Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1965

Karar No

2023/5799

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerin toptan gıda ticareti yaptıklarını, müvekkili Yatpaz Ltd. Şti.'nin cari hesap borcunun bir kısmına karşılık olarak dava konusu çeki diğer müvekkiline verdiğini, ancak çek kendisinde olan müvekkili şirket yetkilisi Kürşat Yıldırım'ın evinde hırsızlık meydana geldiğini ve evrak çantasının çalındığını, çalınanlar arasında dava konusu çekin de bulunduğunu, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını, ayrıca çek iptal davası açtıklarını ve bu davada ödemeden men kararı verildiğini, dava konusu çekin keşide tarihinde son ciranta olan davalı tarafından tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edildiğini, bankanın men kararı nedeniyle işlem yapmadığını, hazırlık soruşturması sırasında çeke el konulması kararı bulunduğunu, bu bağlamda çeki ibraz eden Gentaş firmasının ve yetkilisinin evinde arama yapıldığını, aramada çalıntı çeklerden başka bir çekin bulunarak el konulduğunu, müvekkillerinin takibe konu çekle ilgili olarak davalılara borçlu olmadığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek müvekkillerinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takibe konan çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; dava dışı Gentaş Tavukçuluk Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesi uyarınca bu firmaya kredi kullandırıldığını, firmanın da müşterilerinden aldığı çek ve senetleri kredi borcuna mahsup edilmek üzere müvekkiline ciro ve teslim ettiğini, müvekkilinin çekin çalıntı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 792 nci maddesi gereğince çekin kötü niyetli iktisabı halinde hamilin çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, çek üzerindeki ciro silsilesinin tam olup davalı bankanın çekin yetkili hamili olduğu, davalı bankanın çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğünün bulunmadığı, çek istirdatı talebinin kabulü için davalı bankanın çekin rıza dışı elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerektiği, davacı tarafın çekin rızası hilafına elinden çıktığını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiği, ancak bu iddiaların ispatlanamadığı, bu nedenle davalı Halkbank A.Ş. hakkındaki davanın reddi, takibin davalı Halkbank A.Ş. tarafından başlatılmış olması ve çekin istirdatına yönelik olması nedeniyle diğer davalılar hakkındaki davanın ise husumetten reddi gerektiği, davacıların haksız oldukları gerekçesiyle davalı ...Ş.'nin tazminat talebinin kabulü gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine, davalı ...Ş.'nin tazminat talebinin kabulü ile, takibe konu asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davacılardan alınarak davalı ...Ş 'ye verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar etmiş, ayrıca müvekkillerinden Liva Ltd. Şti.'nin defterlerinin incelendiği, buna göre müvekkilinin kendisinden sonra gelen Dilek Taşkın ve Gentaş Ltd. Şti. ile bir ticaretinin olmadığının tespit edildiğini, ancak mahkemenin her nedense diğer iki davalı hakkındaki davayı husumetten reddettiğini belirttiği, ancak hüküm kısmında bu davalılar yönünden husumetten red yönünde bir açıklamanın yer almadığını, sonuçta müvekkilinin diğer davalılarla da bir ticari faaliyetinin olmadığının tespit edildiğini, çeklerin çalıntı olduğunun savcılık kayıtlarıyla sabit olduğunu, davalı bankanın iyi niyetli üçüncü kişi kabul edilse bile diğer davalılar yönünden davanın kabulü gerektiğini, davalı bankanın dava konusu çekin kredi teminatı karşılığında rehin cirosu ile aldığını, oysa çekte rehin cirosunun geçerli olmadığını, dolayısıyla davalı bankanın yetkili hamil olarak kabul edilemeyeceğini, bankanın diğer davalı Gentaş firmasına karşı kredi alacağı nedeniyle takip yaptığını, çekle ilgili muhataba ileri sürülebilecek tüm defilerin davalı bankaya karşı da ileri sürülebileceğini, savcılığın el koyma kararına rağmen çeki takibe koyan bankanın açıkça kötü niyetli olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların menfi tespit iddiasını usulüne uygun iddialarla ispatlayamadığı, davalı bankanın da dava konusu çeke düzgün bir ciro silsilesi yoluyla hamil olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davacı tarafça açılan menfi tespit ve istirdat davasının esastan reddi gerektiği, ancak mahkemece davanın doğrudan 6102 sayılı Kanun'un 792 nci maddesi uyarınca çek istirdatı davası olarak kabulünün doğru olmadığı, zira davacılar vekilinin dava dilekçesinde, müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitini, ayrıca çekin de istirdatını istediği, yine davalı banka dışındaki diğer davalılar yönünden de menfi tespit talebi bulunduğu halde banka dışındaki diğer davalılar yönünden sadece istirdat istemi varmış gibi husumetten red kararı verilmesinin doğru olmadığı, bu hususlar itibariyle mahkeme kararının gerekçesinin yerinde olmadığı, ayrıca, davalı banka lehine tazminata hükmedilmiş ise de, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için ihtiyati tedbir kararının infaz edilmesinin gerektiği, icra müdürlüğüne yazılan yazıya gönderilen cevapta mahkemece verilen ihtiyati tedbirin icra müdürlüğüne bildirilmediği ve herhangi bir ihtiyati tedbirin uygunlanmadığı bildirilmiş olup davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın çekin çalıntı olduğunu bilerek takibe koyduğunu,bankanın iyiniyetli hamil olmadığını, yapılan bilirkişi incelemeleri ile davacılar ile davalı şirketler arasında ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiğini, tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bankanın çeki kredinin teminatı olarak elinde bulundurduğunu, bu nedenle yetkili hamil olmadığını, çekle ilgili muhataba ileri sürülebilecek tüm defilerin bankaya karşı da ileri sürülebileceğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususlar temyiz aşamasında ileri sürülmesi halinde dikkate alınamayacaktır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:20:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim