Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2299

Karar No

2023/5987

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, muris ...'in senedin tanzim tarihinde 84, vade tarihinde 90 yaşında olduğunu, böyle bir borçlanmaya ihtiyacının olmadığını, yaşı itibari ile borçlanma bilincinin de olmadığını, alacaklı gözüken ...'in murisin oğlu İbrahim Şahin ile evlilik dışı birlikte yaşadığını, ...'in murise vasi tayin edilmiş ve murisin kısıtlanmasına karar verilmiş olduğunu, böylece davalının bakım parası aldığını, bu sırada dava konusu senedin tanzim ettirilmiş olduğunu, bu sırada senedin vadesi geçtiği halde icra takip işlemi yapılmadığını, İbrahim Şahin'in murise vasi tayin edilmesinden sonra icra takibine geçildiğini ve icra dosyasından çıkartılan ödeme emrine İbrahim Şahin'in itiraz etmeyerek takibin kesinleşmiş olduğunu, bunların davalının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davalı ile muris arasında hiçbir alacak borç ilişkisinin olamayacağını, murisin yaşının ilerlemesi sebebiyle davalının hile ve desise ile ona borç yüklenmiş olduğunu, bu nedenlerle Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2014/4892 Esas sayılı dosyasında müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile muris ...'in oğlu İbrahim Şahin'in kaçarak evlenmiş olduklarını, bu evlilik sonrasında taraflar arasında çıkan husumet nedeniyle aileler arasında toplantı yapılarak çözümlemeye çalışılmış olduğunu, bu toplantı sırasında 10 dönüm tarla ile Kozan'da bir dairenin davalı müvekkiline verileceği hususunun kararlaştırılmış olduğunu, malların bedeline denk gelen iş bu söz konusu senedin düzenlendiğini, senetteki parmak izinin kayınvalidesine ait olduğunu, senedin tanzim edildiği tarihte devlet hastanesinden akli dengesi yerindedir şeklinde rapor alındığını, murisin gayet aklı başında hareket ederek iş bu davaya konu senedi düzenlediğini, aklı başında iken senedin icrasını tebliğ aldığını ve kendisi düzenlediği için bu takibe itiraz etme ihtiyacı duymadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın görevsizlik nedeni ile usulden ve esastan reddine, davanın reddi neticesinde karşı taraf davacı borçlunun %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konusu senedin imzalandığı tarihte murisin yaşının 84 olduğu ve senedin vade tarihinde 90 yaşında olduğu, senet düzenlenirken tek doktordan rapor alındığı, yine murisin 24.06.2011 tarihinde kısıtlanmasına karar verilerek senet alacaklısı davalı ...'in vasi olarak atandığı, senedin 23.10.2014 tarihinde icraya konulduğu, bu tarihte de murisin vasisinin (29.03.2019'dan itibaren) davalının gayriresmi şekilde yaşadığı murisin oğlu İbrahim olduğu, murisin senedin düzenlenme tarihinde murisin kolluk araştırmasına göre borçlanacak bir durumunun olmadığı, zira davalının da SED araştırmasına göre senet miktarını murise verecek ekonomik gücünün olmadığı, ispat yükünün davalıda olduğu, fakat davalının alacağını ispatlayamadığı gibi dava konusu senette nakden yazmasına rağmen davalı cevap dilekçesinde davalının kaçarak evlenmesinin nedeni ile kayınpederin davalıya 10 dönüm tarla ve Kozan'da bir ev vaadinde bulunduğu, bu borcu ödemediği, bu sebeple murisin senedi verdiğinin belirtildiği, bu sebeple senedin veriliş (nakden) şekli ile davalı beyanları arasında çelişki oluşmuş olması, murisin hasta ve yaşlılığından faydalanılarak parmak basmak suretiyle düzenlenmiş olan senedin mal kaçırmak amacı ile düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacıların Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2014/4892 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçilen 19.01.2006 düzenleme tarihli, 02.02.2012 vade tarihli, 250.000,00.TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin akli melekelerine ilişkin belge bulunmadığını, murisin davalıya borçlu olduğunun tanık beyanları ile de ispat edildiğini, davacı tarafından parmak izinin murise ait olmadığını iddia ettiğini ancak daha sonra bu iddiasından vazgeçtiğini, senetteki parmak izinin murise ait olduğunu, senedin tanzim edildiği tarihte devlet hastanesinden akli dengesi yerindedir şeklinde rapor alındığını, bu senedi de muris ölmeden bir yıl önce icraya sunduğunu, murisin de buna ilişkin tebligatı iki şahit huzurunda parmak basarak aldığını, bu durumun soruşturma konusu olup müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, murisin gayet aklı başında hareket ederek davaya konu senedi düzenlediğini, aklı başında iken senedin icrasını tebliğ aldığını ve kendisi düzenlediği için bu takibe itiraz etme ihtiyacı duymadığını, mahkemece senedin mal kaçırmak amacı ile düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava, senetten kaynaklanan menfi tespit davası olup, senedin tanzim tarihi itibariyle yürülükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 688 maddesinde bonoyu tanzim edenin imzasının kambiyo senedinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan olduğunun belirtildiği, mühür ya da parmak izi ile kambiyo senedinin düzenlenemeyeceği, poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesinin gerektiği, el ile atılan imza yerine mekanik herhangi bir araç veya el ile yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmi bir şahadetnamenin kullanılamayacağı, somut olayda, icra takibine konu olan senette davacıların murisi olan ...'in imzası yerine parmak izi bulunduğu, kanunda bono üzerinde düzenleyenin imzasının bulunması belirtilmiş olduğundan dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, geçersiz olduğu, menfi tespit davasında ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu davalının davacıların murisinin borçtan sorumlu oldukları yönündeki başkaca herhangi bir delil sunmadığı , davaya konu miktar itibari ile alacağın tanık ile ispatlanması mümkün olmadığı mahkemece, davalının alacağı ispatlayamadığı bu nedenle davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 688 inci maddesi

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim