Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5430
2023/6150
25 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Dava kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Levanteks Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumu Tekirdağ İl Müdürlüğü hasım gösterilerek, davacı ... için Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 Esas sayılı dosyası, davacı ... için Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 Esas sayılı dosyası ile, davacıların Levanteks Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde fiilen çalıştıklarının tespiti talebiyle tespit davası açıldığını, ancak Levanteks Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, ilgili dosyalarda adı geçen şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, şirketin son adresinin Merkez/Tekirdağ olduğunu beyanla Levanteks Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar verilerek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına, durumun tescil ve ilan edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı sicil memurluğunca yapılan tescil ve ilan işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, ihyası talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiğinin tescil ve ilan olunduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin 15 nci bendi uyarınca davacının davasının süresinde açılmadığını, Ticaret Sicil Müdürlükleri'nin şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olması nedeniyle davanın kabulü halinde davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını beyanla davanın reddi ile davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; ihyası istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilân sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’sen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 E. ve Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket ortağının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli, 2022/898 E. ve 2022/1436 K. sayılı kararıyla; mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 18.01.2023 tarih, 2022/7267 E. ve 2023/340 K. sayılı kararıyla dava, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açıldığı, mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı gözetilerek ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca tasfiye memuru atanması ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile esas hakkında yeniden hüküm kurulduğu ancak Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olduğundan bu kez ihyasına karar verilen şirkete, şirket ortağı ...'in tasfiye memuru olarak atanması ile ihyanın Çorlu 1. İş Mahkemesi'nin 2021/145 Esas ve Çorlu 2. İş Mahkemesi'nin 2021/83 Esas sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Memurlukları Tasfiye/Ek tasfiye, şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olduklarından davanın kabulü halinde yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını ve müvekkili davalı kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacının davasının süresinde açılmadığını, müvekkilince şirketin ticaret sicilindeki adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar yollanmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden resen terkini yapılan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52