Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5708
2023/5755
11 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ: 22.07.2014
HÜKÜM: Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markanın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "Arel" ibaresini 5 yılı aşkın süredir markasal olarak eğitim ve öğretim hizmetleri için kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına 2004/35536 numara ile tescilli "Arel" markasının emtia listesindeki 41. sınıfta yer alan "Eğitim ve Öğretim Hizmetleri" bakımından kullanmama nedeniyle iptaline, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yasal zorunluluk olarak isminde açıklıkla yer verdiği eğitim hizmetinde uzun yıllardır faaliyetini sürdürdüğünü ve halen sürdürmekte olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2017 tarih, 2014/356 E. ve 2017/176 K. sayılı kararıyla; yargılama sırasında davanın dayanağı olan KHK 'nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin, 06.01.2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 14.12.2016 tarih ve 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiği, 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesinin davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olduğu ancak hükmün verildiği tarih itibariyle yürürlükte olmadığından uygulama olanağı bulunmadığı, ayrıca davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olduğuna dayanarak uygulanması gerektiği düşünülse bile davalı adına tescilli markanın kullanımının 556 sayılı KHK'nin 14 üncü maddesinin (f/2) bendi uyarınca "Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılması" olduğu, bu kullanımın eğitim ve öğretim hizmetleri üzerinde kullanım zorunluluğunun bulunduğu dönemde yapıldığı ve davalının kullanımını ispat etmesi nedeniyle iptal edilen hüküm gereğince de kısmi iptal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2020 tarih, 2017/2208 E. ve 2020/759 K. sayılı kararıyla; davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekli iken ret kararı verilmiş ise de yargılama giderlerinin tarafların haklılık durumuna göre belirlendiği, yargılama giderleri davacı taraf üzerinde bırakıldığı için bu durumun sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 16.03.2022 tarih, 2020/7153 E. ve 2022/1990 K. sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi düzeltildiği için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin 1 fıkrasının (b) bendinin (2) no.lu alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırarak hüküm kurması gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinden sonra 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarih, 2016/148 E. ve 2016/189 K. sayılı kararı ile kullanmama sebebiyle markanın iptaline dair 556 Sayılı KHK'nin 14 üncü maddesinin iptaline karar verildiği, dava tarihinden sonra davanın yasal dayanağı kalmadığı için konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmetmek gerektiği, ancak mahkemece karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek yerine davanın reddine karar verilip davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiş olması davadaki haklılık durumuna uygun olduğu, sonucu itibariyle doğru olduğu için karar kaldırılıp yeniden hüküm kurulması yoluna gidilmese de bozmaya uyulmakla usuli kazanılmış hak oluştuğu, dava tarihinden sonra davanın dayanağı olan hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edildiği için dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, dosyadaki bilirkişi raporundan davalının 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında düzenlenen dershane ücretli konulu faturalarda, markasının ayırt edici özelliğini değiştirmeden, eğitim ve öğretim hizmetleri üzerinde ciddi kullanımda bulunduğu gerekçesiyle davacının dava açmakta haklı olmadığından davacının yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı kullanımının ciddi kullanım olarak değerlendirilemeyeceğini, dava konusu marka ibaresi ile bir işletme açılışına ve yazışmalara yönelik belgeler olduğunu, bu markanın ticaret hayatına sokulduğunu, marka algısı yaratacak şekilde doğrudan tüketiciye ulaştığını kanıtlayan herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığını, davalı kullanımlarının markasal kullanım olmadığını, 10.01.2017 tarihinden sonraki kullanmama nedeniyle iptal davalarının akıbeti ve 10.01.2017 tarihinden önce tescil edilmiş markaların kullanılması zorunluluğun ancak 2022 yılından itibaren öne sürülebileceğini, yasal boşluğun uluslararası mevzuat değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanmama nedeniyle markanın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
556 sayılı KHK'nin 14 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:21:40