Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6473
2023/5893
17 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü istemli asıl ve karşı davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı vekili tarafından asıl dava yönünden temyiz edilmekle (Bölge Adliye Mahkemesinin 19.09.2022 tarihli ek kararıyla; davalı karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz başvurusunun temyiz harçları yatırılmadığından yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı karşı davacı vekili bu kararı temyiz etmemiştir); kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA VE CEVAP
Davacı karşı davacı vekili dava dilekçesinde; Türkiye’nin en büyük mobilya markaları tarafından kurulmuş, mobilya sanayisinin gelişmesi ve işbirliğini amaçlayan bir dernek olan müvekkilinin bu amaçlar için uluslararası çapta büyük mobilya fuarlarını düzenlediğini, 2007/11350 sayılı "İSMOB İSTANBUL MOBİLYA FUARI", 2015/20847 sayılı "İSMOB" ve 2015/20858 sayılı "İSTANBUL MOBİLYA FUARI" ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı adına tescilli, 2015/22211 sayılı "İSMOB İstanbul Mobilya Fuarı TÜYAP+Şekil", 2015/22069 sayılı "İSMOB İstanbul Furniture Fair TÜYAP+Şekil", 2015/22086 sayılı "İSMOB Avrasya Mobilya Fuarı TÜYAP+Şekil" ve 2015/22077 sayılı" İSMOB Eurasia Furniture Fair TÜYAP+Şekil" ibareleri markaların müvekkilinin zikredilen markalarıyla ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, davalının kötü niyetle bu markaları tescil ettirdiğini zira taraflar arasında 2016 ve 2017 yılları arasında düzenlenecek İsmob İstanbul Mobilya Fuarı İşbirliği Sözleşmesinin 12.02.2015 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin 2 nci maddesi ile fuar markasının müvekkili adına tescilli "İsmob İstanbul Mobilya Fuarı" markası olacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin "İSMOB İSTANBUL MOBİLYA FUARI" ibaresinin müvekkili adına tescilli olduğunu bildiği halde benzer ibareleri hiç bir ayırt edici ek kullanmaksızın adına marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 4 adet markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin olarak sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; davalı karşı davacının hükümsüzlük iddialarının hukuksal bir dayanağı bulunmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
II. KARŞI DAVA VE CEVAP
Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; karşı davalı derneğin, ilgili Mevzuat gereğince fuar düzenlemesine imkan bulunmadığı gibi tüzüğünde sayılan iştigal konuları arasında da fuar düzenlemesi hizmetleri bulunmadığını, faaliyet göstermesine imkan bulunmayan hizmetlerde adına marka tescil ettirmesinin hukuka aykırı olduğunu, bunun yanında, karşı davalı adına tescilli markalarda yer alan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olduğunu, zira İstanbul'da mobilya fuarı düzenlemek isteyecek gerçek ve tüzel kişilerin "İstanbul Mobilya Fuarı" ibaresini kullanmasının doğal olduğunu, bu ibarenin kullanılmasının karşı davalının tekeline verilemeyeceğini, bu işaretin ancak ayırt edici eklerle tescil edilebileceğini, nitekim müvekkilinin bu işareti ayırt edici TÜYAP ismi ve logosu ile tescil ettirdiğini ileri sürerek davacı adına tescilli 2007/11350 sayılı "İSMOB İSTANBUL MOBİLYA FUARI", 2015/20847 sayılı "İSMOB" ve 2015/20858 sayılı "İSTANBUL MOBİLYA FUARI" ibareli markaların hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, müvekkili markalarında yer alan TÜYAP ismi ve logosunun iltibas ihtimalini bertaraf edecek derecede taraf markalarını farklılaştırdığını savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından, tarafların marka olarak kullandıkları işaretler benzer olduğu gibi markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin de benzer olduğu, bu nedenle taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunduğu, karşı dava bakımından, markanın bizzat sahibi tarafından kullanılması mümkün olduğu gibi marka sahibinin yetkilendireceği üçüncü kişiler tarafından da kullanılmasının mümkün olduğu, karşı davada ileri sürülen iddiaların yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karşı davalı derneğin fuar düzenleme yetkisine sahip olmayan bir tüzel kişi olduğunu, ilgili mevzuat gereğince fuar düzenlemek için yetki belgesine sahip olunması gerektiğini, Tüyap adına tescil edilen markaların ayırt edici unsurunun Tüyap isim ve logosu olduğunu, şeklin yanında fuar konusu ve yerini belli eden ifadelere yer verildiğini, Mahkemece davacı karşı davalının usulsüz tescil edilmiş markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davaya konu markaların hükümsüz kılınması şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:23