Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4247

Karar No

2023/6390

Karar Tarihi

2 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2180 Esas, 2022/532 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/288 E., 2019/474 K.

Taraflar arasındaki sözleşme öncesi sorumluluğa dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. Umut Korkmaz dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketi temsilen İstanbul İrtibat Bürosu yetkilisi Derin Talinli arasında sac metal alımı konusunda devam eden sözleşme görüşmeleri sonunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmanın ikincil noktalarından olan malların boyut dağılımı hakkında davalı tarafça müvekkiline 03.03.2016 tarihli mail ile fiyatların ciddi anlamda tırmandığından bahsedilerek ''kore ofis saatleri'' gibi muğlak bir zaman belirtilerek müvekkilinden yanıt beklendiğini, müvekkili tarafından aynı gün verilen kabul beyanına bir karşılık verilmediğini, bundan sonra da davalı tarafça konu ile ilgili herhangi bir dönüş yapılmadığını, gönderilen mail ve ihtarlara yanıt verilmediğini, müvekkilinin malı daha yüksek fiyata başka yerden temin etmek zorunda kaldığını ileri sürerek, şimdilik 800.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; emtianın ebadına ilişkin nihai bir anlaşmaya varılamaması halinde sözleşmenin kurulamayacak olduğunun bilincinde olan ve taraflar arasındaki iletişimi kendi kusurlu davranışlarıyla sürüncemede bırakan davacının iyi niyete aykırı şekilde dava açtığını, tarafların sözleşme görüşmelerine girerken sözleşmenin kurulamaması ihtimalini de göz önünde bulundurmaları gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin Türkiye temsilcisi Derin Talinli tarafından önerilen son icaba karşı davacı şirket tarafından verilen kabul beyanında ton miktarı konusunda eşitlik bulunmaktaysa da sac kalınlıkları hususunda farlılıklar bulunduğu, bu aşamada davacı tarafça önerilen ebatların karşı tarafın icabını kabul değil, yeni bir icap oluşturduğu, davalı şirket Türkiye temsilcisi Derin Talinli tarafından 03.03.2016 Perşembe günü çekilen e postada fiyatların ciddi anlamda tırmandığı, bu nedenle alokasyon almanın çok zor olduğunun ve ancak bu proporsiyonlarla ebat dağılımını teyit etmek zorunda olduklarının belirtildiği, davalının davacı şirketi uyardığı ve bir an önce cevap verilmesini talep ettiği, belirtilen tarihlerde tüm dünyada sac fiyatlarında ani sert yükselişlerin olduğu, davalının bu uyarısına rağmen ve daha önceki yazışmalarda 1 saat 2 saat gibi sürelerde tarafların birbirine dönüş yapmasına, davalının Kore ofis saatleri içerisinde cevap verilmesini talep etmiş olmasına rağmen davacının bu mailden yaklaşık 4,5 5 saat sonra Kore ofis saatleri dolduktan sonra cevap verdiği, sözleşme ilişkilerinin kesilmesinde ve sözleşme öncesi görüşmelerdeki kusurun davalı şirkete değil, davacı şirkete ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde anlaşıldıktan sonra müvekkili şirket yetkilisinin sözleşme taslağını istediği aşamada davalı tarafından sözleşme görüşmelerinin 03.03.2016 günü saat 11:32'de tek taraflı olarak kesildiğini, müvekkilinin 03.03.2016 ve 11.03.2016 tarihinde gönderdiği e postalara yanıt verilmediğini, yine telefonla da davalıya ulaşılamadığını, taraflar arasında daha önceden gündeme getirilmeyen Kore ofis saati koşulunun ileri sürüldüğünü, sözleşme yapmak amacıyla temasa geçen kişilerin, bu andan itibaren aralarında kurulan ilişkinin her safhasında birbirlerine zarar vermemek için her türlü özeni göstermek zorunda olduğunu, ayrıca Kore ofis saati koşulunun da resmi ofis saatleri dışında gündeme getirildiğini, ayrıca davalı şirketin gönderdiği e postalardan bazılarının Kore çalışma saatleri dışında olduğunu, davacı şirket yetkilisinin 02.03.2016 tarihinde 16:48'de davalı yetkilisine gönderdiği ve 02.03.2016 günü saat 15:28'de LG yetkilisinin ebat dağılımını içerir e postasına cevap verdiği "yarın dönüş yapacağız" şeklindeki beyanını içerir e postasına davalı tarafından hiç bir yanıt verilmediğini, LG yetkilisinin suskun kalması ile müvekkilinde sözleşme kurulacağı yönünde haklı beklenti oluştuğunu, sözleşme görüşmelerinin objektif esaslı unsurlar üzerinde tam olarak uyuşmanın sağlandığı, gönderileceği limanın dahi belli olduğu bir sırada ve nihai teyitlerin alındığı aşamada kesildiğini, Mahkemece davalı yetkilisi tarafından gönderilen 02.03.2016 günü saat 15:28'deki e postanın Kore saatinin yanlış değerlendirildiğini, davalının bu tarihte gönderdiği e postanın Kore saatiyle saat 21:28'e denk geldiğini ve mesai saatleri dışında olmasının muhtemel olduğunu, ayrıca sipariş edilen ürünlerin ebat dağılımı ve ağırlıkları hususunda tarafların tam olarak uyuşmalarına rağmen mahkemece uyuşmanın sağlanamadığı yönündeki yorumun tamamen hatalı olduğunu, kararda Kore ofis saatlerinin 18:00 19:00'a kadar uzadığı belirtilmekte ise de buna ilişkin herhangi bir dayanak gösterilmediğini, yapılan araştırmaya göre Kore ofis saatlerinin saat 17:00'ye kadar sürdüğünü, bu nedenle LG yetkilisinin 03.03.2016 günü Türkiye saati ile 11:32'de G.Kore saati ile ise 17:32'de gönderdiği e postaların G.Kore ofis saati dışında yapıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin davalıya 03.03.2016 tarihinde saat 16:05'de gönderdiği e postanın kabul cevabı niteliğinde olduğunu, ayrıca müvekkilinin uğradığı zararın ve miktarının da yanlış hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların birbirlerine karşılıklı gönderdikleri e postada siparişe konu edilmesi müzakere edilen ürünlerin ebat dağılımları hususunda tam bir uyuşma içinde olmadıkları, taraflar arasındaki sözleşme görüşmelerine konu olan emtianın fiyatlarının ani değiştiğinin taraflarca da kabul edildiğini, davalı şirket irtibat bürosu yetkilisi Derin Talinli'nin 02.03.2016 saat 15:28'de gönderdiği e postaya davacı tarafça aynı gün saat 16:08'de verilen cevabi e postada davalının 02.03.2016 tarihli e postasına ilişkin bilgi verileceği belirtilmesine rağmen davalı şirket irtibat bürosu yetkili tarafından 03.03.2016 tarihinde davacı tarafından henüz geri dönüş yapılmadığı aşamada gönderilen e postada fiyatların ciddi anlamda tırmandığı, bu nedenle alokasyon almanın çok zor olduğu ve ancak bu proporsiyonlarla ebat dağılımını teyit etmek zorunda olduklarının belirtildiği, davacı şirketin uyarıldığı ve bir an önce cevap verilmesinin talep edildiği, davalı irtibat bürosu yetkilisinin müzakereleri Kore'de üretimi yapacak firmadan teyit almak suretiyle devam ettirdiği, davacı tarafın uyarı amaçlı e postasına karşılık davacı tarafça aynı gün saat 16.05'de gönderilen e postada belirtilen ebatlardaki farklılık da dikkate alındığında davalı şirketin irtibat bürosu yetkilisi tarafından davacıda, taraflar arasında müzakere edilen sözleşmenin kurulacağı yönünde haklı bir güven oluşturulduğundan söz edilemeyeceği, bu haliyle davalının sözleşme görüşmelerini devam ettirme zorunluluğu da bulunmadığından davacı tarafça iddia edilen zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, davalının sözleşme öncesi görüşmeler sırasında sözleşme kurulacağına yönelik güveni boşa çıkardığının ve kusurlu davranışlarıyla davacıyı zarara uğrattığının ispatlanamadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, sözleşme öncesi sorumluluğa dayalı tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim