Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2397

Karar No

2023/5886

Karar Tarihi

16 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı İbrahim Halil Besleyici'nin davalı ING Bank'tan 02.05.2006 tarihinde kullandığı 150.000,00 TL tutarındaki krediye adına kayıtlı gayrimenkulünü davalı banka lehine ipotek vererek kefil olduğunu, ancak müvekkilinin ipotek verilirken asıl borçlunun cari hesabından kaynaklanacak ya da ileride doğacak borçları için değil kredi sözleşmesi anında mevcut durumlarla sorumlu olmak üzere dava dışı asıl borçluya kefil olduğunu, davalı bankanın daha sonra asıl borçlu ile 19.07.2007 tarihinde bu defa davalı ...'nün kefil olduğu ve ipotek verdiği

600.000,00 TL tutarında yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığını, ancak asıl borçlunun kredi borcunu ödeyemeden vefat ettiğini, davalı ...'nün ipotek olarak verdiği gayrimenkulü borç miktarından fazla olduğu için gayrimenkulünü ipotekten kurtarmak için kredi borcunun kalan kısmını ödediğini ve davalı bankadan müvekkiline ait gayrimenkuldeki ipotek hakkını temlik aldığını, müvekkilinin kefil olduğu ve ipotek verdiği kredi sözleşmesinden doğan alacakların gerek yapılan ödemeler gerekse yapılan yeni sözleşme nedeniyle ödendiğini, müvekkilinin davalı banka ile imzalanan son sözleşmede kefil olmadığını, ipotek de vermediğini, müvekkilinin, davalı banka ile imzlanan ilk sözleşmenin teminatı olarak ipotek verdiğini, davalı bankanın alacağını tahsil etmiş olmasına rağmen müvekkiline ait gayrimenkuldeki ipotek hakkını diğer davalıya temlik ettiğini, müvekkilinin borçtan sorumlu olduğu düşünülse dahi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 883 üncü maddesi gereğince, davalı ...'nün müvekkilinden isteyebileceği meblağ ile birlikte kefaletten dolayı müvekkilinin hissesine düşen miktar kadar olabileceği halde davalı banka tarafından ipoteğin tamamının diğer davalıya temlik edildiğini ileri sürerek davalı banka lehine konulan ve daha sonra diğer davalıya temlik edilen ipotek kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıya 17.04.2012 tarihinde noterlik kanalıyla ipotek alacağının üç gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen 150.000,00 TL ipotek konulan taşınmaz için herhangi bir ödeme yapılmadığını, aradan yaklaşık 9 ay geçtikten sonra işbu davanın açıldığını, asıl borçlu İbrahim Halil Besleyici'nin vefat etmesi üzerine müvekkilinin kefil olduğu borçlarının tümünü faizi ile birlikte ödemek zorunda kaldığını, ayrıca davacının ipotek verdiği ve kefil olup kredi çekilen tüm borcun faizleri ve ferileri ile birlikte müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin ipotek verdiği taşınmazların icra yolu ile satılmaması için bu durumu kabul ettiğini ve ING Bank A.Ş.'den kredi çekerek tüm borçları ödediğini, halen kredi borcunu ödemekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ayrıca 22.01.2019 tarihli duruşmada müvekkilinin vefat ettiğini, müvekkilinin vefatından önce Şanlıurfa 2.İcra Müdürlüğünün 2014/7052 sayılı dosyasındaki alacağını Mustafa Akaslan'a devrettiğini belirterek temlik evrakını ve temlik alan Mustafa Akaslan'a ait vekaletnameyi dosyaya sunmuştur.

Davalı banka davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının davalı İbrahil Halil Ünlü'ye 26.01.2010 tarihinden başlamak 16.03.2010 tarihine kadar muhtelif tarihlerde toplam 25.781,56 TL borçlu olduğu, bu itibarla işbu borcun teminatını oluşturan ipoteğin fekki talebinin haklılık taşınmadığı, davalı kefil, kredi borcunu ödediğinden davalı bankanın alacağına halef olduğu, bu itibarla davalı bankanın davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, toplanan deliller, tapu kayıtları, kredi sözleşmeleri, hesap hareketleri ve tüm dosya kapsamından davacının davalı ...'ye toplam 25.781,56 TL borçlu olduğu, bu itibarla işbu borcun teminatını oluşturulan ipoteğin fekki talebinin haklılık taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, hangi hukuki gerekçe ve dayanak ile davalarının reddedildiğinin anlaşılmadığını, müvekkilinin dava dışı İbrahim Halil Besleyici’nin davalı ...’tan 02.05.2006 tarihinde kullandığı 150.000,00 TL tutarındaki krediye ipotek vererek kefil olduğunu, ancak davalı ...'nün kefil olduğu kredi başka bir kredi olup, davalı ile müvekkilinin müteselsil kefil veya müşterek borçlu olmak gibi bir hukuki durumunun söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından verilen ipoteğin davalı bankanın alacaklarının teminatı olarak verilmiş olup davalı bankanın daha sonra düzenlenen bir kredi sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin ipoteğini temlik etmesinin doğru olmadığını, davalı bankanın diğer davalı ...'ye temlik ettiği ipoteğin, müvekkilinin kefil olarak ya da ipotek vererek sorumluluk altına girdiği bir kredi sözleşmesinin teminatı olmadığını, bilirkişi raporunda ikinci kredi sözleşmesinin durumunun irdelenmediğini, sanki baştan itibaren davalı ... ile müvekkilinin aynı kredi sözleşmesi gereği birlikte borca kefilmiş gibi değerlendirme yapıldığını, ortada iki farklı kredi ve borç tutarının olduğunu, davalı bankanın ikinci kredi sözleşmesiyle ilk sözleşmenin artık hükümden düştüğünü ve ikinci sözleşme ile müvekkilinin yükümlülük altında olmadığı dikkate alınırsa davalı bankanın yedinde kalan ipoteği temlik etmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın ipotek hakkını devretmekte haklı olduğu varsayılsa bile 6098 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesi kapsamında borcu ödeyen davalı kefil ...'nün dosyada alınan bilirkişi raporunda belirtilen alacak nispetinde ipotek hakkına sahip olabileceğini, müvekkili tarafından verilen ipotek miktarının bu meblağın üzerinde olduğunu, davanın tamamının reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda, davalının müvekkilinden rücuen isteyebileceği meblağın 25.781,56 TL olarak belirtildiğini, bu meblağın üzerindeki ipotek hakkının fekkinin gerektiğini, ancak davanın tamamının reddine karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Kanun'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ilaveten istinaf mahkemesi kararının da gerekçesiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmesine konu borcun ödendiğinden bahisle ipoteğin fekki talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesi.

  4. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 488 inci maddesi.

4.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Davalı ... vekili, 22.01.2019 tarihli celsede müvekkilinin vefat ettiğini, vefatından önce icra dosyasını temlik ettiğini belirtmiş, 05.03.2019 tarihli dilekçesi ekinde Şanlıurfa 7. Noterliğinin 27/09/2018 tarihli ve 28907 sayılı belgesini sunmuş, 14.05.2019 tarihli celsede davanın temlik alana karşı devamını talep etmiştir.

  1. Noterde düzenlenmiş alacağın devri belgesine göre ... Şanlıurfa 2. İcra Dairesinin 2014/7052 sayılı dosyasındaki 560.000,00 TL alacağını Mustafa Akaslan'a devretmiştir.

3.Kabul şekline göre, karar başlığında temlik alan davalının adı geçmediği gibi, alacağın devrinde bahsedilen icra dosyasının eldeki dava ile ilgisi araştırılmaksızın ve gerekçede bu hususta herhangi bir açıklamaya yer verilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda öncelikle Şanlıurfa 2. İcra Dairesinin 2014/7052 sayılı dosyasının tetkiki ile işbu dava ile ilgisinin araştırılması, şayet bahsedilen temlikin eldeki dava ile ilgisi yoksa davalı ...'nün mirasçılarının davaya dahli için gerekli işlemler yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi; temlikin eldeki dava ile ilgili olması halinde ise 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:

a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.

b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür." düzenlemesi uyarınca davalı vekilinin 05.03.2019 tarihli dilekçesi davacı tarafa tebliğ edilerek, sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim