Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4445
2023/5819
12 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/58 Esas, 2023/165 Karar
DAVA TARİHİ: 07.01.2016
HÜKÜM: Davanın kabulüne (Direnme)
Taraflar arasında görülen tenfiz davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2018 tarihli, 2016/10296 E. ve 2018/3947 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, işbu onama kararına karşı davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 23.01.2020 tarihli, 2018/3772 E. ve 2020/708 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 27.10.2020 tarihli, 2020/127 E. ve 2020/234 K. sayılı kararı ile direnme kararı verilmiş, işbu direnme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (YHGK) 22.11.2022 tarihli, 2021/11 443 E. ve 2022/1570 K. sayılı kararı ile anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmek üzere kararın usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya direnme kararı verilmiştir
Mahkemenin direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Federal Almanya Cumhuriyeti Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesinin 12 O 30/08 numaralı dosyasından verilen yargılama masraflarına dair masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, yabancı mahkemenin hisse senetlerinin müvekkili şirkete iadesi kararının gereğinin yapılmadığını, kesin yetki yönünden Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, tenfiz için gerekli bulunan diğer şartların da oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 02.06.2016 tarihli, 2016/21 E. ve 2016/427 K. sayılı kararı ile iddia, savunma ve dosya kapsamına göre tenfiz şartlarının oluştuğu, davalı tarafça itiraz sebeplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Cumhuriyeti Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesinin 12 O 30/08 sayılı dosyasından verilen yargılama masraflarına dair masraf tespit kararının ve usulüne uygun olarak onaylanmış tercümesinin tenfizine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 24.05.2018 tarihli, 2016/10296 E. ve 2018/3947 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
-
Dairemizin yukarıda belirtilen onama kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 23.01.2020 tarihli, 2018/3772 E. ve 2020/708 K. sayılı kararı ile "... 1 Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'nun 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1 h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır. Bu durum karşısında, karar düzeltme aşamasında yürürlüğe giren yukarıda açıklanan Yasa hükmü ile 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın re'sen bozulmasına karar vermek gerektiğinden Dairemizin 24.05.2018 tarih 2016/10296 Esas, 2018/3947 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2 Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Dairenin 24.05.2018 tarihli, 2016/10296 E. ve 2018/3947 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün açıklanan gerekçeyle re'sen bozulmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Mahkemenin 27.10.2020 tarihli, 2020/127 E. ve 2020/234 K. sayılı kararı ile direnme kararı verilmiştir.
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
7.YHGK'nun 22.11.2022 tarihli, 2021/11 443 E. ve 2022/1570 K. sayılı kararı ile anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte direnme kararı verilmek üzere kararın usulden bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk kamu düzenine aykırılık bulunmadığından karar düzeltme aşamasında yürürlüğü giren kanun hakkında değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne dair verilen kararda direnildiği, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuya ilişkin olmadığı, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmadığı, tenfizi istenen kararın yargılamasının yapıldığı yabancı mahkemede davalının savunma hakkının kısıtlandığına dair bir itirazın da varit olmadığı, neticeten söz konusu ilamın Türkiye'de tenfiz edilebilme koşullarını içerdiği gerekçesiyle Mahkemenin 02.06.2016 tarihli, 2016/21 E. ve 2016/427 K. sayılı kararında direnilmesine, davanın kabulü ile Federal Almanya Cumhuriyeti Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesinin 12 O 30/08 numaralı dosyasından verilen yargılama masraflarına dair masraf tespit kararının ve usulüne uygun olarak onaylanmış tercümesinin tenfizine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin verdiği direnme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma kararı dikkate alındığında Mahkemenin direnme kararının kanuna aykırı olduğunu, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının açıkça kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, Türkiye'de yaşayıp Türkiye'de dava açan kişilerin davalarının red ile sonuçlandığını, davacının Almanya'da açtığı davanın emredici hükümlere aykırı olmakla birlikte Alman Mahkemelerinin verdiği kararın tenfizinin hukuken mümkün olmadığını, Alman Mahkemesinin bu davada yetkili olmadığını belirterek Mahkemenin direnme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 54 üncü maddesi.
- Değerlendirme
1.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
2.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan direnme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:20:24