Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6961
2023/6386
2 Kasım 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1191 Esas, 2022/1500 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/192 E., 2018/169 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29.09.2016 tarihinde davalı bankadan yıllık % 18 faiz ile 5 yıl vadeli 6.300.000,00 TL kredi kullandığını, müvekkili şirketin sözleşme süresinden önce kredi borcunu ödemek istediğini, davalı bankanın müvekkilinden 134.000,00 TL kredi kullanım komisyonu, 17.533,00 TL BSMV, 877.850,00 TL erken kapama cezası olmak üzere toplam 1.029.383,00 TL fazla ve haksız bedeli tahsil ettiğini ileri sürerek 1.029.383,00 TL’nin tahsil tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi avans faizi ile 3 katı tazminatın da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesinin Erken Geri Ödeme başlıklı 12.1. maddesi ve Ticari Kredi Erken Kapama Taahhütnamesi uyarınca erken kapamanın bankanın muhtariyetinde olduğunu, sözleşme hükmünün taraflar arasında bağlayıcı olduğunu, davacının kredisini erken kapatmak istemesi nedeniyle 877.849,35 TL erken kapama komisyonu, 99.225,00 TL kredi kullandırım komisyonunun tahsil edildiğini, davacının basiretli tacir olarak imzaladığı sözleşme ile bağlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2018 tarih ve 2017/192 E. 2018/169 K. sayılı kararıyla; davacının kredi kullanma talimatı ile davalı bankanın kredi ödeme tablosunun incelenmesinde davacıya 1 yıl ödemesiz 5 yıl vadeli taksitli ticari ihtiyaç kredisi kullandırıldığı ve davacının kullandığı krediyi vadesinden önce geri ödediği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacıdan davalı bankaca 836.047,00 TL erken kapama komisyonu ve 41.802,35 TL BSMV olmak üzere toplam 877.849,35 TL tahsil edildiği, dosya içerisinde aldırılan bilirkişi raporunda, davalı bankaca davacıdan tahsil edilen %2 oranındaki kredi kullandırım komisyonu ile %4 oranındaki erken ödeme komisyonunun taraflar arasında imzalanan sözleşmeye, davacının imzaladığı kredi kullanma talimatı ve sözleşmenin eki erken kapama taahhütnamesindeki iradelerine uygun olarak tahsil edildiği, davalı bankaca uygulanan %2 oranındaki kredi kullandırım komisyonunun ülkemizdeki büyük ölçekli ticari bankalarca uygulanan oranlarda olduğu, ancak %4 erken kapama komisyonunun bir banka hariç genel uygulamanın üzerinde olduğu, davalı bankaca genel işlem koşullarına aykırı olarak bir tahsilat yapılmadığı, yapılan tahsilatın bankacılık ve ticari teamüllere uygun olduğu ve nedenle davacının herhangi bir alacağının tespit edilemediğinin bildirildiği, davacının imzasını taşıyan 29.09.2016 tarihli Ticari Kredi Kullandırım talimatı başlıklı belgede kredi komisyonunun %2 olarak belirlendiği ve bunun davacının imzası ile kabul edildiği, yine 29.09.2016 tarihli Ticari Kredi Erken Kapama Taahhütnamesi başlıklı davacının imzasını taşıyan belgede Erken Komisyon kapatma durumunda oranın %4 olduğunun davacı tarafından kabul edilmiş olduğu görülmekle sözleşme içeriğindeki dava konusu bu kesintiler ile ilgili hükümlere paralel olarak ve onu tamamlayıcı olarak tacir olan taraflar arasında ek taahhütlerle bilirkişi raporunda belirlenmiş olan oranların benimsenmiş olduğu ve rapor içeriğine göre de davaya konu kesintilerin sözleşme içeriği ve ekindeki taahhütlere uygun olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple tacirlerin açık beyanları karşısında diğer bankalardan benzer olaylarda ne oranda kesinti yapıldığı yönündeki araştırma ve sonuçlarının işbu olaya etkisinin olmadığı kanaatinin oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2020 tarih ve 2018/1093 E. 2020/798 K. sayılı kararıyla; davalı bankaca fazladan erken kapama komisyonu ve kredi tahsis komisyonu tahsil edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 31.03.2022 tarih 2020/7398 E., 2022/2648 K. sayılı kararıyla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılıp yeniden rapor alınara istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, ancak yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin gerekse kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin kararlarına göre yapılan incelemede davalı bankaca fazladan erken kapama komisyonu ve kredi tahsis komisyonu tahsil edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporunun davayı aydınlatmaktan çok uzak, teknik olarak yetersiz olduğunu, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yönündeki isteklerinin reddedildiğini, müvekkili ile davalı banka arasında yapılan sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19, 20, 24 üncü maddeleri uyarınca genel işlem şartlarına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin beş yıllık krediyi dört yıl önce ödediğini, yıllık % 4 olmak üzere toplamda %16 oranında erken ödeme komisyonu tahsil edildiğini, bilirkişi raporunda diğer bankalarca alınan erken ödeme komisyonlarının % 2 ile % 4 olarak bir defaya mahsus erken ödeme komisyonu olarak saptandığını, davalı bankanın sözleşmenin imzalanması sırasında müvekkili karşısında güçlü konumda olduğunu, müvekkilinin ticari hayatının sürmesi için hayır deme imkanı bulunmadığını, tüm bankalarda uygulanan ve de uygulanması gereken kredinin kapanması anında kapama bakiyesi üzerinden bir defaya mahsus tahsilat yapılması gerektiğini, bankanın bu şekilde fahiş kâr elde ettiğini, Yargıtay bazı kararlarında bir defaya mahsus olarak sözleşmede belirtilen oranda ve diğer bankalarla eşitlik ilkesi gereğince en düşük erken ödeme komisyonu kesileceğini belirttiğini, mahkemenin taahhütnamenin hangi şartlarda imzalandığını nazara almadan müvekkilinin sırf tacir olduğu için davayı reddetmesinin müvekkilinin sömürülmesine sebep olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kredi borcunun erken ödenmesi nedeniyle davalı tarafça tahsil edilen erken kapama komisyonunun, kredi kullanım komisyonunun iadesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07