Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2563
2023/6359
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/213 Esas, 2021/1385 Karar
İHBAR OLUNAN: ... vekili Avukat ...
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/29 E., 2019/511 K.
Taraflar arasındaki tecavüzün ref'i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümünde öğretim üyesi olduğunu, endüstriyel ve mimari tasarım alanında küçük ve büyük ölçekli firmalara tasarım, danışmanlık ve AR GE hizmeti sunduğunu, bu alanda ulusal ve uluslararası ödüllere sahip olduğunu, davacı tarafından 2011 yılında “Taxi! Taksi İstasyonu” isimli projenin tasarlandığını, söz konusu projenin A Design Award 2012’de Mimari ve Yapı Altın Ödül’üne ve İBB Taksi tasarım yarışması taksi durağı tasarımı kategorisinde teşvik ödülüne layık görüldüğünü, mimarlık tasarım ve projelerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) kapsamında koruma altında olduğunu, müvekkili tarafından üretilen taksi durağı projesinin davalı tarafından davacının izni ve bilgisi olmaksızın kendi projeleriymiş gibi kamuya tanıtılarak umuma arz edildiğini, ... Taksi Durağı ve ... Taksi Durağının yapımının tamamlandığını, yapıların fotoğraflarının ve projeye ilişkin haberlerin Konyaaltı Belediyesi resmi internet sitesinde yayınlandığını, davalı Belediyenin bu eylemi ile eser sahibinin yayma, çoğaltma, işleme, temsil gibi mali hakları ve eser sahibinin adını belirtme vb. manevi haklarının ihlal ettiğini ileri sürerek tecavüzün ref’ini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL maddi, aynı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizili ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarını 118.944,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu Taksi Durağı Projesinin mimarlık eseri olmadığını, davacının mimarlık lisans diplomasının bulunmadığını, dava konusu proje ile müvekkilinin kullandığı projenin birebir aynı olmadığını, iki projenin birbirinden farklı olduğunu, davalı Belediyenin taksi durağı projesini üreten kişinin mimar Kamertap Çırık olduğunu, davanın adı geçen mimara yöneltilmesi gerektiğini, mimari projenin uygulanmasında davalı belediyenin kusuru bulunmadığını, davacının istediği manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “...! Taksi istasyonu” isimli projenin 5846 sayılı Kanun kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu ve eserin sahibinin davacı olduğu, davacıya ait eserin davalı tarafça intihal suretiyle kullanıldığı, davalının usule uygun yazılı bir sözleşme olmaksızın davacıya ait eserde bir takım değişikler de yapmak suretiyle kullanması şeklinde gerçekleşen eylemi ile davacının mali haklarından çoğaltma hakkı, manevi haklardan adın belirtilmesi, umuma arz ve eserde değişiklik yapılmasını menetmek haklarının ihlal edildiği, davacının iki ayrı ihlal için talep edebileceği toplam tazminat bedelinin 19.824 x 2= 39.648 TL olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 118.944,00 TL istemesinin olanaklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 118.944,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın 09.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminatın bilirkişiler tarafından eksik ve hatalı hesaplandığını, dosyaya sunulan 3 adet emsal sözleşmeden sadece ... Grup Ltd. Şti. ile imzalanan 22.02.2017 tarihli sözleşmenin, sözleşmenin aşamalardan oluşması ve tasarım hizmeti için ayrı ücret belirlenmiş olması nedeniyle emsal ücret tespitinde bu sözleşmenin kabul gördüğünü, ancak sunulan diğer iki sözleşmedeki bedellerin dikkate alınmadığını, aysa ki bu sözleşmelerin dava konusu müvekkiline ait tasarımın ihlal edildiği tarihle yakın tarihte imzalandığını, yapılan tazminat hesaplamasında ihlal eyleminin 09.04.2014 tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek 09.04.2014 tarihli döviz kuru baz alınarak hesaplama yapıldığını, ancak emsal alınan sözleşme 22.02.2017 tarihli olduğunu, bu nedenle sözleşmenin Türk Lirası karşılığı hesaplanırken baz alınması gereken döviz kurunun da 22.02.2017 tarihli döviz kuru olması gerektiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen usulsüz kullanımın asıl esere oranının takdiren %80 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın hak iddia ettiği proje ile dava konusu projenin birebir aynı olmadığını, davacının mimarlık diplomasının bulunmadığını, bu nedenle proje çizemeyeceğini, bu itibarla da eser sahibi olamayacağı için tazminata hak kazanamayacağını, itirazların dikkate alınmadığını, bu projelerde kar amacının bulunmadığını, olay tarihinden itibaren avans faizinin hatalı bulunduğunu, ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının mimar olmadığını, davacının hak iddia ettiği proje ile dava konusu projenin birebir olmadığını, Taksi ibaresinin her yerde ve herkes tarafından kullanıldığını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, hükmedilen tazminat bedellerinin fahiş olduğunu, kabul edilen bedele ancak yasal faiz hükmedilebileceğini, ıslah edilen miktara ancak ıslah tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Katılma yoluyla davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminatın eksik hesaplandığını, dava konusu tasarımın davacıya ait tasarımla birebir aynı olduğunu, manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının tasarımına tecavüzün tespiti, refi, ve 5846 sayılı Kanun'un 68 ve 70 nci maddelerine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
5846 sayılı Kanun'un 68 ve 70 nci maddeleri.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:09:29