Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2798
2023/6408
2 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/669 Esas, 2022/94 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/407 E., 2018/1009 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacı arasında elektrik alım satım çerçeve anlaşması ve ticari uygulama protokolünün imzalandığını, sözleşmenin yürürlükte bulunduğu sırada davalı tarafından ödeme yükümlülüğü zamanında yerine getirilmediğinden ödeme teminatı kullanılarak alacağın tahsili yoluna gidildiğini, bu işlemden sonra sözleşme teminatsız kaldığından 30.04.2015 tarihine kadar hazırlanacak yeni kesin teminat mektubunun müvekkili şirkete teslimi aksi takdirde sözleşmenin 14.2 nci maddesi gereğince sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı, sözleşme ve Kanundan doğan ceza hükümlerinin uygulanacağının davalı şirkete bildirildiğini, 30.04.2015 tarihi itibarıyle sözleşmenin fesholduğundan davalı adına 11.05.2015 tarihli fatura gecikme bedeli ve fesih tazminat bedeli konulu 298.227,80 TL tutarlı e faturanın tanzim edilerek gönderildiğini, davalının faturaya itiraz ettiğini, fesih beyanının ulaşmadığını bildirerek faturayı iade ettiğini, faturanın gösterilen vade tarihinde ödenmesi 15.05.2015 tarihinde ihtar edilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığından, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan elektrik enerjisi almakta olduğunu, ancak bu anlaşmadan 3 ay sonra ekonomik dar boğaza girdiğinden alınan elektrik bedelinin zamanında ödenememesi üzerine davacının teminat mektubunu nakde çevirdiğini, alınan elektrik bedelinden daha yüksek bedel tahsil edildiğini ve davalının borcu kalmadığını, davacıdan elektrik alımını sonlandırdığından borç tahakkuk etmediğini, davacının sözleşmeyi fesih ihtarnamesinin davalıya tebliğ edilmediği halde, fesih nedeniyle ceza faturası düzenlediğini, ihtarda sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiğini ancak feshedildiğinin bildirilmediğini, fesih tebliğ edilmediğinden, feshin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağını, fesih cezasının yasal unsurları oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin, 14.2 nci maddesinde sözleşme hükmünün ihlal edilmesi ve bu nedenle yazılı ihtara rağmen 3 iş günü içerisinde ihlale son verilmemiş olması halinde, ihtarda bulunan tarafın anlaşmayı ve protokolü feshetme hak ve yetkisine sahip olduğu, yine 15 inci maddesinde sözleşmenin 14.2 nci maddesi uyarınca feshedilmesi halinde ihlal eden tarafça diğer tarafa fesih tazminatı ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı alıcının, satın aldığı elektrik bedellerine ilişkin 31.03.2015 tarihli ve 24.04.2015 tarihli 2 adet faturasını süresinde ödemediğinden davacı satıcı tarafından davalının ödeme teminatı olarak verdiği teminat mektubundan tahsil ettiği, bakiye 22.797,60 TL'nin kaldığı, bunun üzerine davacının davalıya noter vasıtasıyla gönderdiği 27.04.2015 tarihli noter ihtarı ile davalının sözleşme ve protokol kapsamında yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ödeme teminatının kullanılarak borcun tahsil edildiğini, bu nedenle sözleşmenin teminatsız kaldığını, 30.04.2015 tarihine kadar kesin teminat mektubu verilmesi aksi halde sözleşmenin 14.2 nci maddesi gereğince feshedileceğinin bildirildiği, bu bildiriminin 15.05.2015 tarihinde davalıya tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ edilemeden iade edildiği, e posta yoluyla da davalıya gönderildiği, davalının e posta ile haberdar olunduğundan sözleşmenin 30.04.2015 tarihi itibarıyla feshedilmiş sayılacağı, ancak sözleşmenin 14.2 nci maddesi gereğince sözleşme hükmünün ihlalinin düzeltilmesi (ödeme teminatının verilmesi) hususunda ihtarın tebliği ve 3 iş günü sürenin verilmesi gerektiği halde bu prosedüre uyulmadığı, 30.04.2015 tarihinden sonra davalının herhangi bir elektrik alımının bulunmadığı, sözleşmenin bu tarih itibarıyla fiilen de sonlandırıldığı, sözleşme kapsamında ödeme teminatı sunulması için 3 günlük mehil verilmesi gerekirken bu şekilde davranılmayarak sözleşmenin feshi ile fesih tazminatı isteminin sözleşme kapsamınca şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, sözleşmenin 3 ay sonra ekonomik dar boğaza girdiğini, bu nedenle müvekkilinden temin ettikleri elektrik karşılığı düzenlenen 31.03.2015 ve 24.04.2015 tarihli fatura bedellerini, sözleşmenin teminatı olarak vermiş oldukları teminat mektubundan tahsil edilebileceğini müvekkiline bildirdiklerini, bu işlemden sonra sözleşmenin teminatsız kaldığını, 30.04.2015 tarihine kadar hazırlanacak yeni kesin teminat mektubunun müvekkiline teslimi, aksi taktirde sözleşmenin 14.2 nci maddesi gereği sözleşmenin fesih edilmiş olacağı ve sözleşme ve Kanun'dan doğan ceza hükümlerinin uygulanacağı davalı şirkete noter kanalıyla ihtar edildiğini, mevcut bu durum karşısında davalıya teminat mektubu sunulması için süre verilmediği şeklindeki gerekçe dosya kapsamı ile bağdaşmadığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşme hükümleri yürürlükteyken müvekkilin edimini yerine getirme yükümlülüğünün devam ettiğini, bu nedenle davalıdan teminatını tamamlamasının istendiğini, bu süre içinde davalının elektrik alımını sonlandırdığına ilişkin hiçbir bildiriminin olmadığını, bilakis takibe konu 11.05.2015 tarihli faturayı iade ederken dahi sözleşmenin feshedilmediğini bildirdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince sözleşmenin ifası devam ederken davalı tarafın bir kısım fatura bedelini ödememesi üzerine davacının, sözleşme kapsamında bulunan davalıya ait teminatı nakde çevirerek, fatura bedellerini tahsil ettiği ve hemen peşinden 27.04.2015 tarihine göndermiş olduğu ihtarname ile sözleşmenin 14.2 nci maddesi gereğince sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, sözleşmenin 14.2 inci maddesinde ise "taraflardan birinin iş bu anlaşmanın herhangi bir hükmünü ihlal etmesi ve diğer tarafın yazılı ihtarına rağmen 3 iş günü içerisinde ihlale son vermemiş olması halinde ihtarda bulunan taraf anlaşmayı ve/veya ticari uygulama protokollerini derhal feshetmek hak ve yetkisine sahip olacaktır." hükmünün yer aldığı, ihtarnamede 30.04.2015 tarihine kadar davalıdan kesin teminat mektubu istenildiği, sözleşmenin 14.2 nci maddesinde belirtilen 3 iş günü sürenin verilmediği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmenin ilgili hükümleri gereğince usulüne uygun bir şekilde feshedildiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin fesih ihbarından sonra uygulanmadığının da dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, fatura gecikme bedeli ve fesih tazminat bedelinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07