Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6371
2023/5889
16 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM: Dava kabul
Taraflar arasındaki tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışında çalışmakta iken kazanmış olduğu birikimleri ile davalılarla ortak ticari işletme açtığını, daha sonra davalılar tarafından kendisine verilen sözlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalılarla anlaşmazlığa düşerek bu işletmeden olan alacaklarının, hisselerinin ve paylarının davalılara devredilmesine ilişkin borçlular ile aralarında bir sözleşme düzenlediklerini, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediğini, davalıların taahhütlerini ihlal ettiklerini ve yaptıkları hukuksuz işlemleri ile müvekkilinin, şirket kanalıyla 3. kişilere ve bankalara borçlanmasına sebebiyet verdiklerini, müvekkilinin davalılar aleyhine Hollanda'da yargı yoluna başvurduğunu, taraflar ve vekillerinin borcun tasfiyesi konusunda anlaşmaya gittiklerini ve anlaşmanın Amsterdam Mahkemesi Medeni Hukuk Bölümü, Tedbirler Hakimliği tarafından onaylanarak kesinleştiğini, Amsterdam Mahkemesinin 496431/KG RK 2400 Pee/AB no.lu kararı gereği davalıların müvekkiline ödeme yapmakla yükümlü olduklarını, müvekkilinin, Akaland B.V.'nin davalılardan olan tüm alacaklarına da temlik alacaklısı sıfatı ile talep hakkına sahip olduğunu ileri sürerek Amsterdam Mahkemesinin 496431/KG RK 11 24000 Pee/AB no.lu kararının tenfizini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerin dava dilekçesine eklenmediğini, verilen kesin süreye rağmen bu eksikliğin giderilmediğini, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme hakem kararının ulusal mevzuta göre tenfizin mümkün olmadığını, zira tenfizi istenen mahkeme kararına ve tahkim işlemlerine dayanak yapılan ortaklıktan ayrılma sözleşmesinde atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla sözleşme içeriği geçerli olmadığı gibi aynı sözleşmedeki tahkim şartının da geçerli olmadığını, sözleşmede tahkim kurumunun neresi olduğunun açık olmadığını, yabancı mahkemenin dosyayı tevdi ettiği hakem tarafından yapılan işlemlerde müvekkiline hiç bir tebligat yapılmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yabancı mahkemenin 16.08.2011 tarihli duruşma tutanağında müvekkilinin vekili gözüken avukatla hiçbir irtibatının, kendisini temsil için bir talimatının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerin dava dilekçesine eklenmediğini, müvekkilinin tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının verildiği duruşmada hazır olmadığını, bir vekil ile de temsil edilmediği halde diğer ortakların imzaladığı tutanak ile sorumluluk altına sokulduğunu, kararının tenfizi talep edilen yabancı mahkeme tarafından herhangi bir yargılama yapılmadığını, müvekkilinin yokluğunda savunma hakkı ihlal edilerek karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesince 31.01.2017 tarih, 2016/79 E. ve 2017/17 K. sayılı kararı ile Hollanda Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararların tenfizini mümkün kılan karşılıklılık esasını düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Dairemiz Kararı
Dairemizin 24.01.2019 tarih, 2017/4852 E. ve 2019/698 K. sayılı kararı ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk Mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması gerektiği, Mahkemece, 03.11.2016 tarihli ve 111618 sayılı Bakanlık yazısına göre Hollanda Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kararın tenfizini mümkün kılan karşılılık esasını düzenleyen bir anlaşma veya fiili bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, Bakanlıktan gelen cevabi yazıda yabancı mahkeme kararının bir antlaşma kapsamında olmadığı durumlarda, tenfiz davasının Hollanda mahkemelerinin önünde taraf teşkili yapılarak serbestçe değerlendirileceğinin belirtildiği, tanıma ve tenfiz konusunda Hollanda mevzuatı ile Türkiye mevzuatındaki paralellik gözetildiğinde karşılıklılığın gerçekleştiği, bu durumda 5718 sayılı Kanun'un mezkur maddesi gereği Mahkemece, Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda arasında Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığından gönderilen cevabi yazıda gösterilen Hollanda mevzuatındaki tanıma ve tenfiz engelleri dikkate alınarak değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, davalılar ... ve ... vekillerinin karar düzeltme talepleri reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, Adalet Bakanlığından gönderilen yazı cevabında belirtilen Hollanda mevzuatındaki tanıma ve tenfiz engelleri gözetilerek yapılan değerlendirmede diğer hususlarda bir engel bulunmadığının anlaşıldığı, davalı taraf yokluğunda yargılama yapıldığından bahisle davaya itiraz etmiş ise de kararda davalıların kendilerini avukatla temsil ettirdikleri anlaşıldığından tanıma ve tenfize herhangi engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne Amsterdam Mahkemesi 496431/KG RK 11 2400 PEE/AB numaralı kararın tanıma ve tenfizine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma ilamında belirtilen hususlarda araştırma ve inceleme yapılmaksızın gerekçesiz bir şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerin eklenmediğini, verilen sürede de bu eksikliğin giderilmediğini, tenfizi istenen mahkeme kararına ve tahkim işlemlerine dayanak yapılan ortaklıktan ayrılma sözleşmesinde atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla sözleşme içeriği geçerli olmadığı gibi aynı sözleşmedeki tahkim şartının da geçerli olmadığını, sözleşmede tahkim kurumunun neresi olduğunun açık olmadığını, yabancı mahkemenin dosyayı tevdi ettiği hakem tarafından yapılan işlemlerde müvekkiline hiç bir tebligat yapılmadığını, yabancı mahkemenin 16.08.2011 tarihli duruşma tutanağında müvekkilinin vekili gözüken avukatla hiçbir irtibatının, kendisini temsil için bir talimatının olmadığını Adalet Bakanlığı yazısında belirtilen tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadığını, bahsekonu yazıda belirtilen Hollanda mevzuatındaki tanıma ve tenfiz engellerinin tamamının işbu davada mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı gereğinin yerine getiremediğini bozma sonrası hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi kararın gerekçesiz olduğunu, bu durumun adil yargılanma hakkının ve Anayasa'nın ihlali olduğunu, müvekkilinin tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararın verildiği duruşmadan hazır olmadığını, bir vekil ile de temsil edilmediği halde diğer ortakların imzaladığı tutanak ile sorumluluk altına sokulduğunu, kamu düzenine aykırılığın tenfiz mahkemesince esasa ilişkin inceleme yapılması yasağının istisnası olduğunu, yabancı mahkeme kararına konu dava dosyasında müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, müvekkili adına işlem yaptığı sözde vekilin yetkisinin olmadığını, müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, müvekkili hakkında 2013 yılında verilmiş iflas kararı ve 2019 yılında verilmiş yapılandırma kararları olduğundan, tenfizi istenen kararının icrasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın tenfizi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ... ve ... vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'ye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42