Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2184
2023/5822
12 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nın Movs Danışmanlık Tic. A.Ş. isimli şirketin yetkilisi ve ortağı olduğunu, 30.03.2016 tarihinde şirketi faal halde iken diğer davacı ...'ya sirketi satarak devrettiğini, müvekkilinin şirketi devrettikten sonra yurt dışına gittiğini, bu süreçte davalının, davacıların borçla ilgili olmamasına rağmen Movs Danışmanlık, ... ve ... aleyhine Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2016/9465 E. sayılı dosyasından icra takibi başlattığı, müvekkili Volkan'ın yurt dışında olmasından dolayı takipten haberinin olmadığını, bu nedenle itiraz edemediğinden takibin kesinleştiğini, ayrıca anonim şirketlerde şirket yetkililerinin veya ortaklarının şirket borçlarından şahsen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davacıların icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların icra takip dosyasına sehven borçlu olarak eklendiklerini, bu durumun farkına varılmasına müteakip harçların yatırılarak icra dosyasından feragat edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacıların ortağı/yetkilisi olduğu şirket hakkında takip başlatması gerekirken davacılar hakkında takip başlatılması her ne kadar uygun olmasa da davalı tarafça hatanın anlaşılması ile icra dosyasından feragat edildiği, herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermeden hatayı düzeltme yoluna gidilmesi gözönüne alındığında, davalı tarafın kötü niyetinden bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davasında kötü niyet tazminatının borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması halinde hükmedildiğini, davacının hiçbir alacağı olmadığı halde kasten müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, davalı tarafın müvekkilerini sehven icra dosyasına eklendiğini ifade etmiş ise de sehven haciz işlemi uygulamaya çalıştığının da kabulü mümkün olmadığını, davanın aleyhine sonuçlanacağını farkeden davalının icra dosyasından feragat ederek yargılamayı konusuz bırakmak suretiyle kötü niyet tazminatından kurtulmayı amaçladığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hakkaniyete ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davalının haksız olarak başlattığı takipten feragat ederek haksızlığını ve kötü niyetini ortaya koyduğunu, bu sebeple kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacılar hakkında yaptığı icra takibinden feragat ettiği, davalı alacaklının davacılar hakkında ortağı ve yetkilisi oldukları şirketin borcu nedeniyle icra takibi yapmakta haksız olduğu, ayrıca davacıların borçlu olmadığını bilmesine rağmen davacılar borçlular yönüyle haciz taleplerinde bulunması da dikkate alındığında kötü niyetli kabul edilmesi gerektiği, zira davalı alacaklının tacir olarak basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğu dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesinin kötü niyet tazminatını reddetmesinin yerinde olmadığı, bununla birlikte davalının ön inceleme aşamasında takipten feragat ettiği, davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacıların kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar aleyhine başlatılan icra takibinden ön inceleme duruşmasından önce ve davaya cevap süresi içerisinde feragat edildiğini, davacıların uğramış olduğu bir zarar söz konusu olmadığını, davacılara uygulanmış olan herhangi bir haciz işlemi de bulunmadığını, dolayısıyla davacıların uğramış olduğu bir zarardan söz etmenin de mümkün olmadığını, bu sebeple davacı taraf doğmamış ve doğması ihtimal dahi olmayan sözde zarar için talep ettiği kötü niyet tazminatı hakka ve hukuka aykırı olduğunu, bu durumun haksız kazanca sebebiyet vereceğini, davacı tarafından sözde kötü niyet barındıran icra takibinde herhangi icrai bir işlem yapılmadan dava sürecinin en başında vazgeçilmesi davalının iyi niyetini ve sehven yapılan bir işlemi düzeltme amacı taşıdığını, davacıların meydana gelen zararı ve davalı tarafın sözde kötü niyetli olduğuna dair hukuka uygun herhangi bir delil sunamadığını, kötü niyet tazminatı talebinde tazminata hükmedilebilmesi için haksız fiilden kaynaklanan bir zararın var olması ve bu haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağınını kurulmuş olması gerektiğini, oysa ki davacılar ile birlikte şirket aleyhine yapılan icra takibi haksız olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit davasında davacılar aleyhine başlatılan icra takibinin davalı tarafından feragat ile sonlandırılmış olması durumunda kötü niyet tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin beşinci fıkrası.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:20:24