Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7340
2023/596
6 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM: Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı Yimpaş Gıda San. Tic. A.Ş. ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 44.020,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından 1990 yılından itibaren Almanya başta olmak üzere birçok ülkede iade garantisi verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin 16.07.1998 tarihinde 20.020,00 Alman markı ödeyerek şirkete ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve ana para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek 21.013,52 TL'nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 27.11.2008 tarih, 2008/367 E., 2008/575 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma kararı
Dairemizin 16.11.2011 tarih, 2009/8070 E., 2011/7388 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.05.2012 tarih, 2011/858 E., 2012/398 K. sayılı kararı ile davalı Yimpaş Yozgat İhtiyaç A.Ş. yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 07.12.2012 tarih, 2012/11728 E., 2012/20231 K. sayılı kararıyla şirket defter ve belgeleri üzerine araştırma yapılması ve davalıların zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.01.2014 tarih, 2013/601 E., 2014/429 K. sayılı kararı ile davalı şirketler yönünden dava ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı gerçek kişinin davada husumeti bulunmadığı gerekçesiyle bu kişi hakkındaki davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
F. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 01.06.2015 tarih, 2014/14614 E., 2015/7338 K. sayılı kararıyla ceza mahkemesi kararlarının ve şirket kayıtlarının değerlendirilerek haksız fiil hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğine, davalı şirket yöneticisine husumet yöneltilebileceğine ve mahkemece daha önce Yimpaş Yozgat İhtiyaç AŞ hakkında verilen husumetten ret kararının kesinleştiğinin gözetilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
G. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.12.2015 tarih, 2015/753 E., 2015/772 K. sayılı kararı ile taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığı, somut olayda para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından davacının zararından davalı şirketler ve şirket yöneticisinin de haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
H. Dördüncü Bozma Kararı
Dairemizin 10.06.2016 tarih, 2016/3207 E. ve 2016/6447 K. sayılı kararıyla, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, faiz türü yönünden davalılar lehine oluşan usuli müktesep hakkın ve Yimpaş Yozgat İhtiyaç A.Ş. hakkında verilen husumetten ret kararının kesinleştiğinin gözetilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
I.Mahkemece Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 20.06.2018 tarih, 2018/174 E., 2018/606 K. sayılı kararı ile Yimpaş Yozgat İhtiyaç A.Ş. hakkındaki husumetten ret kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
J. Beşinci Bozma Kararı
Dairemizin 17.02.2020 tarih, 2019/1039 E., 2020/1386 K. sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin değerlendirilmesine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
K. Mahkemece Beşinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yimpaş Yozgat İhtiyaç A.Ş. hakkındaki husumetten ret kararı kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının zararından şirket yöneticisi ...'ın da haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, 20.052,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davalı ...'ın uyuşmazlık konusu olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri
-
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı
-
Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Dairemizin 10.06.2016 tarihli bozma kararı ile davacı lehine zamanaşımı yönünden usuli müktesep hak doğmuş olmasına göre davalılar ... ve Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davalılar ... ve Yimpaş Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılardan ... ve ....'ye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
1.Dava, davalı gerçek kişinin yöneticisi olduğu davalı şirketlere ortak olacağı inancıyla ödenmiş olan meblağın haksız fiil hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.
2.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ortak olacağı inancıyla davalı şirketin yurtdışındaki şirketine belge karşılığında döviz yatırdığını, oysa müvekkilinin gerçekte ortak olmadığını, paranın haksız fiil (hile/dolandırıcılık) sonucu müvekkilinden alındığını ileri sürerek bu meblağın haksız fiil hükümlerine göre iadesi talebinde bulunmuştur.
3.Davalı taraf, davacının şirkete ortak olduğunu, ortakların sermayenin geri verilmesini isteyemeyeceği savunmuş ve zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
4.Yerel mahkemece, davalıların zamanaşımı def’inin reddine, işin esası yönünden davanın kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tarafların istinaf talebinin karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar temyiz isteminde bulunmuş ve karar Daire çoğunluğunca davanın zamanaşımı nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Dairemizin bu hususa ilişkin önceki uygulamalarına bakıldığında, aynen davalılar gibi aynı yöntemle SPK’dan izinsiz sermaye ihracı yöntemiyle para toplayan JETPA A.Ş.’ye yatırılan paraların haksız fiil hükümlerine istinaden istirdadı istemine karşı ileri sürülen zamanaşımı def’ileri yönünden, yerel mahkemenin “davalı tarafın 818 sayılı BK'nın 60. maddesi uyarınca zamanaşımı def'inde bulunduğu, olayda haksız fiil tarihlerine göre anılan maddede öngörülen 1 yıllık ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu” gerekçesiyle davanın reddine dair kararı, İlk defa Dairemizin 16.05.2013 tarih ve 2012/11230 E. 2013/10079 K. sayılı ilamıyla, “Her ne kadar bir borçlunun borcunun zamanaşımına uğradığını ileri sürmesi, bu yolla borcunu ödemekten kaçınması tüm çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi Türk hukuku bakımından da kanunen kendisine tanınan bir hak ve zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi tek başına borçlunun dürüstlüğe aykırı bir davranışı olarak kabul edilemez ise de bazı hallerde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi dürüstlükte bağdaşmayabilir (K.Oğuzman, T.Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 2009, s. 482). Zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin hangi hallerde dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu hususunda normatif bir düzenleme bulunmadığından bu hususun varid olup olmadığının her somut uyuşmazlığın özellikleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerekir. Bilimsel ve yargısal içtihatlarda davacının dava açmaması için oyalanması durumu dürüstlük kuralına aykırılık olarak kabul edilmektedir (age,s. 482 vd.). … davalı taraf davada bir yandan davacının organik bağ içinde olduğu ve davalı F’nin yöneticisi ve tek ortağı bulunduğu şirketin ortağı olduğunu ve hakkın o şirkete karşı kullanılması gerektiğini savunurken ve diğer yandan imzaladığı sözleşmeyle 60 aylık sürede bir hak ileri sürmesinin mümkün bulunmadığına inandırılıp, güven telkin edilen ve yurt dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulü gerekir” gerekçesiyle bozulmuş, akabinde bu içtihat Kombassan (02/10/2014 tarih ve 2013/13293 E. 2014/15076 K.), Büyük Anadolu Holding (06.01.2014 tarih2013/10351 E. 2014/48 K.) ve en sonunda YİMPAŞ (24/12/2015 tarih ve 2015/880 E. 2015/13885 K.) davalarında da benimsenmiş ve bu hususta aynı doğrultuda yüzlerce karar verilmiştir.
6 .Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde bir yandan davacının şirkete ortak olduğunu beyan edip, diğer yandan ise zamanaşımı def’inde bulunması “çelişkili davranış yasağına” ve buradan hareketle TMK’nın 2. Maddesindeki dürüstlük kuralına aykırıdır.
Somut olayda da davacı, gerçekte yasal olarak davalı şirkete ortak olmadığı ve bu yöntemle ortak olamayacağı halde ortak olacağına ve çok yüksek kar payı alacağına inandırılarak parası elinden alınmış ve parasını/kar payını istediğinde ise hala da şirkete ortak olduğuna inandırılmaya çalışılmakta ve oyalanmaktadır. Gerek oyalamanın varlığı, gerekse davalıların dürüstlük kuralına aykırı zamanaşımı savunmaları nedeniyle, Dairenin 2013 yılından bu yana benzer davalarda ve hatta aynı şirkete yöneltilen davalarda vermiş olduğu yüzlerce içtihatlardan ayrılmayı gerektiren yeni bir gelişme veya farklı bir hukuki gerekçe bulunmadığından, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğine dair Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22