Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5808

Karar No

2023/6409

Karar Tarihi

2 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/1324 Esas, 2022/115 Karar

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile yapılan sözleşme uyarınca davalıya ait donmuş gıda yükünün, Mersin'den Vietnam'a deniz yoluyla müvekkilinin acentesi olduğu şirket tarafından taşındığını, söz konusu yükün varış limanında tahliye edilmesine rağmen alıcısı tarafından teslim alınmadığını, taşınan yükün bozulması ihtimaline binaen üçüncü bir kişiye satıldığını ve yükün limanda beklemesi nedeniyle oluşan ardiye ücreti ile diğer masrafların satış bedelinden tahsil edilerek tahliye limanına ödendiğini, bakiye 106.844,00 USD demuraj alacağının bulunduğunu, bu miktarın davalı tarafça ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacı şirketin talep ettiği demuraj ücretinin gemiye uygulanan demuraj ücreti olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) konteyner demurajının yer almadığını, bu yüzden 6102 sayılı Kanun'un 1174 üncü maddesinin somut olayda uygulanamayacağını, müvekkilinin tahliye limanından doğan ücretlerden sorumlu olmadığını, yükün gönderilene teslim edilmesiyle taşıtanın sorumluluğunun sona erdiğini, zira gönderilenin yükü teslim alma iradesini ortaya koymasıyla navlun sözleşmesinin tarafı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 1174 üncü maddesinin taşıyan ve acentesinin sorumluluğunu gerektirdiğini, zira 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 107 nci maddesine göre yükün ardiyeye tevdi edilebileceğini ve 108 inci maddesi uyarınca satılabileceğini, taşıyanın bu durum gereğince malları satmak ve durumu taşıtana haber vermekle yükümlü olduğunu, buna rağmen; taşıyıcının 19.04.2012 ve 11.05.2012 tarihinde tahliye edilen yükleri 01.11.2012 tarihine kadar satmadığını, tahliye limanından doğan ücretlerin artmasına sebebiyet verdiğini, konteynerden birinin 180, diğerinin 158 gün limanda beklediğini, taşıyan ve tahliye acentesinin kusurundan müvekkilinin sorumlu olamayacağını, ayrıca demuraj tarifelerinin müvekkili hakkında uygulanamayacağını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 13.03.2014 tarih, 2013/69 E. ve 2014/47 K. sayılı kararı ile davacının dava dışı şirkete izafeten başlattığı icra takibine konu alacağın dayanağını teşkil eden iki adet faturanın davacı şirket tarafından düzenlendiği, 6102 sayılı Kanun'un 926 ncı maddesi uyarınca bu faturalarla davacının taşıma işini bizzat üstüne aldığı ve bu nedenle taşıyıcı sayılması gerektiği, her ne kadar davacı taraf söz konusu faturalarda, taşımaya ilişkin konişmentolara atıf yapıldığı ve bu konişmentolarda kendisinin acente sıfatıyla yer aldığı ileri sürülmüş ise de anılan faturaların içeriğinde yer alan ibarelerin, davacının taşıyan sıfatına sahip olmasına engel teşkil etmediği, dolayısıyla davacının doğrudan kendi adına takip yapması gerektiği halde acente sıfatıyla takip yaptığından aktif husumet ehliyetine sahip bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 09.02.2016 tarih, 2015/3418 E. ve 2016/1186 K. sayılı kararıyla icra takibine dayanak faturalarda, açıkça demuraj alacağının doğduğu iddia olunan taşımaya ilişkin bilgiler yer aldığı gibi konişmentolara da atıf yapıldığı, söz konusu faturalarda atıf yapılan konişmentolardan, davalı şirketin yükleten, kendisine izafeten dava açılan şirketin ise taşıyıcı olduğu, ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş'nin ise bu konişmentolarda acente sıfatıyla yer aldığı, bu durumda, ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş'nin, taşıyıcının acentesi olduğunun ve taşıyıcıya izafeten dava açmasında bir usulsüzlük bulunmadığının kabulü ile işin esasına girilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen davacının donmuş gıdanın satış bedeli düştükten sonra talep edebileceği ardiye/liman elektrik bedelinin 18.269,96 USD olduğunun belirlendiği, Yargıtayın yerleşik içtihatları gözetilerek demuraj ücretinin rayiç bedel üzerinden belirlenmesi gerektiği, somut olaydaki İzmir Aliağa Liman tarifesine göre yapılan tespitlerde HLXU6748959 numaralı konteyner için 36.570,00 USD, CPSU514873 4 numaralı konteynır için ise 42.070,00 USD olmak üzere toplam 78.640,00 USD gecikme masrafı ve elektrik ve ardiye ücreti 18.269,96 USD toplam 96.909,96 USD alacak kabul edildiği, davacı icra inkar tazminatı talep etmiş ise de elektrik ücretinden mahsup edilecek ürünün satış bedeli konusunda faturasının bulunmadığı ve yargılamayla satış bedelinin tespit edildiği dikkate alındığında alacağı likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne takibin 96.909,96 üzerinden USD’ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; navlunun müvekkili tarafından ödenmesinin müvekkiline taşıtan sıfatı kazandırmayacağını, müvekkil şirket taşıtan sıfatını haiz olmadığını ve dolayısıyla dava kapsamındaki talepler açısından sorumlu tutulamayacağını, navlunun müvekkili tarafından ödenmiş olması ve konişmentoda "freight prepaid” “peşin ödenmiştir" ibaresinin yer alması nedeniyle müvekkilinin taşıtan olarak kabul etmek için hukuken yeterli olmadığını, tahliye limanında yüke uygulanan demurajdan taşıtan değil gönderilenin sorumlu olduğunu, taşıtanın gönderilen gibi sorumlu tutulması için ise eşyanın taşıtan tarafından teslim alınmasının gerekeceğini, malın herhangi bir gönderilen, somut olayda yeni alıcı tarafından teslim alınmakla davalının sorumluluğu sona erdiğini, bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin bozma nedeni olduğunu, gecikme bedelinin artması bizzat davacının ihmalinden kaynaklandığını, davacının kendi kusurlu davranışından yararlanamayacağını, müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ilk alıcı malı teslim almayacağını 10.07.2012 tarihinde bildirdiğini, yükleten ile iletişime geçilmesini açıkça belirtmesine rağmen, konuya ilişkin olarak yükleten müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmadığını, tevdii ve satma hakkına dayanan davacı, bu hakkını keyfi olarak çok geç kullandığını, netice itibari ile, söz konusu mallar davacı tarafın keyfi tutumu sebebiyle limana vardıktan sonra 6 – 6,5 ay sonra satışa çıktığı ve bir gün içinde satıldığını dolayısıyla geçen 6 – 6,5 aylık süre boyunca malların satışını gerçekleştirmeyerek tahliye limanındaki masrafların artmasına davacının sebep olduğunu, müvekkil şirket, ilk alıcıya hlxu6748959 no.lu konteynerdaki malları 29.400 USD’ye; cpsu5148734 no.lu konteynerdaki malları ise 14.000 USD’ye sattığını, davacının malları piyasa değerinden daha az bir bedelde satmış olma ihtimali ticari hayatın olağan akışına aykırı olacağı düşünüldüğünde, davacının davaya konu konteynerlerin birini 179 gün, diğerini 157 gün kadar geciktirmemiş olsa, ilave masraf yapılmasına gerek kalmayacağını ve satış bedeli konteyner gecikme ve elektrik ücretlerini karşılayacağını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, demuraj alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 1200 vd. maddeleri.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim