Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6150

Karar No

2023/6213

Karar Tarihi

26 Ekim 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM: Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen genel kurul kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı firmanın 14/48 hissedarı olduğunu, davalı şirketin 1996 yılından bu yana hidrolik ve pompa elemanları üretimi sektöründe faaliyet gösterdiğini, kurulduğu tarihten itibaren davacının şirkette temsil ve imza yetkisi ile bizzat şirket işlerinin başında bulunduğunu, 20.05.2008 tarihli karar ile davacının imza ve temsil yetkisinin beş yıllığına uzatıldığını, ancak davacının şirket faaliyetleri için yurt dışında olduğu esnada 16.06.2008 tarihli kararla davacının yokluğunda ve bilgisi dışında yetkilerinin elinden alındığını, davacının bu durumu başkalarından öğrendiğini, şirketin diğer 2 ortağının kardeş olduklarını ve karar almak için yeterli sayı ve hisse çoğunluğunun ellerinde olduğunu, kötü niyetli olarak önce davacının yokluğunda yetkilerinin elinden alındığını, daha sonra şirketten ayrılma taleplerinin red edildiğini, hissesinin verilmediğini, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davacı aleyhinde hukuk davası açtıklarını, davacının öncelikle Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/175 Değişik İş sayılı dosyası ile şirket mallarının tespitini ve üzerlerine tedbir konulmasını, ardından da Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 200/318 E. sayılı dosyası ile de şirket ortaklığından ayrılması ve şirket mallarından payına düşen meblağın malen veya reeskont faiziyle nakden kendisine ödenmesi talebiyle davalar açtığını, açılmış olan bu ortaklıktan çıkma davasının derdest olduğunu, bu davaların haricinde davalı şirketin almış olduğu genel kurul kararlarının iptali için açmış oldukları davanın da Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/48 E. sayılı dosyasında görülmeye başlandığını ileri sürerek 02.11.2015 tarihli toplantıda alınan objektif iyi niyet kurallarına aykırı sermaye artırımı kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sermaye artırımının kanunlara uygun olarak yapıldığını, şirketin ilk kuruluşunda müdür olarak Abdullah Koz'un tek başına yetkili olduğunu, Abdullah Koz'un rahatsızlığı nedeni ile belli zamanlarda şirkette bulunamayacağını düşünerek davacıyı kendisi ile beraber yetkilendirilmesini sağladığını, davacının işçi iken kendisine bedelsiz hisse verildiğini, davacının yurt dışından yapılan tahsilatları şirkete ödemediğini, bu nedenle müdürlük yetkilerinin elinden alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2017 tarihli ve 2016/101 E., 2017/680 K. sayılı kararıyla; şirketin süreklilik esasına göre çıkarılan 31.12.2014 tarihli bilançosunda özkaynaklarının (+)133.287,72 TL, davalının itirazına göre yeniden yapılan hesaplamaya göre 02.11.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tarihi itibariyle (+)62.968,11 TL (aktifi azaltıcı unsur birikmiş amortisman dahil) olduğu, genel kurul kararında belirtildiği gibi özkaynakların ( ) olmadığı, yapılacak olan sermaye artırımında yeni sermaye tutarının özvarlığının 2/3 kaybını karşılayacak şekilde olması gerekeceği, bu duruma göre sermayenin 2/3'si 266.666,67 TL'den özkaynak toplamının 133.287,72 TL çıkarıldığında artırılabilecek sermaye tutarının 133.378,95 TL olacağı, davaya konu genel kurulda ise artırılacak sermaye tutarının 300.000,00 TL olarak belirlenmiş olmasının yani sermayenin bir anda % 75 oranında artırılmasının ortakların durumlarını ağırlaştırabileceğinin yapılan bilirkişi incelemesiyle anlaşıldığı, taraflar arasında sürmekte olan ortaklıktan çıkmaya ilişkin Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi davası değerlendirildiğinde sermaye artırım kararının şirketin öz sermayesini korumasından daha çok davacı ortağın durumunu ağırlaştırma kastıyla yapıldığı, sermaye artırımının alındığı genel kurul gündemine "şirketin geçmiş yıl ve/veya cari dönem zararları nedeniyle oluşan bilanço açığı ve sermaye kaybı ile TTK'nın 376/2. maddesine göre alınacak tedbirler ve/veya başka tedbirlerin alınması" yönünde bir madde de konulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 02.11.2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında 2 nci gündem maddesi ile alınan sermaye artırım kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin10.02.2020 tarih, 2020/36 E. ve 2020/323 K. sayılı kararıyla tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 04.02.2021 tarih, 2020/1363 E. ve 2021/874 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince, gerek görülmesi halinde davalı itirazının dayanağını teşkil eden uzman görüşüne ilişkin raporun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 293 üncü maddesi çerçevesinde incelemeye tabi tutularak sonucuna göre ve gerekmesi halinde aralarında finans konusunda uzmanlığı olan bir bilirkişi barındıran yeni bir heyet oluşturularak rapor alınması, davalı vekilinin uzman görüşüyle de desteklenen bilirkişi raporlarına vaki itirazlarının karşılanarak oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması ve Bölge Adliye Mahkemesince de kısmen farklı bir gerekçeye dayanılmak suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 31.12.2014 tarihli bilançosuna göre aktiflerinin cüzi bir miktar ilave ile borçlarını karşılayabildiği, dolayısıyla borca batık olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 376 ncı maddesi uyarınca bilançodan sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının 2/3’ünün karşılıksız kaldığı anlaşılırsa genel kurul sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirketin kendiliğinden sona ereceğinin düzenlendiği, sermayenin tamamlanması ibaresiyle esas sermayenin azaltılıp aynı tutarda arttırılması veya bilanço zararlarının kapatılması kasdedilmekte olduğu, şirket genel kurulu doğrudan sermayenin arttırılmasına dair bir karar ittihaz edilemeyeceği, önce esas sermayeyi 1/3’e indirmesi sonra 3/3’e tamamlayıcı arttırmanın yapması gerektiği, yani tamamlama işleminin sona ermesi halinde esas sermaye yine eski düzeyini bulacağı, dolayısıyla, 2014 yıl sonu bilançosu baz alındığında, zararının sermaye ve yasal yedek akçesinin 2/3’ünden fazla olduğu anlaşılan davalı şirkette genel kurulca 6102 sayılı Kanun'un 376 ncı maddesi uyarınca açıklanan kararlar alınabileceği, sermaye arttırım kararı alınamayacağı, bu durum karşısında, sermaye artırım kararının öz sermayenin korunmasından çok davacı ortağın durumunun ağırlaştırılması amacıyla yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 02.11.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2 nci gündem maddesiyle ile alınan sermaye arttırımı kararının iptaline karar verilmiştir

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında şirketin sermayesinin 2/3'den fazla olduğu belirtilmişse de bilirkişi raporlarında şirket sermayesinin 1/3'ün altına düştüğü belirtildiğini, Mahkeme kararının şirket sermayesinin 2/3'ünden fazla olduğu gerekçesi dosya kapsamına ters düştüğünü, bilirkişilerce hazırlanan 18.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda "Öz kaynakların 45,61TL tutarında sermayenin 1/3 oranı karşılamadığı tespit edilmiştir" denildiğini, raporun sonuç kısmında sermaye artırımına gerek olduğunun kabul edildiğini, şirketin kurumlar vergisi beyannamesinde, 01.01.2015 ile 31.12.2015 tarihleri arasını gösterir mizanında, işletme ayrıntılı bilançosunda görüldüğü üzere şirketin sermaye artırımına acil ihtiyaç duyduğunun açık olduğunu, Mahkemece davacı ortağın durumunu ağırlaştırmaya yönelik sermaye artırımına gidildiği gerekçesinin bilirkişi raporundaki subjektif görüşe dayandığını, bu gerekçenin gerçeklerle bağdaşmadığını, bilirkişi tarafından uzmanlık alanı dışında kalan ve Mahkemenin yetkisinde olan hususlarda yaptığı yorumların Mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, bilirkişilerce sağlıksız ve eksik bilgi ile değerlendirme yapıldığını, zira iyi niyet değerlendirmesi yapılırken davacının ortaklıktan çıkma davası olduğunun belirtildiğini, oysa ki ortaklıktan çıkma davasının reddedildiğini, davalının kötü niyetli olmadığını, şirketin kendiliğinden sona ermemesi ve devam etmesi için sermaye artırımının zorunluluğu göz önünde bulundurulmadan, müvekkili hakkında dosya kapsamıyla uyuşmayan kötü niyetli olduğunun kabulüyle hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, sermaye arttırımına ilişkin olağanüstü genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un 376 ncı maddesi.

  4. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararistinafcevapyargılamatemyizincelenenv.kararıkararınmahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:14

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim