Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2706
2023/6450
6 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1706 Esas, 2022/237 Karar
BİRLEŞEN ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2010/313 SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN ANADOLU 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2013/598 SAYILI DOSYASI
HÜKÜM: Davaların reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/437 E., 2018/1094 K.
Taraflar arasındaki bayilik alacak sözleşmesinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince birleşen Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/313 E. sayılı dosyasının davalısı ... İçecek A.Ş. ile birleşen Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/598 E. sayılı dosyasında gerçek kişi davalılar hakkında davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Birleşen Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/313 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; temyiz dışı ... (... Pazarlama A.Ş.) ile müvekkili arasında 2008 yılı Mayıs ayında akdedilen ve asıl davaya konu sözleşmeye davalı ... İçecek Üretim Sanayi ve Ticaret Şirketi (... İçecek A.Ş)'nin de kefil sıfatıyla katıldığını, sözleşmenin her iki şirket tarafından haksız olarak feshedildiğini, müvekkili şirketin teminatı ödemesinden sonra depoyu hazırlayıp nakliye ve yükleme araçları ile dağıtım elemanlarını hazır hale getirdiğini, bunlara rağmen ... Pazarlama şirketinin alt bayilerini örgütleyememesi ve pazar payını oluşturamaması nedeniyle satış tutarlarının taahhüt edilen günlük 10 bin adedin çok altında ve ortalama bin beş yüz damacana civarında kaldığını, anılan şirketin ortaklarının hisselerini davalı ... İçecek A.Ş.'nin ortaklarına devrederek ayrıldıklarını, teminatın ödenmemesi yanı sıra müvekkili şirketin satış garantisi nedeniyle elde etmesi gereken iki yıllık kâr miktarının 1.825.000,00 TL olduğunu, bu meblağın ihtara rağmen ödenmediğini ileri sürerek, nakden verilen 1.000.000,00 Amerikan Doları (USD) tutarındaki nakdi teminatın ... İçecek A.Ş'den fesih tarihinden itibaren ticari avansı faizi ile tahsiline, fesih nedeniyle mahrum kalınan müspet zarardan 1.000.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen temerrüt tarihinden itibaren ticari avansı faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/598 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; 2008 yılı Mayıs ayında imzalanan sözleşmeye istinaden davacı şirketin büyük ortağı Sami Selçuk Biricik'in sözleşme gereğince 1.000.000,00 USD nakdi teminatı ödediğini, sözleşmenin feshine rağmen teminatın iadesinin yapılmadığını, mahrum kalınan kârın da ödenmediğini, gerçek kişi davalıların, 26.02.2009 tarihli protokol ile müvekkili şirketin alacaklarını 7.000.000,00 USD karşılığı devir aldıklarını, bu miktardan teminat ve sair borçlar toplamı olan 6.055.000,00 USD'yi devir edenlere ödemediklerini, üçüncü şahıslara karşı kefil sıfatı ile ödeme garantisi verdiklerini öğrendiklerini, dava dilekçesine ekli sunulan protokollerle 1.000.000,00 USD ve toplam 82.500,00 TL teminatın davalılarca ödeneceğinin imza altına alındığını, yine davacı müvekkili Sami'ye ... Pazarlama A.Ş.'nin 45.304,00 USD borcu olduğunu, bu borcun davalılarca üstlenildiğinin belirlendiğini, davalıların iki şirketteki mal varlıklarını kendi üzerlerine ya da diğer şirketlerin üzerine aktarmaları nedeniyle şirketlerin mal varlığının bulunmaması sebebiyle 26.02.2009 tarihli protokol hükümleri nedeniyle sorumlu olduklarını ileri sürerek, müvekkili şirketin verdiği 1.000.000,00 USD teminatın dava tarihindeki TL karşılığı olan 1.770.000,00 TL ile diğer teminatlar toplamı olan 82.500,00 TL'nin ve davacı ... Selçuk Biricik'in ... Pazarlama şirketine borç olarak verdiği 45.304,00 USD'nin dava tarihindeki karşılığı olan 80.188,08 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari avansı faizi ile birlikte üçüncü şahıs lehine borca katılmaları veya kefalet hükümleri gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Birleşen Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/313 E. sayılı dosyasında davalı ... İçecek A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Kızılay İçecek A.Ş.'nin sözleşmede imzasının bulunmasının sebebinin su dağıtımı ve pazarlaması ile ilgili bazı yasal prosedürler ve alınacak olan izinlerle ilgili olduğunu, sözleşme içeriğinde müvekkili şirketten bahsedilmediği gibi şirketin sorumluluğuna ilişkin ilgili herhangi bir düzenlemenin yer almadığını, sözleşmenin taraflarının açıkça belli olduğunu, bu durumun yalnız son sayfada yer alan imzadan da belli olduğunu, sözleşmenin tüm sayfalarında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, ihtarnamelerde dahi davacının müvekkili şirketi kefil olarak göstermediğini, müvekkili şirkette bulunan sözleşme örneğinde Kızılay İçecek A.Ş.'nin kaşesinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen 2013/598 E. sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın tüm taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, feshin haklı nedenle yapıldığının Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/180 E. sayılı dosyada alınan bilirkişi raporu ile kanıtlandığını, davacı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerinin hiç birisini ifa etmediğini, müvekkili davalıların davacının şirketler ile yaptığı Mayıs 2008 tarihli sözleşmenin ve protokolün tarafı olmadığını, bu nedenle müvekkillerinin davacıya karşı bir borç altına girmediklerini, 26.02.2009 tarihli protokol ile davacılara yapılmış bir taahhütün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleşen Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/313 E. sayılı dosyasının davalısı ... İçecek A.Ş. hakkında açılan dava yönünden, birleşen Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/598 E. sayılı dosyasında tüm gerçek kişi davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen davanın reddine ilişkin kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince tüm davaların kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, ... İçecek Şirketinin müteselsil borçlu ve kefil olarak davacı şirkete karşı sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiğini, imzanın hile yoluyla sonradan atılmış olduğuna dair herhangi bir veri bulunmaması ve başka bir şirketle yapılan sözleşmede kefil olarak imzasının bulunması nedeni ile sözleşmenin arkasındaki imzanın adı geçen şirketi bağlayacağını, müvekkili tarafından ... Pazarlama Şirketinin mal varlığının bulunmaması nedeni ile paranın iadesinin sorun olacağı karşı tarafa iletildiğinde ... İçecek A.Ş'nin kefil/garantör olarak imzasının atılacağının davacı tarafa söylenildiğini, adı geçen şirketin de kişisel çıkara sahip olduğunu, bu itibarla borca katıldığını, böylelikle sözleşmenin mal varlığı dava zayıf olan ... Pazarlama şirketi adına yapıldığını, teminatların da bu şirket adına alındığını, açıkça kötüniyetli ve muvazaalı hareket edildiğini, sonuç olarak ... İçecek A.Ş.'nin gerek sözleşmedeki imzası gerekse de tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi gereği müvekkili şirkete karşı sorumlu olduğunu, birleşen dava konusu taleplerinin protokolle açıkça gerçek kişi davalıların taahhüdü ve kefaleti altında olduğunu, somut uyuşmazlığın 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun)'nun 111 nci maddesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğunu, hisse devir sözleşmesinin 6 ncı ve 10 uncu maddelerinde hisselerin fiili devri tarihinden önceki dönemlere ait şirketin vergi, resim, harç vb'nin davalılar tarafından ödeneceğinin açıkça kabul edildiğini, içeriği itibariyle düzenlenen sözleşmenin üçüncü kişi yararına bir sözleşme olduğunu, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konularının vakıalara ilişkin olduğunu, hakimin hukuku resen uygulamasının gerektiğini, şirketler arasında mal varlığı aktarımı yapıldığından ihtiyati tedbirin uygulanamadığını, bu nedenle tüzel kişilik perdesinin aralanmasının gerektiğini, içtihatlarda da tüzel kişilik perdesinin aralanmasının hukuki nitelendirme olduğunun kabul edildiğini, hakimin gösterilen hukuki sebebe bağlı olmadığını, ... Pazarlama A.Ş'nin içinin boşaltıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/313 E. sayılı birleşen dosyasında, davacı ile ... Pazarlama A.Ş. arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin son sayfasında ... İçecek A.Ş'nin kaşe ve imzası yer almakla birlikte sözleşmenin hiçbir sayfasında sözleşmenin kefili veya garantörü olduğuna dair hükmün bulunmadığı anlaşıldığından salt sözleşmenin altının kaşelenip imzalanmasının kefalet veya garanti veren sayılmasına yeterli sayılmayacağı, yine dava dilekçesinde yalnızca sözleşmeye istinaden sorumluluğa dayanıldığı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasından bahsedilmediği, buna ilişkin istinaf sebeplerinin de yeterli görülmediği, İstanbul Anadolu 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/598 E. sayılı davasına ilişkin istinaf başvurularının değerlendirilmesi gerekir ise; davacı tarafça 26.02.2009 tarihli protokolün tam üçüncü kişi yararına yapılan sözleşme niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı gerçek kişilerin ... Pazarlama A.Ş.'nin borçlarından davacı şirkete karşı sorumlu olduğu, davacının doğrudan talepte bulunma hakkına sahip oldukları yönünde iddiada bulunulmuş ise de; hisse devrine ilişkin olan bu protokolün tarafları arasında davacının bulunmadığı, protokolde devir sonrasında taraflarının yükümlülüklerinin düzenlendiği, buna uyulmamasının ceza koşuluna bağlandığı, protokol içeriğinde davacının doğrudan talepte bulunabileceğine dair açık veya zımni bir düzenleme bulunmadığı gibi bu konuda davacının doğrudan talepte bulunabileceğine dair örf ve adetin de kanıtlanmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesi geçerli olup, somut olayda kamu düzenine ilişkin bir hususun bulunmadığı, aynı kanunun 140 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince tahkikatın ön inceleme tutanağı esas alınarak yürütüleceği, tarafların mahkemenin uyuşmazlık tespitine itiraz etmedikleri, yargılamanın da tespit edilen bu uyuşmazlıkların çözümüne yönelik yürütülüp sonuçlandırıldığı, her ne kadar istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinin üçüncü sayfasında tüzel kişilik perdesinin aralandığından söz edildiği yönünde iddiada bulunulmuş ise de anılan sayfada vakıa açıklamaları yapıldıktan sonra davalıların 26.02.2009 tarihli protokol hükümleri nedeni ile şahsılarına dava açma gereğinde bulunulduğunun vurgulandığı, bu itibarla ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle davanın reddine ilişkin kısımlar temyiz edilmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinden ve kefalet hükümlerinden kaynaklı teminatın iadesi ile alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:07:24