Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1977

Karar No

2023/6083

Karar Tarihi

23 Ekim 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 25.04.2005 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, davalının ZFC Kozmetik Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı ile bir şirket açarak, bu şirket üzerinden davacıya ait ürünlerin taklidinin satışını yaptığının öğrenilmesi üzerine haksız rekabet ve marka hakkında tecavüz eden teşkil eden eylemlerini sonlandırması için davalıya noter kanalıyla 19.07.2013 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, aynı tarihte davacı ile olan distribütörlük sözleşmesinin feshedildiğini, davalının taklit ettiği "kartal logosu"nun davacı şirketin tescilli Forever Living markasının asli unsuru olduğunu, davalının bu logoyu marka tescil kapsamı içinde yer alan mal ve hizmetlerde kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, www.zfc.com.tr isimli internet sitesi kurarak tecavüze konu ürünlerin sitede tanıtılarak satışa arz edildiğini ileri sürerek davalının satışa arz ettiği ürünlerden, her türlü yazılı ve basılı evraktan silinmesine, www.zfc.com.tr web sitesinden kaldırılmasına, reklam, promosyon ve tanıtım ilanlarda kullanılmasının men'ine, tecavüze konu eylemlerinin durdurulmasına, kararın ilanına, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin men'ine ve durdurulmasına, 30,000,00 TL maddi, yoksun kalınan kazançtan dolayı 30.000,00 TL, itibar kaybı nedeniyle 50.000,00 TL olmak üzere şimdilik 110.000,00 TL'nin davalının şirketinin faaliyete başladığı tarihten itibaren ticari işleyecek avans faiz oranına göre işleyecek faiz ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili, ön inceleme duruşmasında marka hükümsüzlüğü taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli markasını kullandığını, davacı adına TPMK nezdinde tescilli bir marka olmaması sebebiyle davacının markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinin olmadığını, ve davacı tarafın bu sebeple taraf sıfatının da olmadığını, inhisari olmayan lisans sahiplerinin dava haklarının bulunmadığını, davacı tarafça ileri sürülen marka ile kendi markaları arasında şekilsel benzerliğin olmadığını, her iki markanın asıl unsurlarının kelimeden oluştuğunu, farklı kartal figürlerinin kullanıldığını, Amerikan Şirketine ait markanın kelime öbeğinin "Forever" kelimesi ve eklentilerden oluştuğunu, davalı markasının kelime öbeğinin ise "zfçplus" ibaresinden oluştuğunu, markalardaki kartal figürünün kullandığı zeminlerin, görünümlerinin, konumlandırıldığı yerlerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bilirkişilerce, davacı şirketin münhasır lisans hakkı sahibi olduğu dava dışı Aloe Vera of America Inc TPMK nezdinde tescilli FOREVER LIVING ve şekil markalarının, davalı adına 03 üncü sınıfta yer alan emtialar için 2013 65321 no ile tescil edilmiş olan ve 35 inci sınıfta yer alan hizmetler için 2012 72312 no ile tescil edilmiş olan Zfcplus şekil markaları ile benzer olmadığı, markalar arasında benzerlik olmadığından kötü niyetli tescilden bahsedilmeyeceği, davacıların markaları ile davalı markaları arasında benzerlik olmadığından, davacıların tescilli markalarının itibarına zarar verilemeyeceği, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, tescilli bir markanın hükümsüzlüğüne karar verilip karar kesinleşene kadar tescilli marka hakkı sahibinin markasını kullanmasının hukuken meşru olması nedeniyle davacılann herhangi bir kazanç kaybı veya tazminat talep edemeyeceği yönünde rapor tanzim edildiği, asıl marka sahibi lisans veren adına FOREVER şekil (kartal şekli) markasının 2009 52087 no ile 05.10.2009 tarihinden itibaren 05, 30 ve 32 nci sınıflarda yer alan mallar için; Kartal şekli markasının 2009 52083 no ile 05.10.2009 tarihinden itibaren 03, 05, 30 ve 32 nci sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için; FOREVER LİVİNG + şekil PRODUCTS markasının 2009 52075 no ile 05.10.2009 tarihinden itibaren 03, 05, 30 ve 32 nci sınıflarda yer alan mallar için; FOREVER LİVİNG + şekil PRODUCTS markasının 99 019083 no ile 15.11.1999 tarihinden itibaren 03, 05, 30 ve 32 nci sınıflarda yer alan mallar için; Sonya colour Collectıon markasının 99 019079 no ile 15.11.1999 tarihinden itibaren Aloe Vera Of Amerıca Inc adına 03 üncü sınıfta yer alan ürünler için tescil edilmiş olduğu; Zfc plus şekil markasının 17.08.2012 tarihinden itibaren 2012/72312 no ile 35 inci sınıfta; zfc plus markasının 26.07.2013 tarihinden itibaren 2013 65321 no ile 3 üncü sınıfta ... adına tescil edilmiş olduğu, davacı şirket ile dava dışı Aloe Vera of America Inc. arasında imzalanmış olan Münhasır Pazarlama ve Lisans Anlaşmasına göre lisans alanın Forever Living Sağlık ve Güzellik Ürünleri Ltd. Şti. lisans verenin Aloe Vera of America İnc. (AVA) arasında düzenlendiği, www.zfc.com.tr şeklinde alan adı olmadığı, davalının web sitesinin www.zfckozmetik.com.tr şeklinde olduğu, 09.06.2012 tarihinde oluşturulup, 08.06.2020'ye kadar ... adına tahsis edildiği, sitede davalının tamamen kendi tescilli markasını kullandığı, davacının markası tanınmış marka olmadığından, taraf markalarındaki kartal işaretinin sözkonusu ürünlerdeki mevcudiyeti hitap ettiği tüketici kitlesi yönünden bir karıştırmaya neden olmayacağı, kartal figürü ve renkleri kimsenin tekelinde olamayacağından ve kartalların figürleri de farklı olup markalarda tali unsur olarak yer aldıklarından markalardaki asıl unsurların ZFC PLUS ve FOREVER ibareleri olduğu, kartal şeklinin ise ayırdediciliği zayıf, tali bir unsur olduğu, ortalama düzeydeki yararlanıcı ve tüketicilerin ilk bakışta ve derhâl her hangi bir araştırma yapmasına gerek kalmaksızın bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki marka olduğunu algılamalarının mümkün olduğu, davalı markasının kullanımının tescil edildiği şekline uygun olduğu, aksinin iddia ve ispat edilmediği, marka tescil belgesi iptal/terkin ettirilmediği sürece sahibine yasal koruma ve kullanma hakkı tanıdığı, başkasının markasına tecavüz ve rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Kartal" logosunun ayırdediciliğinin zayıf ve tali bir unsur olmadığını, altın renkli/lame kartal logosunun her iki taraf markasında ortak unsur olduğu tespit edilmesine rağmen kartalların şekli ve renginin farklı olduğundan bahisle bu şeklin ayırtedici olmayıp tali unsur olduğu yönündeki kanaatin yanlış olduğunu, dava konusu markalarda yer alan kartal işaretinin her iki marka grubunda da altın renkli/lame olarak yer aldığını ve kartal simgesinin şekli ve rengi itibariyle benzerlik bulunduğunu, davacının lisans hakkı sahibi olduğu markada yer alan kartal logosunun markanın ayırdedici nitelikle asli bir unsuru olduğunu, davalının markasında yer alan kartal logosunun ise davacı markası ile benzerlik arz ettiğini, davaya konu markaların benzer sınıflarda tescilli olduklarını, hizmet gruplarında benzerlik sebebiyle bu durumun iltibas ihtimali açısından önem taşıdığını, kartal figürü ve renklerinin kimsenin tekelinde olamayacağı yönündeki görüşün doğru olmadığını, davalının davacının eski distribütörü olduğu ve yeni kurduğu şirketinde davacının lisans hakkı sahibi olduğu markanın, tüketiciyi yanıltacak denli benzerini kullanmasına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, davalının davacı ile aynı sektörde, aynı müşteri kitlesine, aynı ürünlerle hizmet verdiğini, ortak pazar kitlesine hitap ettiğini, davacının lisans hakkı sahibi olduğu markasının, eski distribütörü olan davalı tarafından haksız olarak kullanılmasına onay vermediğini her aşamada davalıya bildirdiğini, davalının marka tescillerini dahi distribütörlük sözleşmesinin 19.07.2013 tarihinde feshinden sonra yaptırdığını, davalının kötü niyetli olduğunu, bilirkişi raporunda bir yandan markalar arasında benzerlik tespit edilmiş iken, iltibasın bulunmadığı kanaatinin çelişik olduğunu, ek rapor ve yeni rapor taleplerinin reddedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalının kullanımının kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de, bu iddianın ispat edilemediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih, 2014/11 696 E. ve 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu yönündeki istinaf istemine itibar edilmediği, ayrıca Mahkemece yeni bir bilirkişi incelemesine gerek görülmemiş olmasının dosya kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olduğu, teknik yönlerden mevcut bilirkişi raporundan faydalanılması sebebiyle yasaya aykırılık olmadığı, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkına Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yapılan değerledirmeye göre taraf markaları arasında emtia benzerliğinin olduğu, ancak somut olay değerlendirildiğinde, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarındaki ortak unsur olan "kartal" şeklinin herkesin bildiği bir şekil olup ortalama tüketicilerce bilindiği, sadece bu ibarenin ortak olarak kullanılmasının, tarafların markaları arasında benzerliğe sebep olmayacağı, davalı markasında kullanılan şekil unsurunun, gerek konumlandırılması gerekse markanın bütünü içindeki yeri itibariyle tüketicinin algısında farklı bir durum oluşturduğu, markalarda kullanılan ibarelerden bir kısım şekiller alınarak ilişki kurulmaya çalışılmasının, bütünsel karşılaştırma ilkesine aykırı olacağı, markada yer alan şekil ve sözcük unsurlarının da markaları farklılaştırdığı, Mahkemece haksız rekabet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarındaki kartal figürünün asli unsur olup, markalar arasında benzerlik olduğunu, karıştırılma ihtimalinin incelenmesinde markanın bütüncül ele alınması gerektiğini, markalar arasındaki sözcük unsurları benzer değilse de kartal şeklinin benzer olduğunu, boyutlarının aynı olduğunu, yönlerinin ters çevrildiğini, her ikisinde de kanatların açık olduğunu, ilk bakışta göze çarpan asli unsurun kartal şekli olduğunu, davalı markasının, müvekkili ile aynı hizmet ve ürün sınıfları yönünden tescilli olduğu göz önüne alındığında kartal logosu yönünden ortak pazar kitlesi için iltibas oluştuğunu, davalının davacı distribütörü olduğu sürede elde ettiği müşteri çevresini, sanki davalı markasının davacı markasının yenilenmiş bir hali olduğu, davacı markasının seri markasıymış görünümü vermek suretiyle aldatarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin eski distrübütörü olan davalının markasını davacı markası ile aynı hizmet ve ürün sınıfı için tescil ettirerek müvekkilinin sahip olduğu pazar payından yararlanmaya çalışması sebebiyle kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin markası ile aynı mal ve hizmet sınıfında emtia benzerliği bulunan davalı markasının tüketiciler nezdinde karıştırılabileceği, dolayısıyla marka hakkına yönelik tecavüzün mevcut olduğunu, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün görülerek bilirkişi raporunun yetersiz olduğu yönündeki istinaf taleplerinin karşılanmamasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerce bir yandan markalar arasında benzerlik bulunuğu belirtilirken bir yandan da iltibas bulunmadığı yönünde çelişik görüş bildirildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve maddi tazminat taleplerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaflıvıngtemyizincelenenvı.kararınproductsmahkemesikararıforeveronanmasınalivingderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:14:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim