Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5277
2023/5917
17 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/630 Esas, 2021/ 663 Karar
DAVA TARİHİ: 26.04.2019
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/230 E, 2020/556 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Eren Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'ye ait santral ve liman sahası tesislerinin davalı şirket tarafından geniş kapsamlı işletme sigorta poliçesi kapsamında %38 oranında sigortalandığını, diğer müşterek sigortacıların %55 pay ile Güneş Sigorta A.Ş., %5 pay ile Axa Sigorta A.Ş., %2 pay ile Anadolu Sigorta A.Ş. olduğunu, davalı şirketin ise 28.12.2016 tarihli reasürans poliçesi ile davacı şirkete ait riskin %6.579'unu üstlendiğini, sigortalıya ait termik santral tesisleri kapsamında bulunan üçüncü ünitede yapılan A sınıfı bakım çalışmaları esnasında ünitenin buhar türbininin sabit kanatlarında çatlakların tespit edildiğini, sigorta poliçesi teminatı kapsamında 2.238.716,04 USD bedelli zararın davacı şirket tarafından karşılandığını, bu bedelin %6.579'u olan 147.285,13 USD'den davalının sorumlu olduğunu, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek 147.285,13 USD bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu (5718 sayılı Kanun) uyarınca sözleşmenin bizzat davalı tarafından yapıldığını, şube ya da acentenin müdahil olmadığını, bu nedenle Türk Mahkemelerinin yetkili olmadığını, ayrıca davalının sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin sigortacı davalının şubesi veya acentası aracılığı ile imzalanmadığı, bizzat davalı şirket tarafından akdedildiği, sigortacının esas iş yerinin bulunduğu mahkemenin Viyana Mahkemesi olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 46 ıncı maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle Mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; reasürans sözleşmesinin İstanbul'da imzalandığını, sözleşmenin akdedildiği yere göre yetkili mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10 uncu maddesine göre Türk Mahkemeleri olduğunu, İstanbul'da mukim bir sigorta şirketi aracılığıyla sözleşmenin imzalandığını, ayrıca reasürans sözleşmesinde Türk Mahkemelerinin yetkisinin kabul edildiğini, davacıya gönderilen e mail'lerin "raysigorta.com.tr" uzantılı adresten gönderildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların arasında Türk Mahkemelerini yetkili kılan bir yetki sözleşmesinin bulunmadığını, 5718 sayılı Kanun'un 46 ıncı maddesi uyarınca yetkili bir Türk Mahkemesinin de bulunmadığı, bu sebeple kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Türk Mahkemelerinin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
5718 sayılı Kanun'un 46 ıncı maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:23