Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6038
2023/6469
6 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/145 Esas, 2021/207 Karar
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka başvurusunun reddine dair Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/30130 numarası ile “...” ibareli markanın adına tescili için davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvurunun nihai olarak YİDK’in 09.12.2015 tarih ve 2015 M 11770 sayılı kararı ile dava dışı ... İlaç San. ve Tic. A.Ş. adına tescilli 2010/45360 sayılı “...” ve 2013/20002 sayılı “...’S” ibareli markaların varlığı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, redde konu markaların hükümsüzlüğüne ilişkin olarak davalar açtıklarını, marka sahibi tarafların birbirleri aleyhine açtıkları başkaca davaların da bulunduğunu, “...” ibaresini ilaç emtiasında marka olarak kullanma iradesini ortaya koyan ve bu durumu tespit edenin müvekkili olduğunu, tescil edilmese de “...” adlı ürünün ilaç ruhsatının onaylanması nedeni ile 06.10.1999 tarihinden itibaren çok yoğun şekilde müvekkili tarafından kullanıldığını, tescile engel markaların ise başvuru tarihlerinde ve halen herhangi bir şekilde kullanılmadığını, müvekkilinin tescile engel markalardan önce tescilini talep ettiği “...” ibaresini piyasada kullanmaya başladığından ve ayırt edici nitelik kazandırdığından öncelikli hak sahibi olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 09.12.2015 tarih 2015 M 11770 sayılı kararının iptali ile tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2017 tarih ve 2016/14 E. 2017/441 K. sayılı kararıyla iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2015/30130 başvuru numaralı “...” ibareli davacı markası ile redde mesnet alınan “...” ve “...’S” markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve başvuru kapsamındaki 05 inci sınıfın tamamı bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür mallardan oluştuğu, bu nedenle başvurunun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesi anlamında tescil engeli içerdiği, ayırt edilemeyecek derecede tescilli markalar olmasına rağmen davacı başvurusunun gerçek hak sahipliği iddiasına dayalı tescilinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2019 tarih, 2018/806 E. ve 2019/217 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 04.02.2020 tarih, 2019/1758 E. ve 2020/925 K. sayılı kararıyla davalı Kurum tarafından ret gerekçesi yapılan 2013/20002 ve 2010/45360 sayılı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi için davacı tarafından marka başvurusundan önce fikri sınai haklar hukuk mahkemelerinde davalar açıldığı ve mahkemelerce markalar hükümsüz kılındığı gibi redde mesnet markaların tescilinde basiretli bir tacir ile bağdaşmayacak mahiyette kötü niyetli başvurular olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüklerine karar verilmiş ise de ret gerekçesi markaların gerek başvuru, gerekse YİDK karar tarihi itibarıyla marka sicilinde tescilli olması nedeniyle davalı Kurumca verilen başvurunun reddine dair karar haklı ise de davacının daha önce Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2007/226 E. 2008/1 K. sayılı Dairemizce de onanıp kesinleşen ilamında, 2000/24825 E. sayılı ve yine 5 inci sınıf emtiaları kapsayan "..." ibareli marka başvurusu yönünden 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin son bendi uyarınca, başvuru öncesi kullanım sonucu ayırt edicilik kazanması nedeniyle tescil edilmesi gerektiği halde başvurunun reddine dair 06.06.2002 tarih ve 2002 M 1152 sayılı YİDK kararının iptaline karar verildiği, kararın kesinleşme tarihinin davanın konusu olan başvurudan önce olduğu, mahkemece anılan karardan sonra bu başvurunun akibetinin araştırılarak davalı kurumun 2000/24825 sayılı marka yönünden tescil işlemlerine devam edip etmediği araştırılarak, davacının bu sebeple müktesep hakkının doğup doğmayacağı tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi hatalı görülmüş, bu nedenle kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerektiği işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2000/24825 kod numaralı marka yönünden tescil işlemlerine devam etmediğinin TPMK tarafından bildirilmesi nedeni ile davacının müktesep hakkının doğmayacağı, bu kapsamda 30130 başvuru numaralı "..." ibareli davacı markası ile redde mesnet alınan ... ve ...'S markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve başvuru kapsamındaki 05 inci sınıfın tamamı bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür mallardan oluştuğu, bu derecede tescilli markalar olmasına rağmen davacı başvurusunun gerçek hak sahipliği iddiasına dayalı olarak tescilinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanılmış hakkın, daha önce tescil edilmiş bir markadan yahut tescilsiz kullanımdan doğmasının mümkün olduğunu, seri marka yaratma çabası ile yeni tescil talebinde bulunulması halinde, yeni başvuruya konu marka, başvuru sahibinin kendisinin kök markalarından sonra ancak yeni marka başvurusundan önceki bir marka ile benzer olsa dahi önceki markalarından dolayı kazanılmış hak nedeni ile yeni markasının tescilinin mümkün olabileceğini, başka bir anlatımla önceden yapılan tesciller sebebi ile kazanılmış hakkın doğduğunun kabul edildiğini, müvekkilinin önceki kullanım nedeni ile üstün hak sahibi olduğu hususunun Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2007/226 E. sayılı kararı ile tespit edildiğini ve hükmün Yargıtay tarafından onandığını, nitekim belirtilen dosyada 2000/24825 sayılı ... markasının 5 inci sınıf talebinin reddine dair olup, bu davanın konusunun da ... markasının aynı sınıfa ilişkin itirazının reddine dair YİDK kararı olduğunu, anılan mahkemece "..." ibaresi üzerinde eskiye dayalı kullanım sebebi ile müvekkilinin öncelikli hak sahipliğinin bulunduğunu, müvekkilinin marka başvuru tarihine kadar anılan ibareyi ilaç emtiası üzerinde kullanarak ayırt edilicilik kazandırdığını, dolayısıyla müvekkilinin 5 inci sınıfta tescil edilecek ... ibaresi üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, kazanılmış hakkın mahkemenin tescil hakkı ile doğduğunu, redde mesnet 2010/45360 sayılı ... markasının mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığını, davalı şirketin, müvekkilinin markası ile benzer ...'s, ..., mieloks, melloks, miloks, milox, mlox, mel'oks vb çok sayıda ibareyi kendi adına tescil ettirmesine rağmen kullanmadığı gibi süreleri dolanları da yenilenemediğini ileri sürerek davanın reddine dair kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin 1 nci fıkrasının (b) bendi gereğince reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:07:24