Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2558

Karar No

2023/6380

Karar Tarihi

2 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/548 Esas, 2021/1631 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/139 E., 2019/452 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin uzun yıllardır sahip olduğu “...” markasının franchise ile çeşitli şirket/kişilere kullandırdığını, yıllardır piyasada isim yapmış olan ... lokantalarının müşterilerine sunduğu kaliteli hizmet sayesinde sektörde kendine sağlam bir yer edindiğini, "..." markasının kebap restorancılığı alanında sektörünün önde gelen markalarından olup dünyanın en iyi 50 restoranı arasında Türkiye'yi temsil ederek çok sayıda ödül aldığını, davalı şirketin müvekkilinin markalarıyla iltibasa neden olacak düzeyde benzer "... KEBAP LAHMACUN VE BAKLAVA SALONU" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek dava konusu marka başvurusunun reddine karar verildiğini, bu karara karşı davalı şirket tarafından yapılan itirazı ise YİDK tarafından kabul edildiğini, oysa taraf markalarının ortalama düzeydeki tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açacak derecede birbirine benzediğini, özellikle iki markanın da et, kebap restoranında kullanıldığı düşünüldüğünde karıştırılma ihtimalinin daha da artacağını, Google isimli arama motoruna "... ..." yazıldığında, müvekkiline ait "..." markasına ilişkin haberlere/görsellere yönlendirme yapıldığını, davalının faaliyet gösterdiği bölgenin aynı zamanda "..." ismiyle anıldığını, ... kelimesinin herkes tarafından kullanılabilecek bir isim olup davalı markasındaki asıl unsurun müvekkilinin markasının asli unsuru olan ... ibaresi olduğunu, ortalama bir tüketicinin, müvekkiline ait ... markasıyla hizmet veren ... restoranlarının ... yöresinde bulunan şubesine gittiğini düşünmesi kuvvetle muhtemel olacağını, davalının kötü niyetli bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin müşterilerini çaldığını, markalarının itibarını ve halk nezdinde bilinirliğinden istifade ederek müvekkili şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine aksi halde dava konusu markada yer alan ... kelimesinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

  1. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru ile ret gerekçesi markanın ortak unsur olarak "..." ibaresini içermelerine rağmen "..." kelimesinin "Bir sokağın başka bir sokakla veya caddeyle kesiştiği yer" anlamına geldiğini, restoran, mağaza, ticari işletme gibi mekanlar için konum/yer bildirme amacıyla günlük dilde sıklıkla kullanıldığı göz önüne alındığında başvuruya konu hizmetler için ayırt edici niteliğinin görece düşük bir ibare olduğunu, başvuruya konu işarette ilaveten "..." ibaresinin yer aldığı ve bu ibarenin başta ve bitişik olarak kullanıldığını, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile redde gerekçe olarak gösterilen markayı bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayacaklarını, başvuru ile redde gerekçe olarak gösterilen marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birici fıkrası hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 43 üncü sınıf yönünden zayıf bir ibare olmadığı, dava konusu marka ile davacı markası arasında anılan ibarenin ortaklığından kaynaklı benzerlik bulunduğu dava konusu markada yer alan hizmetlerin davacı markası kapsamındaki hizmetler ile aynı/aynı türde olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptali ile dava konusu 2017/12956 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin "Bir sokağın başka bir sokakla veya caddeyle kesiştiği yer" anlamına geldiğini, restoran, mağaza, ticari işletme gibi mekanlar için konum/yer bildirme amacıyla günlük dilde sıklıkla kullanıldığını, başvuruya konu hizmetler için ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, başvuruya konu işarette ilaveten "..." ibaresinin yer aldığı ve bu ibarenin başta ve bitişik olarak kullanıldığını, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile redde gerekçe olarak gösterilen markayı bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayacaklarını, başvuru ile davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... KEBAP LAHMACUN VE BAKLAVA SALONU" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2011/41858 sayılı "..." ibareli markası arasında, başvuru kapsamında yer alan 43 üncü sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvurudaki diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu 43 üncü sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınasalonu"derecelahmacunbaklavakebap

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim