Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2179

Karar No

2023/6143

Karar Tarihi

25 Ekim 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki marka ile ilgili kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır gözlükler, güneş gözlükleri ve lenslerinin ithalat ve satışı işini sürdürdüğünü ve “NETWORK” markasını aktif şekilde kullandığını, halihazırda koruma altındaki markayı devralması hasebiyle tekrar kuruma başvuru yaparak markasının korunmasını sağlamak istediğini, müvekkilinin bu amaçla yaptığı 2015/57196 sayılı "NETWORK" ibareli ve 09 uncu sınıf: "Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları" mallarını içeren marka tescil başvurusunun, davalı şirketin 2009/63270 numaralı "Network Timeless" ibareli markasına dayalı itirazı sonucunda, 16.05.2017 tarihli ve 2016 M 3443 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin marka haklarının halen devam ettiğini, müvekkilinin başvurusu ile itiraza gerekçe gösterilen markanın 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca aynı veya benzer olmadığını ileri sürerek, davalı YİDK kararının iptalini ve 2015/57196 sayılı markanın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının marka başvurusunun müvekkilinin tescilli ve tanınmış “NETWORK” seri markaları ile aynı olup, vekil eden mallarının yüksek tanınırlığından yararlanılmaya yönelik olduğunun ve iltibasa yol açıp, müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğini zedeleyeceğinin aşikar bulunduğunu, davacı sözkonusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davacı aleyhine vekil eden tarafından 2004/46586 numaralı 09 uncu sınıfta tescilli "NETWORK" markasının kullanmama sebebi ile iptal talepli olarak 12.12.2014 tarihinde dava açıldığını ve davanın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/269 E. sayılı dosyası üzerinde görüldüğünü, anılan davada 2004/46586 numaralı markasını kullandığını ispat edemeyen davacının, markanın iptal edileceğini bildiğinden, 14.07.2015 tarihli karar duruşması öncesinde 03.07.2015 tarihinde, "NETWORK" ibaresinin 09 uncu sınıftaki aynı mallar için dava konusu marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, vekil eden tarafından 12.11.2014 tarihinde noterden ihtarname keşide edilerek, gerek kullanmamasına rağmen haksız yere tescil işgali yaptığı, gerekse kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, anılan markayı gerçek hak sahibi olan vekil edene devretmesinin istendiğini, davacı tarafından olumlu veya olumsuz bir geri dönüş gerçekleştirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka yer alan tüm malların, davalı markasında 09 uncu sınıfta yer alan mallarla ile birebir aynı bulunduğu, davacı tarafın "NETWORK" markasının standart düz büyük harf karakteri ile yazılan kelime markası olduğu, başkaca bir şekil, renk unsuru içermediği, davalı tarafa ait “Network Timeless” markasının baş harfleri büyük, diğerleri küçük harf karakteri ile yazılan iki kelimeden oluşan kelime markası olduğu, başkaca bir şekil, renk vs. içermediği, dolayısıyla taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu ve ortalama tüketici nezdinde çağrıştırma ihtimali de dahil benzerlik ve karıştırma ihtimali doğacağı, davacı tarafa ait 2004/46586 sayılı markanın 09 uncu sınıfta bulunan “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları“ için tescilli bulunduğu, davalı tarafından İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 12.12.2014 tarihinde 556 sayılı KHK'nin 14 üncü maddesi uyarınca kullanılmama gerekçesi ile hükümsüzlük davası açıldığı, mahkemenin 14.07.2015 tarihinde söz konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verdiği, dava konusu 2015/57196 sayılı "NETWORK" markası için 03.07.2015 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davacının önceki ve sonraki markaları görsel olarak karşılaştırıldığında birebir aynı ibarenin kullanıldığı, markanın kelime unsurunun aynı kalmakla birlikte herhangi bir şekil unsuru içermediği ve birebir aynı ibarenin kullanılması nedeniyle müktesep hak şartlarından ilkinin gerçekleştiği, emtia bakımından ise çekişme konusu 09 uncu sınıfın aynı olduğu, ancak davacının müktesep hak iddiasına konu ettiği marka kapsamını kullanıldığı yönünde herhangi bir delilin bulunmadığı, ayrıca müktesep hakka konu yaptığı 2004/46580 sayılı markanın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'de 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesine göre açılan iptal davasında yapılan yargılama sonucunda, davalının bu marka kapsamındaki ürünler yönünden söz konusu markayı kullanmadığı ve yargılama sırasında markayı kullandığına dair delil sunamadığı gerekçesiyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, ancak kararının 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle bozularak Yargıtay'dan döndüğü ve davanın reddine karar verildiği, bu durumda davacının müktesep hak ileri sürdüğü markanın, marka kapsamında kalan ürünler yönünden hiç kullanılmadığı, bu hususların İstanbul 3 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 14.07.2015 tarihli ve 2014/269 E. 2015/164 K. sayılı kararında bir maddi olgu olarak tespit edildiği, bu durumda müktesep haktan yararlanmanın üçüncü koşulunun, yani kullanım koşulunun sağlanmadığı, 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi anlamında farklı mal bulunmadığından, KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uygulanma koşullarının oluşmadığı, işbu dava konusu başvurunun 2004/46586 sayılı marka hakkında açılan hükümsüzlük davasının sonuçlarından kurtulmak ve hükümsüzlük davasında alınacak kararı etkisiz hale getirmek amacı ile yapılmış bir başvuru olduğu, dolayısıyla başvurunun kötü niyetli olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalı arasında görülen hükümsüzlük davasında, müvekkilinin avukat ile takip yapmadığını ve süresi içerisinde delil sunmadığını, söz konusu davanın yasa iptali sebebiyle bozulduğunu ve ortada yasal olarak müvekkilinin markasını kullanmadığını ispatlayan bir kararın mevcut olmadığını, müvekkilinin tescil ettirdiği markasını kullandığına ilişkin mevcut davada delillerini sunmasına rağmen, bu delillerin değerlendirilmeden karar kurulduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır gözlük imalatı ve satışı yaptığını ve markasını aktif şekilde kullandığını, buna ilişkin vergi kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin hükümsüzlük davasında hukuki bilgi eksikliği sebebiyle süresi içerisinde delil sunamamış olmasının, işbu davada aleyhe değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin hükümsüzlük davasının sonuçlarından kurtulmak amacıyla mevcut davayı açtığını ve kötü niyetli olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, dava konusu marka ile ilgili olarak İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/86 E. sayılı dosyasında açılan davanın reddedilmiş olup, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin lehine verilmiş bir kararın sonuçlarından kurtulmak amacıyla başvuru yapmasının mümkün olamayacağını, müvekkilinin mevcut başvuruyu hükümsüzlük davası sonuçlanmadan önce, yani davanın lehine veya aleyhine olup olmadığı belli olmadan yaptığını, bu sebeple başvurunun kötü niyetli kabul edilmesinin son derece hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.01.2020 tarih ve 2019/2269 E. ve 2020/16 K. sayılı kararında, kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt hükümsüzlük davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusu, başvurunun kötü niyetli olduğunu kabul için yeterli olmadığı, somut uyuşmazlıkta da sadece davacının 2004/46586 sayılı markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü için açılan davanın varlığına rağmen işbu dava konusu marka tescil başvurusunda bulunması, kendisinin kötü niyetli olarak kabulü için yeterli olmadığı, dosya kapsamında davacının kötü niyetli sayılmasını gerektirecek başka bir delil de bulunmadığından mahkemece davacının kötü niyetli olduğunun kabul edilmesinin doğru görülmediği, davacının önceki tarihli tescilli markasına dayalı kazanılmış hakkı bulunmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğu, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesi

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.10.2023. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

“network”kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece"network"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim