Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2656
2023/6320
31 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının “güzel kasap” unvanlı işletme adını, 2012 yılından beri kesintisiz ve yaygın olarak kullandığını, ayrıca 2012/54756 numarası ile 29, 35, 40 ve 43 üncü sınıflara giren mal ve hizmetlerde tescilli olan “güzel kasap+şekil” markasıyla ticari faaliyetini sürdürdüğünü, davalı tarafın, müvekkilinin 2012 yılından beri kullandığı markası ile çok benzer olan 2016/34606 sayılı "YENİ GÜZEL KASAP+ŞEKİL KAZIM VURUCU ... 50 Yıllık Tecrübe ile..." ibareli markayı 29, 35, 40 ve 43 üncü sınıflarda adına tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin markasının itibarından faydalanma çabasında olduğunu, davalının müvekkilinin iş yerine çok yakın yerde açtığı iş yerinde “YENİ GÜZEL KASAP” unvanını kullanmakta ve yazar kasa fişlerinde, ürün ambalajlarında ve sair bütün tanıtım evraklarında, “YENİ GÜZEL KASAP” unvanı ile faaliyette bulunduğunu ayrıca, telefonla aldığı siparişlerde de, kendisini müvekkillerinin diğer şubesi olarak tanıttığını, davalı tarafın markasının "güzel kasap+şekil" şeklinde tescil ettirmişse de markanın "güzel kasap" şeklinde okunacağını, fiili kullanımlarının da "güzel kasap" şeklinde olduğunu, dava konusu markanın hükümsüz kılınması gerektiği gibi davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına 2016/34606 numara ile tescilli "YENİ GÜZEL KASAP+ŞEKİL KAZIM VURUCU ... 50 Yıllık Tecrübe ile..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, ref’ine ve men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasını babası ile birlikte uzun yıllardır tescilsiz olarak kullandığını, müvekkili markasının davacı markasıyla benzer bulunmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, müvekkillinin babası Kazım Vurucu ile birlikte Turan Güneş Bulvarında bulunan “YENİ GÜZEL KASAP” ibareli işletmeyi beraber işlettiklerini, daha sonra dava konusu markayı kendi adına tescil ettirdiğini, dava konusu markanın, davacı markasından bambaşka bir kompozisyon ile oluşturulduğunu, markanın yazılı şeklinin "YENİ GÜZEL KASAP+ŞEKİL KAZIM VURUCU ... 50 Yıllık Tecrübe ile..." şeklinde olduğunu, burada bile “50 yıllık tecrübe ile” ve Kazım Vurucu ibarelerinin eklenmesi ile markanın Turan Güneş Bulvarındaki “YENİ GÜZEL KASAP” ile olan ilişkisinin gösterilmeye çalışıldığını, davacının dayanak markasının sadece “GÜZEL KASAP” ibaresinden oluşmadığını, davacının tecavüz davası yönünden sessiz kaldığını ve bu nedenle hak kaybına uğradığını, lokasyonda bulunan işletmelerin varlığından haberdar olunacağının aşikar olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin aynı ve benzer olduğu, davaya konu davalı şahıs markası ve davacı şahıs markalarının şekil ve kelime unsurunu birlikte ve ayrı ayrı içerdiğinin görüldüğü, dava konusu davalı markasında ilk olarak “yeni güze kasa” ibareleri ile bu ibarelerin devamında yer alan satır şeklinin ön plana çıktığı, markanın okunuşunun “güze” ve “kasa” şeklinde bitmediği, ibarelerin uzantısı olan ve harfe referans yapacak şekilde konumlandırılmış satır şeklinin markayı “güzel kasap” şeklinde okunmasına neden olduğu, davacı markasında ise ön plana “güzel kasap” ve şekil işaretlerinin çıktığı, bu hali ile görsellerin ayırt ediciliğinin tescilli sınıflar açısından olmadığı, taraf markalarının, fonetik, anlamsal ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirilmesi esas olacağından markaların bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer oldukları, iltibas tehlikesinin bulunduğu, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği, davalı yana ait kullanımın, davacı yanın tescilli markası ile benzer ve karıştırılma tehlikesi olan işaretin aynı/benzer mal/hizmetlerde kullanmakta olduğu, eylemin marka hakkına tecavüz sayılması gerektiği gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin kabulü ile, 2016/34606 sayılı "YENİ GÜZEL KASAP+ŞEKİL KAZIM VURUCU ... 50 Yıllık Tecrübe ile..." ibaresinden oluşan markanın 29, 35, 40, 43 üncü sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, markaya tecavüz ve haksız rekabet taleplerinin kabulü ile, davalının işletme adında satış fişinde kullanımlarının davacının tescilli marka hakkından doğan haklarına ihlal ettiği ve haksız rekabet yarattığının tespiti ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men ve refine, tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, GÜZEL KASAP ibaresinin her türlü iş evrakı tanıtım evrakı broşür satış fişi fatura katalog iş yeri levhasında vs kullanımının engellenmesine, silinmesi mümkün olanların silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların imhasına, GÜZEL KASAP ibaresi ile sunulan iş mahsüllerinin ticari amaçla bulundurulduğu her yerde el konulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının hem işaretsel hem de sınıfsal anlamda benzer kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda markaların emtia karşılaştırılması yapılarak dava konusu markanın kısmi olarak hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun mütalaa edildiğini, buna rağmen davanın tümüyle kabulünün yerinde olmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, davacı markasını oluşturan ibarelerin ayırt ediciliğini düşük bulunduğunu, ayırt ediciliği bulunmayan markaların iltibas değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, müvekkili markasının davacı markasından bambaşka bir kompozisyonla oluşturulduğunu, davacı markasının sadece "Güzel Kasap" ibarelerinden oluşmadığını, markaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, davacının tecavüz davası yönünden sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığını, zira aynı lokasyonda bulunan işletmelerin birbirinden haberdar olacağının aşıkar olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeden hükme esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında "Güzel Kasap" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu, zira "YENİ GÜZEL KASAP+ŞEKİL KAZIM VURUCU ... 50 Yıllık Tecrübe ile..." ibarelerinden oluşan dava konusu markada, “ güzel kasap” ibareleri ile bu ibarelerin devamında yer alan satır şeklinin ön plana çıktığı, markanın okunuşunun “güze” ve “kasa” şeklinde bitmediği, ibarelerin uzantısı olan ve harfe referans yapacak şekilde konumlandırılmış satır şeklinin markanın “güzel kasap” şeklinde okunmasına neden olduğu, dava konusu markada yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının taraf markalarını farklılaştırmaya yetmediği, dava konusu marka kapsamında 29, 35, 40 ve 43 üncü sınıfta yer alan mal ve hizmetlerle davacının 2012/54756 sayılı markası kapsamında 29, 35, 40 ve 43 üncü sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin de aynı tür ve benzer bulunduğu, bu itibarla taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, "Güzel Kasap" ibaresinin aynı zamanda davacının işletme adı olması, bu ibare ile dava konusu markanın yukarıda açıklanan nedenlerle benzer olması karşısında, davacı işletmesinin faaliyet konusu da dikkate alındığında, dava konusu markanın 29/1 sınıfta yer alan mallar ile 40 ıncı sınıfta yer alan “Gıdaların işlenmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri.”, 35/5 ve 43/1 sınıf hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, diğer taraftan davalının dava konusu kullanımlarının “yeni güzel kasa şekil”, "yeni güzel kasap” ve “güzel kasap” şeklinde olduğu, tescilli markadan farklı olarak satır şeklinin bu sefer sadece “kasa” ibaresinin sonuna gelecek şekilde konumlandırıldığı, bu hali ile de ibarenin “güzel kasap” şekilde okunmasının muhtemel olduğu, söz konusu kullanımların davacı markasının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer mal ve hizmetlere ilişkin bulunduğu, bu itibarla söz konusu davalı kullanımların davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde de bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu markanın tescil tarihi ve dava tarihi tarihi gözetildiğinde sessiz kalma yoluyla hak kaybından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2.6769 sayılı Kanun'un altıncı, yedinci 25 ve 29 uncu maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:12