Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9077

Karar No

2023/635

Karar Tarihi

6 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM: Davanın Kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin feshi veya ortaklıktan çıkarılma talepli davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 1/3 hissedarı olduğunu, müvekkilinin bilgi alma, inceleme ve işyerine girme hakkının diğer hissedarlar tarafından engellendiğini, 25.11.2014 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 416 ncı maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca çağrısız olarak yapıldığını, toplantıda hazır bulunanlar listesindeki imzanın müvekkiline ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkiline şirket kazancından pay verilmediğini, bu durumların haklı nedenle fesih talep edilmesi için sebep oluşturduğunu ileri sürerek davalı şirketin feshine, bu talebin reddi halinde davacının 1/3 hissesinin gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın makul süre içinde açılmadığını, davacının şirket işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğunu, yasal haklarını serbestçe kullandığını, şirket kararlarını bildiğini, dava açıldıktan sonra da iş yerine gelerek çalışmalara katıldığını, toplantıda atılan imzaların davacıya ait olduğunu, elde edilen kârın yatırıma yönlendirilmesi sebebiyle kâr payı dağıtılmadığını, şirketin feshinin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2016 tarih, 2015/634 E. ve 2016/1211 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne davacının şirketten çıkarılmasına, şirketten çıkartılan davacının payının gerçek değeri olan 344.364,78 TL ayrılma akçesinin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2017 tarih, 2017/14 E. ve 2017/19 K. sayılı kararıyla davacı ortağın ayrılma akçesinin karar tarihine en yakın tarih itibari ile davalı şirketin gerçek değeri üzerinden belirlendiğinin kabulü gerektiği, hükme esas alınan raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacının itirazının gerekçelerini açıklamadığı, herhangi bir somut emsal değer gösteren belge sunmadığı, soyut itiraza karşı mahkemenin ek rapor almadan davayı sonuçlandırmasının isabetli bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 13.11.2018 tarih, 2017/1520 E. ve 2018/7023 K. sayılı kararıyla Anayasanın 141 inci maddesinin 3 üncü fıkrası hükmü ile mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğinin düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin 2 nci fıkrasında da gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağının açıkça düzenlendiği, somut olayda mahkeme kararının gerekçe kısmının gerek kendi içerisinde ve gerekse gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki içerdiği, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının uzun süredir şirket işleyişinde ve faaliyetinde yer alamadığı, taraflar arasındaki uyumsuzluğun ortaya çıkmasında davacının bir kusurunun bulunmadığı, süreç içerisinde ticari faaliyetin devamı bakımından ortaklar arasında birlikte hareket etme iradesinin kalmadığı, ortaklar arası uyum ve işbirliği tüm şirketler için önemli olsada davalı şirketteki ortak sayısı itibariyle bunun daha da önem arzettiği, gerek tanık anlatımlarından gerekse davacının beyanlarından uzunca bir süredir davacının şirketle ve ortaklarla fiili bağının kalmadığı davacıyı ve şirketin diğer ortaklarını artık daha fazla bir arada ticari faaliyete devam etmeye zorlamanın hiç bir hukuki yararı bulunmadığı, aksine bu durumun şirketin ticari işleyişine ve taraflara zarar vermeye devam edeceği, şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek yerine davacının şirket ortaklığından çıkarılması bakımından daha adil bir sonuç oluşturacağı, bozma öncesi 344.364,78 TL ayrılma akçesine hükmedildiği davacının istinaf ve temyize başvurmadığı, aleyhe hüküm kurma yasağı uyarınca hükmedilecek miktarın bu bedeli geçemeyeceği gerekçesiyle davanın davacının ortaklıktan çıkarılması yönünde kabulüne davacı lehine 344.364,78 TL ayrılma akçesine hükedilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ortaklıktan çıkma davalarında, 6102 sayılı Kanun'un 641 inci maddesinin 1 inci fıkrası gereğince ve bu madde uygulaması hakkında oluşan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları doğrultusunda, davacının çıkma payının, karar tarihine en yakın tarihteki veriler esas alınarak hükmedilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin verdiği ilk ilâm hakkında kanun yoluna başvurmamış olmanın aleyhe bozma yasağı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, kararın mutlak bozma sebebi ile resen bozulduğunu, davalı lehine usulü müktesep hak oluşturacak bir bozma ilamı bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi istemiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince alınan raporla 23.11.2011 tarihli genel kurul kararını davacının imzaladığının tespit edildiğini, davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü sebepleri ispat edemediğini, bilirkişi heyeti tarafından menkul ve gayrimenkullerin değerinin fahiş olarak tespit edildiğini, buna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının 1/3 hissedarı olduğu davalı şirketteki ortaklıktan çıkarılma talebinin haklı olup olmadığı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 641/1 maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkararistinafkabulütemyizyargılamadavanınkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim