Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5094
2023/5786
12 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi manevi tazminat davası ve tasarım hükümsüzlüğü karşı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı karşı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının, müvekkilinin tasarımları ile ayırt edilemeyecek derecede benzeyen ürünleri “Viola Office Furniture” kataloglarında ve http://www.violaburo.com/tr adresli internet sitesinde paylaştığını, katalog ve internet sitesinden anlaşılacağı üzere davalının “masa ve sehpa ayakları” ürettiğini, davalının kendi tasarımlarını üretip tanıtmak yerine, davacının beğenilen ve tercih edilen tasarımlarını üreterek veya ürettirerek satış yaptığını, söz konusu ürünlerin müvekkiline ait 30.09.2011 tarihli ve 2011/05987 – 5 sıralı, 21.01.2012 tarih ve 2012/00368 – 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. sıralı, 21.01.2012 tarih ve 2012/00369 – 1, 2, 3, 4 ve 5. sıralı tasarımlar, 14.04.2016 tarih ve 2016/03058 – 1, 2 sıralı ve 15.05.2015 tarih ve 2015/03741 – 1, 2, 3, 4 sıralı tasarımları ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlik oluşturması nedeni ile tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı tarafın davacı şirketin tescil ettirmiş olduğu ürünler ile tamamen ortak özellik ve forma sahip özellikleri taşıyan ürünleri üretmekte ve/veya satışını yapmakta olduğunu ileri sürerek davacı tarafından tasarlanan ve üretilen, tasarım tescil başvurusuna konu ürünlere vaki tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesi için, her türlü sınai mülkiyet hakları davacıya ait olan Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 30.09.2011 tarihli ve 2011/05987 5 sıralı, 21.01.2012 tarih ve 2012/00368 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. sıralı, 21.01.2012 tarih ve 2012/00369 – 1, 2, 3, 4 ve 5. sıralı tasarımlar, 14.04.2016 tarih ve 2016/03058 – 1, 2 sıralı ve 15.05.2015 tarih ve 2015/03741 – 1, 2, 3, 4 sıralı tasarımlarını davalıya ait her türlü basılı evrak, broşür, katalog, internet sitesi tanıtımı ile diğer ticari evraktan çıkartılması, silinmesi, silinmesi mümkün olmuyor ise imha edilmesi, davacının tecavüz eylemlerinden doğan zararlarının tazmini için davalıdan 1.000,00 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; karşı davalı şirketin, 2011/05987 5, 2012/00368 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 2016/03058 1, 2 ve 2012/00369 1, 2, 3, 4, 5 no.lu tasarımlarının, iddia edildiği gibi yeni tasarımlar olmadığını, yeni ve ayırt edici niteliği olmamasına rağmen tescil edildiğini ileri sürerek karşı davalıya ait tasarım tescillerinin yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde; davanın hukuki mesnetten uzak olduğunu, karşı davalının taleplerinin soyut iddialardan öteye geçemediğini, tasarımlar arasında farklılıklar bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davalı vekili karşı dava cevap dilekçesinde; karşı davacının dava dilekçesinin netice i talebinin açık olmadığını, mesnet alınan görsellere dilekçede yer verilmediği gibi ek olarak da kendilerine gönderilmediğini, bu görsellerin neden müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt ediciliğini kıracağının açıklamasının yapılmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davalı ürün ve kullanımları arasında davacıya ait 2011/05987 5, 2012/00368 1, 2, 3, 7 ve 8, 2012/00369 1, 2, 3 ve 4, 2015/03741 2 ve 4, 2016/03058 1 ve 2 no.lu tasarımlara tecavüz eder nitelikte herhangi bir ürüne rastlanmadığı, 2012/00368 4, 5 ve 6, 2012/00369 5, 2015/03741 1 ve 3 no.lu tasarıma tecavüz niteliğinde benzerlerinin ise davalı ürünleri arasında yer aldığı karşı dava yönünden; 2011/05987 5, 2012/00368 3, 4, 5 ve 6, 2012/00369 5, 2015/03741 3 nolu tasarımın yenilik ve ayırt edici nitelik koşullarını sağlamadığı, 2012/00368 1 ve 2, 7 ve 8, 2012/00369 1, 2, 3 ve 4, 2015/03741 1, 2 ve 4, 2016/03058 1 ve 2 nolu tasarımların yenilik ve ayırt edici nitelik koşulunu sağladığı, davalı karşı davacının eylemlerinin davacı karşı davalının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğu, bu süre zarfında iltibas yaratan işaretin kullanımı nedeniyle davacının ne kadar zarara uğradığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, böyle bir durumda hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, bu konuda bilirkişi raporu alındığı, alınan raporda "Uyarlanan sözleşmeye göre intihale konu ürünün tasarım lisans bedeli, 1 yıllık süreli bir sözleşme için dava tarihi itibariyle 1.150,47 TL olarak hesaplanmıştır" ifadesine yer verildiği, verilen hizmette markanın ekonomik bakımından katkısı da dahil edilerek dava tarihine kadar gerçekleşen eylemler karşılığı yoksun kalınan kar olarak davacının seçtiği" sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli" takdiren taleple bağlı kalınarak maddi tazminatın 1.000,00 TL olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı, manevî tazminat miktarının 1.500,00 TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, davalı karşı davacının tasarımının davacı adına tescilli 2015/03741 1 nolu tasarıma tecavüz ettiği ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve kaldırılmasına, davalı karşı davacının davacıya ait 2015/03741 1 no.lu tasarımın taklidi olan tasarımlı eşyanın her türlü basılı evrak, broşür, katalog, internet sitesi, tanıttığı ve diğer ticari evraklardan çıkartılmasına, silinmesine, mümkün değilse imhasına, 1.000,00 TL maddi ve 1.500,00 TL manevi tazminatın davalı karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, davacı karşı davalıya ait tescilli 2011/05987 5, 2012/00368 3, 4, 5, 6, 2012/00369 5, 2015/03741 3 no.lu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı karşı davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemece lisans bedeli için hesaplanan miktarın kabul edilemeyecek derecede düşük olduğunu, bir ürün için yıllık verilecek lisans bedelinin 1.500,00 TL olabilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, mobilya tasarımları hakkında olan lisans sözleşmeleri esas alınarak bir maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait belirli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterini sağlamadığı işbu sebepten ötürü hükümsüz kılınması gerektiği yönündeki tespitlerin haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkilinin tasarımları ile hükümsüzlüğe mesnet tasarımlar arasında nasıl bağlantı kurulduğunun hiçbir şekilde anlaşılamadığını, mesnet alınan 15.02.2013 tarihli görselin gerçek yayın tarihinin araştırılması gerektiğini, müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, asıl dava yönünden davanın kabulüne, karşı dava yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı karşı davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşı davalı şirketin 2015/03741 1 sıra numaralı tasarımın kendisine ait olduğunu belirtmişse de, Çin patenti olan CN2013/30061101.6 tasarım numaralı tasarım ve CN702014030282417 0001 tasarımdan intihal olduğunu, tasarıma tecavüz haklarının ihlal edildiğini ileri sürme olanaklarının bulunmadığını, Çin Patentli ürün ile karşı davalıya ait ürün tüketici gözünden incelendiğinde dahi bir ayırt edicilik taşımadığını, iş bu gerekçe dahi asıl davanın reddine karar verilmesi için yeterli iken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hukuka ve hakkaniyete ters düştüğünü, davaya konu edilen karşı davalıya ait ürünlerin SMK çerçevesinde yenilik, ayırt edicilik vasıflarını karşılamadığını, mobilya sektöründe yurt içi ve yurt dışında fazlasıyla üretilerek satışa arz edilen ürünler olan karşı davalıya ait tasarımların anonim özellik kazandığını, fazlaya ilişkin talepler yönünden verilen ret kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen asıl dava ve karşı dava yönünden kısmen kabul kararının tamamen kaldırılarak asıl davanın reddine, karşı dava yönünden verilmiş olan kısmen kabul kararının tümden kaldırılarak karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli bulunduğu, davalı karşı davacının eylemlerinin davacı karşı davalının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacı tazminat istemini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine dayandırmış ise de dosya kapsamına göre davacının ne kadar zarara uğradığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, bu halde de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenebileceği, hükmedilen tazminat miktarlarının dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek
kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi manevi tazminat; karşı dava tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.
3.6769 sayılı Kanun'un 151 nci maddesi.
- Değerlendirme ve Sonuç
Karşı davada davacı vekili karşı dava dilekçesinde asıl davada davacının tasarım hakkına tecavüz davasına dayanak yaptığı 2011/05987 5 ve 2012/00368 1 2 3 4 5 6 7 8, 2012/00369 1 2 3 4 5, 2016/03058 1 2, 2015/03741 1 2 3 4 tescil numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğünü talep etmiş; ancak ön inceleme duruşmasından önce 10.11.2017 tarihinde sunulan karşı dava cevaba cevap dilekçesinde bu talep 2011/05987 5 ve 2012/00368 3, 2012/00369 5, 2016/03058 1, 2015/03741 1 2 3 numaralı tasarımların hükümsüzlüğü istenmek suretiyle daraltılmıştır. İlk derece mahkemesince karşı davaya ilişkin kurulan nihai hükümde ise karşı davalıya ait 2011/05987 5, 2012/00368 3, 4, 5, 6, 2012/00369 5, 2015/03741 3 no.lu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Hukuk davalarında hakim talep ile bağlı olup, davacının talebinden fazlasına hükmedemez. Bu durumda karşı davacının daraltılmış talebine göre yapılan değerlendirme ile kurulan hükümde karşı davacının talebini aşacak şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış hükmün re'sen öngörülen gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre asıl davacı karşı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:20:24