Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6428

Karar No

2023/6180

Karar Tarihi

25 Ekim 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin un fabrikası olduğunu, ihracat yapmakla beraber yurt içindeki fırınlara pazarlamacılar ve komisyoncular vasıtası ile un satışı ile iştigal ettiğini, 09.01.2005 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesi gereğince davalı borçlunun müvekkili şirket ürünlerinin satış ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, bu sözleşme hükümlerine göre davalı borçlunun alım satım sonucunda ortaya çıkan cari hesap borcunu borcun doğumundan itibaren yedi gün içerisinde ödemesi gerekirken, müvekkili şirketin tüm sözlü uyarılarına rağmen kötü niyetli hareket ederek bugüne kadar ödemediğini, icra takibinde yer alan cari hesaba göre, borçlunun aracılık etmiş olduğu firmaların sözleşmede yer alan vadelerde borçlarını ödememeleri üzerine davalının ödemesi gereken miktarın 105.984,00 TL'lik kısmı için başlatılan icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline satılmış veya teslim edilmiş hiçbir malın olmadığını, dava dilekçesinde borcun müvekkilinin değil başkalarının borcu olduğunun belirtildiğini, ticari defterler ile konunun açıklığa kavuşturulacağını belirterek davanın reddini savunarak icra takibi konusu alacağının %20 icra inkâr tazminatı ile %10 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen 24.12.2015 tarihli ve 2014/508 E., 2015/965 K. sayılı kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmede davalı tarafından aracılık yapılarak satılacak olan mal bedelinin ödenmemesi hâlinde bedelin davalı tarafça ödeneceğine dair bir taahhüdün yer almadığı, ayrıca bu sözleşme dışında haricen yapılmış bir borç üstlenme, kefalet sözleşmesi veya garantörlük sözleşmesinin de davacı tarafça sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle de davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince 06.03.2017 tarih ve 2016/6217 E., 2017/1786 K. sayılı kararı ile; “…Taraflar arasında 09.01.2005 tarihli Yetkili Satıcılık Sözleşmesi imzalanmış ve yine sözleşmenin eki olan 13.02.2006 tarihli "Belgedir" başlıklı protokol düzenlenmiştir. Diğer yandan sözleşme gereğince davalının çeşitli tarihli sipariş formları ile mal siparişi verdiği ve siparişlerin teslim edileceği üçüncü kişileri bildirmiş olduğu ve malların teslim edilmiş olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece davacının üçüncü kişilere teslim edilen mal bedeli yönünden açıklanan sözleşme ve belge hükümleri gözetilmeden ve alınan bilirkişi raporlarına neden itibar edilmediği karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile dosya içeriğindeki belgelere uygun düşmeyecek şekilde karar verilmesi isabetsiz görülmüştür,…” gerekçesi ile karar bozulmuş, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

Mahkemece 10.07.2017 tarih ve 2017/523 E., 2017/544 K. sayılı kararı ile; önceki karar gerekçesi yanında, bozma kararına esas olan belgenin delil olarak gösterilmediği ve mahkemeye sunulmadığı, temyiz dilekçesine ek olarak sunulan belgeye karşı davalı vekilince açık olarak süresinde sunulmadığı belirtilerek yeni delile muvafakat edilmediğinin dile getirildiği, bu durumda taraflarca getirilme ilkesine tabi davada temyiz aşamasında sunulan “Belgedir” başlıklı delilin mahkemece esas alınması hâlinde, bunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 121, 137, 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası ve 141 inci maddelerine aykırılık oluşturacağı, ayrıca taraflar arasındaki hukukî ilişkinin niteliği ve sözleşmede öngörülen koşullar karşısında bilirkişi raporunun sonuca bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

C.Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.12.2021 tarih 2018/(19)11 364 E. 2021/1752 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 09.01.2005 tarihli “Yetkili Satıcılık Sözleşmesi” imzalandığı ve yine sözleşmenin eki olan 13.02.2006 tarihli “Belgedir” başlıklı protokol düzenlendiği, eldeki davada, belirtilen sözleşme ve protokol hükümleri gereğince davalı tarafından aracılık yapılarak satılan ancak bedeli ödenmeyen mal bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğinden bahisle aleyhine başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali talep edildiği, taraflar arasındaki hukukî ilişkinin sözleşmeden kaynaklandığından, uyuşmazlığın sözleşmede öngörülen hükümler ile eki niteliğinde olduğu belirtilen belgedeki açıklamalar kapsamında çözümlenmesi gerektiğinin açık olduğu, ancak taraflar arasında imzalanan 09.01.2005 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinin eki olduğu belirtilen 13.02.2006 tarihli “Belgedir” başlıklı protokolün davacı tarafça sunulan 17.01.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinde bahsinin geçmesine karşın ilk kararın temyizine ilişkin dilekçeye ekli olarak sunulduğu, davalı tarafça da bu delilin sunulmasına muvafakat edilmediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, taraflarca getirilme (hazırlama) ilkesinin uygulandığı davalarda, dava malzemesinin ve bu kapsamda delillerin taraflarca gösterileceğini, hâkimin kanunda belirtilen durumlar dışında kendiliğinden delil toplayamayacağını, ancak somut olayda davacı tarafça 17.01.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinin 6 ncı maddesinde açıkça 13.02.2006 tarihli belgeden bahsedilerek, davalının belge gereğince müteselsilen sorumlu olduğu ve borcunu ödemediği ileri sürüldüğü, bu durumda Mahkemece ön inceleme duruşmasında o tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı Kanun'un 140 ncı maddesinin beşinci fıkrasının açık hükmüne uygun olarak dayanılan belgenin sunulması için davacı tarafa iki haftalık kesin süre verilmesi, belge sunulmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edilmesi gerekirken, bu usul hükmüne uyulmaksızın ve dolayısıyla anılan belge nazara alınmaksızın hüküm kurulmasının doğru olmadığı, o hâlde Özel Daire bozma kararında belirtildiği üzere, Mahkemece davacının üçüncü kişilere teslim edilen mal bedeli yönünden açıklanan sözleşme ile belge hükümleri dikkâte alınarak, bu bağlamda düzenlenen bilirkişi raporlarına neden itibar edilmediği de gerekçeli bir şekilde açıklanmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıdaki belirtilen bu ilâve gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamı doğrultusunda mahkememizce 6100 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesinin beşinci fıkra hükmü uyarınca taraflara belge sunulması için kesin süre verilmemiş olması nedeniyle 13.02.2006 tarihli belgenin iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dosya kapsamındaki diğer deliller ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda yapılan değerlendirmede; davalının 13.02.2006 tarihli belge ile aracılık ettiği mal satışlarından kaynaklanan borçtan sorumlu olacağını garanti/taahhüt ettiği, bu nedenle 3. kişilere satılan mallar nedeniyle davacıya karşı sorumlu olacağı, bozma öncesi alınan 02.07.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle pazarlama konusu malların satışı nedeniyle davacının davalıdan 105.829,85 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, raporun dosya kapsamıyla ve bozma ilamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2013/18556 E. sayılı dosyasına vaki itirazının 105.829,85 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin işbu alacak kalemi üzerinden talepnamedeki diğer koşullar ile aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan iptaline karar verilen toplam 105.829,85 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 21.165,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmelerde kefalete veya buna benzer bir sorumluluğa ilişkin bir hüküm olmadığını, sözleşmede bu anlama gelebilecek bir tek cümle dahi olmadığını, sözleşmede tarafların birbirleri ile yaptıkları ticaretten bahsedildiğini, ancak davalıya satılan bir tek çuval dahi un olmadığını, fatura ve irsaliye de bulunmadığını, sadece davacı tarafından tutulan cari hesap kaydı olduğunu, onun da hatalı olduğunu, davacının pazarlamacısı olan müvekkilinin alıcılardan sipariş alıp davacıya iletmekten başka bir görevi bulunmadığını, müvekkilinin kefil olduğu kabul edildiği takdirde dahi şekil şartı yerine getirilmediğinden hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin ödenmeyen mal bellerinden sorumlu tutulamayacağını, kendisinin malı satın alan olmadığı gibi malı satın alan üçüncü kişiler için de hiçbir teminatı, kefilliği, garantörlüğü bulunmadığını, Hukuk Genel Kurulu kararında belirtilen 13.02.2006 tarihli belgenin de bu manada alacaklarına delil teşkil edebilecek bir yönü olmadığını, belgenin aslının dosyaya ibraz edilmediğini, imza yönünden itirazları bulunduğunu, bilirkişi raporlarının hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Yargıtay kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 09.01.2005 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinin eki olduğu belirtilen 13.02.2006 tarihli "Belgedir" başlıklı protokolün davacı tarafça sunulan 17.01.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinde adının geçtiği ancak ilk kararın temyizine ilişkin dilekçeye ekli olarak sunulmuş olduğu ve davalı tarafça da bu delilin sunulmasına muvafakat edilmediği nazara alındığında, bu belgenin esas alınarak hüküm kurulmasının 6100 sayılı Kanunu’nun 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 121, 137, 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası ve 141 inci maddelerine aykırılık oluşturup oluşturmayacağı, diğer yandan sözleşme gereğince davalının çeşitli tarihli sipariş formları ile mal siparişi verdiği ve siparişlerin teslim edileceği üçüncü kişileri bildirmiş olduğu ve malların teslim edilmiş olduğu hususu ile mahkemece alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında Mahkemece verilen kararın isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 100 sayılı Kanunu’nun 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 121, 137, 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası ve 141 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizincelenenmahkemekararınv.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim