Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2101

Karar No

2023/5891

Karar Tarihi

16 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Semolina Mısır İrmiği Gıda San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı borçlular arasında 08.02.2011 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalıların bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, sözleşmeye dayanarak krediler ve gayri nakdi krediler sağlandığını, nakdi ve gayri nakdi kredi borçları ödenmeyince hesap kat' edilerek ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Semolina Mısır İrmiği Gıda San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davalı şirkete gönderilen kat ihtarnamesi ve hesap özetinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulları taşımadığını, borçlu ile davacı banka arasında kredi ilişkisi bulunmadığını, kredi sözleşmesinin kefalet hükümlerine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun (6098 sayılı Kanun) uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin 2011 yılından önceki hissedarlarının 16.08.2011 tarihinde imzalanan Hisse Satış Sözleşmesi ile tüm hisselerini yabancı meşeili şirketlere devrettiklerini, davacı bankanın asıl borçlularla yaptığı genel kredi sözleşmelerinin yenilendiğini, davacı bankanın yenilemek suretiyle geçersiz kıldığı 08.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kefaletten sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kredi sözleşmesini imzalayan şahıs olan ... ile borçlu olan ...'ın farklı kişiler olduğunu, müvekkilinin kredi sözleşmesinde kefaletinin olamdığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu takibin dayanağının davacı banka ile dava dışı asıl borçlu Yemsel Tavukçuluk Hay. Yem. Hammadde San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan 08.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğu, davalı Semolina Mısır İrmiği Gıda San. A.Ş.'nin sözleşmeyi 10.000.000,00 TL kefalet ile imzaladığı, diğer kefillerin ise ... ve diğerleri olduğu, hesabın kat ve ihtarnamenin tebliği tarihlerine göre 18.03.2016 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, kredi sözleşmesinde kefil olarak ... ismi bulunmakta ise de başkaca kimlik bilgilerine yer verilmediği, ödeme emrine itiraz dilekçesinde bu kişinin sözleşmeye taraf olmadığının bildirildiği ve yargılama sırasında davacı vekilinin 24.03.2017 tarihli dilekçesi ile bu kişi hakkındaki davadan feragat ettiği, davacı bankanın aynı isimdeki baba oğulu karıştırarak gerçek kefil yerine kefil olmayan baba hakkında takip başlattığı, sözleşmede kefilin açık kimlik bilgilerinin bulunmaması ve takip yapılan kişi ile kefilin aynı isimde olması birlikte değerlendirildiğinde davacı bankanın yaptığı takibinde kötü niyetli olmadığı, ödeme emrine itirazda ... sözleşmeye taraf olmadığı bildirilmiş ise de açıkça, sözleşmedeki kefilin davalı ...'ın oğlu olduğu bildirilmediği, yargılama aşamasında cevap dilekçesinden hemen sonra davalı ... hakkındaki davadan feragat edilmiş olması karşısında yargılamaya da kötü niyetli olarak devam edilmediği, dolayısıyla davalı ... vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığı, nakde dönüştürülen teminat mektubu kredisi ile ilgili olarak 800.000,00 USD bedelli teminat mektubunun 10.03.2016 tarihinde 2.314.320,00 TL olarak ödendiği, bu teminat mektubu karşılığı olarak davacı bankaya 11.03.2016 tarihinde 496.088,00 USD karşılığı 1.450.100,49 TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibari toplam alacağın 304.734,00 USD olduğu, teminat mektup komisyon bedelleri ile ilgili olarak 1.582,82 TL toplam alacak tespit edildiği, bu şekilde nakdi krediler yönünden toplam alacağın 304.737,00 USD+1.582,82 TL olduğu, gayri nakdi alacak talepleri ile ilgili olarak 2.068,00 TL ve 247,50 TL ve 1.000.000,00 USD bedelli teminat mektuplarının takip tarihi itibari ile meri olduğu, çek yasal sorumluluk bedellerinin deposu yönünden ise çeklerin takip tarihinden sonra dava tarihinden önce bankaya iade edildiği ve dava dışı asıl borçlunun riskinden düşürüldüğü, yapılan hesaplamalar dava dışı asıl borçlu yönünden olup, davalı kefil Semolina Mısır İrmiği Gıda San. Ltd.Şti.nin kefalet limitinin 10.000.000,00 TL olması ve hesaplanan nakdi alacak 304.737,00 USD + 1.582,82 TL'nin kefalet limiti kapsamında kalması sebebi ile tamamından sorumlu olması gerektiği, teminat mektuplarının deposu ile ilgili olarak sözleşmenin 20.1.2 maddesindeki hüküm gereği meri olan 2.315,50 TL ve 1.000.000,00 USD'nin davalı şirketten deposunun talep edilebileceği, çek depo bedelleri ile ilgili olarak kefilin sorumluluğu için açık hüküm gerektiği, sözleşmenin 34.10.2 fıkrasının kefili kapsamadığı anlaşıldığından bu talebin reddi gerektiği, davalı ... hakkında ön önceleme duruşmasından önce davadan feragat edildiğinden nakdi ve gayri nakdi dava değerine göre hak edilen vekâlet ücretinin 1/2'sine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın feragat sebebi ile reddine, davalı ... yönünden talep edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine, davalı Semolina Mısır İrmiği Gıda San. Tic. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 1.263,27 TL+ 303.912,00 USD asıl alacak, 319,32 TL + 825,00 USD işlemiş faiz, 1.582,82 TL+304.737,00 USD toplam nakdi alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, takip tarihi sonrası Türk Lirası cinsinden asıl alacağa %9 temerrüt faizi, USD cinsinden asıl alacağa Devlet Bankalarının USD cinsinden 1 yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz (%9'u geçmemek üzere) uygulanmasına, toplam alacak likit olmakla 1.582,82 TL'nin ve 304.737,00 USD'nin takip tarihindeki karşılığı 877.642,56 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı Semolina Mısır İrmiği Gıda San. Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 2.315,50 TL ve 1.000.000,00 USD bedelli teminat mektupları yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, çek depo talebi yönünden itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı Asya Katılım Bankası A.Ş. iflas idare memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme kararının reddedilen kısım yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, çek depo bedelleri yönünden itirazın iptali talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, kefilin çek depo bedellerinden sorumlu olduğunun sözleşme hükümlerinde yer aldığını, nakdi alacak ve gayrinakdi alacak yönünden lehlerine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken gayrinakdi alacak yönünden maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın dayanağı genel kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve yürürlükten kalktığını, müvekkili şirketin tarafı dahi olmadığı bir sözleşmenin varlığını ispat etmek zorunda bırakıldığını, teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle doğmuş bir alacaktan söz edilebilse bile söz konusu teminat mektubu ve ilgili hesabın dava dosyasına sunulmamış olması nedeniyle bu alacağın hangi krediden kaynaklandığına ilişkin bir kanıt bulunmadığını, davacı bankanın göndermiş olduğu hesap kat ihtarının tek başına nakdi alacağın varlığının tespiti ve bu alacağın dava konusu 08.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının ispatında yeterli olmadığını, dava konusu 08.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin geçerliliği, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin kefaletinin geçerliliği ve bağlayıcılığının Mahkemece değerlendirilmediğini, süresi dolmuş teminat mektuplarından dolayı risk teşkil eden bir durumun olmadığını, eksik inceleme sonucu aleyhe karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

  1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı taleplerinin reddi kararının doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

  1. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece ödenmesine hükmedilen nakdi kredi tutarının USD cinsinden belirtildiğini, ancak davacının eldeki davada TL cinsinden talepte bulunduğunu, icra dosyasında USD cinsinden talep edilen meblağın TL karşılığının ödeme emrinde belirtilmesi gerektiğini, ancak belirtilmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin asıl borçlunun sorumlu olduğu miktarı bilemeyeceğini, İlk Derece Mahkemesi ve istinaf mahkemesince 08.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin geçerliğine ve müvekkilinin kefaletinin geçerliğine dair bir inceleme yapılmadığını, bahsekonu kredi sözleşmesinin yenilendiğini, dava dışı asıl borçlularla ve yeni kefillerle yeni kredi sözleşmeleri imzalandığını, Samsun Ticaret Mahkemesinde görülen iki davada daha davacının kefaleti sebebiyle yapılan takiplere itirazın iptali davalarının müvekkili şirket lehine sonuçlandığını, davacı banka ile asıl borçlu arasında 05.04.2012 tarihli yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığından, nakde çevrildiği ileri sürülen teminat mektubunun bahsekonu sözleşme kapsamında olması gerektiğini, nakde çevrildiği belirtilen teminat mektubu ile ilgili olarak kat ihtarı dışında bir kanıt bulunmadığını, müvekkilinin banka ile olan hesaplarını kapattığını, grup şirketlerden biri tarafından talep edilen belgeye istinaden davacı banka tarafından müvekkili şirketin 2012 yılı itibarı ile vadesi gelmiş veya gelecek borcunun olmadığının bildirildiğini, deposu talep edilen teminat mektuplarının sürelerinin, vade tarihlerinin incelenmediğini, gerekçede nakde dönüştüğü belirtilen teminat mektubunun kat ihtarında ve dava dilekçesinde yer almadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, dava dışı şirketin genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine kefaleti sebebi ile davalılar aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

  5. Mahkemece hükme esas alınan 22.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna tarafların itirazı üzerine alınan 17.02.2021 tarihli ek raporda davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan tek sözleşmenin 08.02.2011 tarihli sözleşme olduğu, bu sözleşme haricinde davacı banka ile asıl borçlu arasında imzalanmış başka bir sözleşmeden bahsedilmediği gibi dosyaya da ibraz edilmiş başka bir sözleşme olmadığından 13.07.2015 tarihli teminat mektubunun 08.02.2011 tarihli sözleşmeye istinaden kullanıldığının değerlendirildiği belirtilerek hesaplama yapılmışsa da; davaya konu icra dosyasına tarafları davacı banka ile dava dışı Yemsel Tavukçuluk Hayvancılık Yem Maddeleri San. Tic. A.Ş. olan biri davalının kefaletinin bulunduğu 08.02.2011 tarihli diğeri davalının kefaletinin bulunmadığı 05.04.2012 tarihli olan iki adet genel kredi sözleşmesinin eklendiği görülmektedir. Bu durumda öncelikle takip ve dava konusu alacağın hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının, davalının kefalet imzasının bulunduğu 08.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerekir.

2.Davalı 08.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olup müteselsil kefillerin teminat mektubu komisyon bedeli ve bankanın yasa gereği ödemekle yükümlü oldukları çek yaprak bedellerinden sorumlu tutulabilmesi için sözleşmede bu konuda açık bir hükmün bulunması gerekir. Ancak 08.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi hükümleri incelendiğinde davalı kefilin gerek teminat mektubu komisyon bedelleri gerekse çek yaprağı depo bedelleri yönünden sorumlu olduğuna dair açık bir hükme rastlanmadığı halde davalının sözleşmenin 20.1.2 'Teminatla ilgili genel hükümler' başlığı altında asıl borçluya yönelik hükmü gerekçe gösterilerek teminat mektubu komisyon bedellerinden sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi kabule göre de 03.07.2015 tarihli ve 397987 sayılı 1.000,000,00 USD bedelli teminat mektubunun süreli olduğu ve yargılama devam ederken 16.03.2018 tarihinde süresinin bittiği, teminat mektubunun ibraz edilmediği dikkate alınmaksızın teminat mektubunun takip tarihi itibarı ile mer'i olduğundan bahisle yazılı şekilde toplamı 2.315,50 TL (süresiz) ve 1.000.000,00 USD bedelli teminat mektupları yönünden takibin devamına karar verilmesi de doğru olmamıştır.

  1. Bu durumda, Mahkemece yapılacak iş, davacının tüm kayıtları gerekirse yerinde incelenerek veya buna ilişkin tüm kayıt ve belgeler dosyaya tedarik edilerek konusunda uzman bankacı bilirkişi marifetiyle yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak icra takip tarihi itibarı ile hak ve borçların belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim