmadığı, şirket müdürünün azline ilişkin ileri sürülen nedenlerin haklı sebep olarak sayılamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630 uncu maddesinde şirket müdürünün azli için öngörülen haklı nedenlerin bulunmadığı, şirkette organ yokluğunun da olmadığı, kayyım atanmasının gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kayyım atanmasını ya da atanmamasını gerektirecek hiçbir görüş içermeyen bilirkişi raporuna istinaden hüküm verildiğini, geçici olarak kurulan ... Otelcilik Tic. Ltd. Şti. bünyesinde %50 %50 ortak olan müvekkili dışındaki hissenin, önce ... Otel Turizm İnş.Yatırım İşl. Tic. Ltd. Şti.'ne müvekkilinin muvafakati doğrultusunda geçtiğini, ancak her iki şirkette de müdür ve imza yetkilisi kılınan davalı ...'ın bu son devirden sonra ...'daki hisseyi müvekkiline haber vermeksizin ve muvafakatini almaksızın kendi şahsı adına devraldığını ve birtakım usulsüz işlemlerle bunu Ticaret Sicil Gazetesi'nin 07.09.2016 tarihli sayısında yayınladığını, bu hisse devrinin 12.08.2016 tarihinde Beykoz 3. Noterliğinin 5297 yevmiye sayılı işlemi ile davalı tarafından tek taraflı olarak yapıldığını ve şirket karar defterine müvekkilinin adına kendisi imzalayarak sahte işlemler yaptığını, bu usulsüz şlemler nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/113255 soruşturma sayılı dosyasıyla müracaatta bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, şirketteki hisseyi usulsüz olarak şahsı adına devralmış olan davalının, 2017 yılı itibarıyla yedi aydır kiralarını kasıtlı olarak ödemediğini, mal sahibinin icra takibi yapmasına neden olarak şirketi tahliye noktasına getirdiğini, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi ve devamında şirket müdürlüğünden azil hususunda belirtilen hükümlerin çok açık olduğunu, bağlılık ve özen gösterme yükümüne uymayan, yasadan ve ana sözleşmeden doğan yükümlerini ağır bir şeklide ihlal eden, şirketin içini boşaltarak malları tahliye eden, malları müvekkilinden kaçıran ve kendi dilekçelerinde belirtildiği üzere bookıng.com verilerinde 9.4 başarı puanı bulunan bir otel işletmesinde ortağına bir buçuk yıl boyunca tek kuruş kâr payı ödemeyen bir müdürün azlinin ve kayyım atanmasını gerektirecek bir tespitin yapılamadığını söylemenin abesle iştigal olduğunu, davaya konu şirketten kaçırılan malların Taksim'de yine kendilerine ait olan ve kendi çalıştırdıkları otele götürüldüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun takdiri delil olup, müdürlük görevinden azil için gerekli haklı sebeplerin varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından hukuken değerlendirilebilecek hususlardan olduğu, bilirkişi heyetinde hukukçu bilirkişi bulunmadığı gerekçesiyle raporun hükme elverişli olmadığı yönündeki itirazların yerinde görülmediği, dava dışı ... Otel Turizm İnşaat Yatırım İşletmeleri Ticaret Ltd. Şti.'nin davalı şirketteki %50 oranındaki hissesinin davacının muvafakati olmaksızın usulsüz işlemler ile davalı müdürün kendi adına devredildiğine ilişkin iddiaların devrin dava dışı ... Otel Turizm İnşaat Yatırım İşletmeleri Ticaret Ltd. Şti.'nin hukukunu etkiler nitelikte ve dava dışı şirketin zararı niteliğinde olacağı anlaşıldığından bu yöndeki davacı iddialarına konu soruşturmanın işbu dava bakımından sonuca etkili olmayacağı, davalı şirketin işlettiği otele yapı tatil tutanağı düzenlenmesi, kiraların zamanında yatırılmayıp, yer sahibi tarafından icra takibine konu edilmesi gibi konuların, taraflarca dosyaya sunulan sözleşmeler kapsamında davacı yan edimlerinin de süresinde ve gereği gibi yerine getirilip getirilmediği hususları ile doğrudan ilişkili olduğu, bu kapsamda bu yöndeki iddiaların davalı müdürün azli için yeterli görülemeyeceği, otel çalışanı olduğu ileri sürülen Ahmet Irmak isimli kişinin davalı şirketteki iş ilişkisinin sonlandırılması ve bu yönde kolluğa yansıyan şikayetlerin, şirket müdürünün azli için yeterli hukuki sebep oluşturmayacağı, davalı müdürün otel eşyalarını başka bir otele kaçırdıkları hususunda ise yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı şirket müdürünün azli ve yerine kayyım atanması istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630 uncu maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim