Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2306
2023/5976
18 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine 23.08.1984 keşide tarihli, 10.06.2013 vade tarihli 100.000 USD bedelli kambiyo senedine dayalı olarak takip başlatıldığını, takibe konu olan senedin 1980'li yıllarda müvekkilinin 3 üncü bir kişiye olan borcunun teminatı olarak verildiğini, borcun ödenmesiyle birlikte muhafaza amaçlı baba evinde bırakıldığını, müvekkilinin kardeşi olan davalının söz konusu senedi alarak yıllarca sakladıktan sonra takibe koyduğunu, açığa imzanın kötüye kullanılması nedeniyle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/408 E. sayılı dosyası ile davalı ve davalının oğlu hakkında ceza davası açıldığını, düzenleme tarihi 23.08.1984 olan çekin vade tarihinin 10.06.2013 olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davacının takip konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin dayanağı olan senedin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının ispat yükünün davacıda olduğunu, bononun sebepten mücerret olup senedin düzenleme tarihinde müvekkilinin kardeşine yardımcı olmak üzere verdiği paranın karşılığında uzun vadeli olarak senedin düzenlendiğini, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/408 E. 2015/385 K. sayılı dosyasında, davacının davalı ... aleyhine takibe konu olan senetle ilgili yaptığı şikayet nedeniyle yargılama sonunda suça konu senedin sanığın kardeşi olan ... ve yeğeni diğer sanık Suat Kurt tarafından ele geçirilerek, boş olan kısımları bir şekilde doldurularak sahte kambiyo senedi şekline dönüştürülüp kullanılmış olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapora göre bu senedin sahte olarak düzenlendiğinin sabit olduğu, böylece yakın akraba olan kişilerin sahte kambiyo senedini temin ederek, kamu kurumu olan icra dairesini aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve sahtecilik suçlarını iştirak halinde işledikleri gerekçesiyle cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın kesinleştiği, dava konusu senedin sahte olarak düzenlendiğinin ceza dosyası ile sabit olduğu, ceza mahkemesince kesinleşen maddi vakıaların hukuk mahkemesini bağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının takip konusu senede ilişkin borcunun bulunmadığının tespitine, takip alacaklısının davacı aleyhine takip başlatmakta kötü niyetli olduğu erekçesiyle % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, takip konusu bonodaki imzaya kesinlikle bir itirazda bulunmadığını, dava dilekçesinde bononun başka bir hukuki ilişki için dava dışı üçüncü kişilere verildiğini, daha sonradan bu senedin davalı tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirilerek kullanıldığının ileri sürüldüğünü, dava dilekçesinde bonodaki imzaya itiraz edilmediği gibi, davanın herhangi bir aşamasında da imzaya itiraz edilmediğini, bu sebeple ortada hukuken geçerli bir senet bulunduğunu, bu senedin aradaki sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğu veya senedin bedelsiz olduğu iddiasının ancak yazılı belgelerle ve yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın bu senedin geçersiz olduğuna ilişkin herhangi yazılı delil ileri sürememesine rağmen davanın kabulünün doğru olmadığını, mahkeme gerekçesinin son derece yanlış olduğunu, Türk mevzuatına göre hukuk mahkemelerinin, ceza mahkemelerinin kararı ile bağlı olmadığını, hukuk mahkemelerinin hukuk usulü kanununa göre delilleri değerlendirerek yeniden karar vermek zorunda olduğunu, dava dosyasında bu senedin ceza hükmü verilecek şekilde elde edildiğine veya doldurulduğuna ilişkin hiçbir yazılı belge bulunmadığını, bilakis müdahil tarafından Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/144 E. ve 2014/211 K. sayılı ilamında müdahilin iddialarının yersiz olduğuna senedin ve alacağın varlığına ilişkin karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar senet altındaki imzanın, davacı tarafından inkar edilmemişse de, senedin, davacının elinden rızası hilafına çıktığı ve diğer kısımlarının davalı tarafça senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunun maddi vaka olarak ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğu, bu haliyle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/408 E. 2015/385 K. sayılı kararının bağlayıcı olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu senedin sahteliğinin davacı tarafça kanıtlandığı, ayrıca davalının da iyi niyetli meşru hamil olarak kabul edilemeyeceği, senedin sahteliğinin mutlak defi olarak herkese karşı ileri sürülebileceği, icra hukuk mahkemesi kararının somut olayda kesin hüküm veya kesin delil olarak kabulü mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 23.08.1984 keşide tarihli, 10.06.2013 vade tarihli 100.000 USD bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:17:41