Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1986

Karar No

2023/5751

Karar Tarihi

11 Ekim 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.02.2016 31.01.2017 vadeli ve Kredi Sigortası Genel Şartları ve düzenlenen Atradıus Müdula Sigorta Poliçesi Özel Şartları kapsamında müvekkilinin sigortalandığını, poliçe kapsamında Almanya'da faaliyet gösteren müşterisi Alusen Aluminium Profiltechnik ile davalıdan alınan kredi limiti kapsamında poliçe genel şartlarında belirlenen rizikolara karşı sigorta örtüsü altına alınan ticari ilişkiye girdiğini, yurt dışındaki şirketle 2014 yılı öncesine dayanan ticari ilişkisi bulunduğu ve davalı şirket ile de eskiye dayalı sigorta sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, oluşan riziko nedeniyle davalı tarafından önceki dönemde hasar dosyası açıldığını, önceki dönemdeki uyuşmazlık nedeniyle davalının önerisiyle yurt dışında bulunan müşteriyle protokol yapılarak ödemelerin yapılmaya başlandığını, ödeme sırasında yurt dışındaki alıcının yeniden sipariş vermesi üzerine, müvekkilince davalı sigortacıya başvuruda bulunularak poliçe genel şartlarının A 5. maddesindeki teminatın tesisi ve tadili başlıklı hükümler uyarınca limit talebinde bulunulduğunu, yurt dışındaki müşteri ve davalı ile eskiye dayalı ticari ilişkinin bulunması nedeniyle riskin davalı tarafından da bilindiğini ve davalının önerisiyle önceki dönem borçlarının yapılandırılması için müşteri ile protokol düzenlendiğini, müvekkilinin 2016 yılında yenilenecek poliçede, müşteri tarafından yapılan yeni ürün siparişleri için davalıdan ek limit talebinde bulunduğunu ve ek limit talebini uygun görüldüğünü, yapılan işlemle müşteri ile yapılacak yeni ticaret sonucu oluşacak ek risklerin de sigorta örtüsü altına alındığını, davalı tarafından verilen 15.02.2016 tarihli yazıyla Alusen şirketi için 50.000,00 euro kredi limitinin tahsis edildiğini, müşterisinin satışa ilişkin bedellerin ödenmemesi üzerine davalıya başvurulduğunu hasar bedelinin henüz ödenmediğini, poliçe özel şartlarına göre başvurudan itibaren 30 gün içinde ödemenin yapılması gerektiğini, davalının gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını belirttiğini, sigorta şirketince bilinen hususların poliçenin düzenlenmesi aşamasında taraflarına bildirilmediğini, davalının bu eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1452 nci maddesine açıkça aykırı olduğunu, bildirilmeyen veya yanlış bildirilen bir olgunun veya gerçek durumun sigortacı tarafından bilinmesi halinde sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğinden söz edilerek sözleşmeden cayılamayacağını, 6102 sayılı Kanun'un 1433 ile 1449 uncu maddelerindeki hükümlerin sigortalı aleyhine değiştirilemeyeceğini, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ancak ihmali belirlendiği ve beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği hallerde ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılabileceğini, somut olayda ek teminat verilirken alıcının durumunu bilen ve buna göre prim belirleyen sigortacının gerçekleşen rizikoyu teminat dışında tutmasının yasa hükümleri ve kredi sigortası amacına aykırı olduğunu, sigorta konusunda önce olan davalının poliçenin düzenlenmesi sırasında önceki durumunu bildiği müşteri ile ilgili prim ve limit belirlerken gerekli araştırmaları yapması gerektiğini, rizikonun teminat dışında kalması için riziko ile teminat dışı bırakılan husus arasında uygun illiyet bağının bulunması ve rizikonun münhasıran bu sebepten oluşması gerektiğini ileri sürerek 50.000,00 euronun 02.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının poliçe kapsamındaki talebini süresinde müvekkiline iletmediğini, poliçe kapsamında düzenlenen en eski faturanın vadesinin 22.05.2016 olduğunu, maksimum uzatma vadesinin poliçede 60 gün olarak belirlendiğini, bildirim süresinin ise maksimum uzatılan vadeden 30 gün sonrası olduğunu, davacının vadesinde ödenmeyen borç bildirimini 17.10.2016 tarihinde yapması nedeniyle poliçe özel şartı ile kredi sigortası genel şartlarının B.1 maddesi gereğince talep hakkını yitirdiğini, poliçenin düzenlenmesi aşamasında sigortalının kendisine yöneltilen sorulara yanlış cevaplar verdiğini, sigorta poliçesi özel şartlarında olumsuz bilgilerin bildirilme mecburiyetinin bulunduğunu, kredi sigortası genel şartlarının A.7.1.6 maddesinde de ödenmemiş olan bir borçla ilgili olarak sigortalının olumsuz bilgi bildiriminde bulunması halinde rizikonun poliçe teminatın dışında kalacağının belirlendiğini, sigortalının borcunu vadesinde ödemeyen alıcısını sigortacıya bildirmediğini, başvuru evrakında yer alan orjinal vadesinden itibaren 60 günü geçen alacağının olup olmadığını, cari yıl ve 2014 yılları için hasar bulunup bulunmadığı sorularına hayır cevabı verdiğini, müvekkilinin de bu beyanı esas alarak Almanya'da yerleşik Aluse firmasına yapılacak ihracat satışı için 50.000,00 euro limit tanımlandığını, bu şirketin önceki dönemden kalan borcunu bildirilmesi halinde bu limitin müvekkilince tanımlanmayacağını, önceki döneme ilişkin borçlarını ödemeyen alıcının 01.02.2016 başlangıç tarihli poliçe dönemi içinde gerçekleşen alım satımdan kaynaklı fatura borçlarını da ödemediğini, müvekkilinin bu durumda 17.10.2016 tarihinde davacı tarafından yapılan vadesi geçmiş borçlar bildirimi ile haberdar olduğunu, davacının kasten yanlış beyanda bulunarak, alıcı için limit açtığının ortaya çıktığını, davacının 01.10.2014 başlangıç tarihli poliçe için hasar ihbarında bulunduğunu, ancak daha sonra davacı ile alıcının anlaştığı belirtilerek hasar başvurusun geri çekildiğini, taraflar arasındaki protokole uyulup uyulmadığının müvekkilince bilinmediğini, ilk poliçenin sona ermesini müteakip davacının başka bir sigorta şirketinden poliçe satın aldığını, 01.02.2016 tarihinde yeniden müvekkiline başvurularak poliçe satın alındığını, bu poliçe için düzenlenen formlarda vadesi geçmiş alacak bulunmadığının belirtildiğini, bu nedenle talep edilen tüm tazminatın teminat dışı olduğunu, temerrüt tarihinin hatalı gösterildiğini, poliçede %10 muafiyet kaydı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında aynı teminat kapsamında hasar öncesinde de sigorta ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasındaki Atradius Modula poliçesinin 47520.01 maddesinde; 'Sigorta şirketi, Türkiye Kredi Sigortası Genel Şartlarını kabul eder. Poliçenin herhangi bir maddesinin Türkiye Kredi Sigortası Genel Şartlarına aykırı düşmesi ve menfaatlerinizin tersine olması durumunda, Türkiye Kredi Sigortası Genel Şartlarındaki hükümler geçerli olacaktır.' şeklinde düzenlemeye yer verildiği, Kredi Sigortası Genel Şartları A.1.6. maddesinde ise 'Ayrıca sözleşme olması şartı ile; yukarıda sayılan hallerin dışında alıcının sözleşmede kararlaştırılan şartlarla mal veya hizmet bedelini ödememesi (temerrüt) hali teminat altına alınmıştır.' düzenlemesine yer verildiği, buna göre davacının dava dışı Alusen Aluminium Profil Technik GMBH ile ticari ilişkisini teminat altına alan sigorta poliçesi düzenlendiği, dava dışı şirketin temerrüdü kapsamında davalı sigorta şirketine hasar başvurusunda bulunulduğu, sigorta poliçesi kapsamında hasar bildirim süresinin maksimum uzatma vadesini takip eden 30 gün olarak belirlendiği, 6102 sayılı Kanun'un 1446 ncı maddesinin ve 6102 sayılı Kanun'un 1452 nci maddesinin emredici mahiyette olduğu, buna göre davalı tarafça ihbarın süresinde yapılmadığı ancak hasarın geç ihbar edilmiş olmasının yapılacak ödemenin niteliğinde bir artışa neden olmadığı, makul süre içerisinde riziko ve buna ilişkin belgelerin sigortacıya sunulduğu, davalı tarafın bildirim yükümlülüğüne aykırılığı somutlaştırmamasının 6102 sayılı Kanun'un 1447 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği hasarı sigorta kapsamından çıkarmayacağı, tarafların ticari defter ve kayıtlarına yönelik incelemede hasar miktarının 50.516,50 euro olduğu, poliçe kapsamında tazmin miktarında muafiyet koşuluna yer verildiği, davacı tarafça aynı sigorta poliçesi kapsamında farklı bir firma hakkında %10'luk muafiyeti kabul ettiğinin değerlendirildiği ve hesaplanan 45.464,85 euro tazminatın sigorta poliçesi kapsamında teminat sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 45.464,85 euro tazminatın temerrüt tarihi olan 17.11.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; poliçenin düzenlenmesi sırasında davacı tarafından sorulan sorulara verilen cevaplara göre 50.000,00 euro limit tahsis edildiğini, sözleşmenin kuruluşu aşamasında davacının kasıtlı şekilde yanlış bilgi vererek Alusen şirketinin 2014 yılından veya orjinal vadesi üzerinden 60 günü geçen borcun bulunmadığını beyan etmesi nedeniyle sigorta sözleşmesinin kurulduğunu ve rizikonun poliçe özel şartları ile kredi sigortası genel şartlarının A.7.1.6. maddesi gereğince teminat dışı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava dışı alıcıya satılan ve tahsil edilemeyen mal bedellerinin, kredi sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un 1446, 1147 ve 1452 nci maddeleri.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinc temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:21:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim