Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2245
2023/5870
16 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kâr payının tahsili ve şirkete yeni bir kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %13,8 oranında hissedarı olduğunu, son 5 yıl içerisinde elde edilen kârdan müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, belirsiz alacak olarak açtıkları davada, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla müvekkilinin hissesine isabet eden 100.000,00 TL'nin tahsiline ve şirkete yeni bir kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirketle ilgili İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/40 E. sayılı dosyasında müsadere kararı verildiğini, şirketin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yönetildiğini, dolayısıyla davacının dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şirkete ait sicil kaydının incelenmesi neticesinde, davacının şirket ortağı olmadığı ve eldeki davanın ancak şirket ortağı tarafından açılabileceği dikkate alınarak davacı tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/40 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda (Özellikle 11 inci sayfasında), müvekkilinin ortaklığı ile hisse oranına ilişkin bilgilerin yer aldığını, TMSF yönetiminde olan döneme ilişkin ticari sicil kayıtların getirtildiğini, davacının hak tespitliğinin ancak detaylı sicil kayıtları ile incelenmesinin gerektiğini, bilirkişiler tarafından tespit edilen ortaklık durumunun somut gerçeği yansıttığını, var ise hisse devri olup olmadığı, neden olduğu ve önceki durumlar yönünden araştırma yapılması gerekirken müsadere sonrası sonuç duruma göre karar verilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, çekilen ihtarnamelere yanıt verilmediğini, kayyım atanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dairece davalı şirketin dijital ortamda gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde, sicile kayıt tarihinin 19.10.2006 olduğu, davacının hiçbir dönemde ortaklığının bulunmadığı, davalı şirket ortaklarının 165.000,00 TL sermaye payı ile Ahmet Sait Kavurmacı ve 1.035.000,00 TL sermaye payı ile Ömer Faruk Kavurmacı olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle temyiz isteminde bulunarak mahkeme kararlarının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının tespit edilecek kâr payının tahsili ile şirkete yeni kayyım atanması istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42