Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3587
2023/5715
10 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM: Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.10.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin keşideci, davalının lehdar olarak yer aldığı 110.000,00 YTL bedelli bir adet bonoya dayalı şekilde davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, müvekkilinin lehdar davalıyı hiç tanımadığını, bonoda avalist olarak imzası bulunan dava dışı Sadullah Toprak ile müvekkilinin bir süre ortaklık yaptığını ve bu ilişki sırasında teminat amacıyla bu senedi birlikte imzaladıklarını, sonrasında Sadullah Toprak'ın kötü niyetli şekilde davalıyla birlikte hareket ederek senedi onun adına doldurduğunu ve muvazaalı şekilde müvekkili aleyhine takip yapıldığını belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, senedin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının uygun fiyata araba bulacağını söylemesi üzerine müvekkili tarafından verilen 110.000,00 YTL'ye karşılık bononun alındığını, davacı tarafın muvazaa iddialarının doğru olmayıp, dava dışı Sadullah Toprak'ın da davacıya kefil olması nedeniyle bonoyu imzaladığını sonrasında davacının edimini ifa etmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 01.04.2014 tarih, 2009/582 E. ve 2014/115 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 04.05.2016 tarih, 2015/16540 E. ve 2016/8258 K. sayılı ilamı ile ceza davalarının sonucunun beklenilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numaraları verilen kararı ile ceza dosyalarının kesinleşmesinin beklenildiği, davalının cezasının kesinleştiği ve dava konusu senedin muvazaalı düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı beyanlarının tutarlı olmadığını, yargılamanın usul ve kanuna aykırı yapıldığını, mahkeme kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya verdiği para karşılığı dava konusu senedi aldığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 nci maddesi.
3.Yargıtay HGK 02.02.2021 tarih 2017/4 1341 Esas ve 2021/8 Karar sayılı ilamı.
4.Yargıtay HGK 31.01.2019 tarih, 2017/13 681 Esas ve 2019/46 Karar sayılı ilamı.
- Değerlendirme
1.Olay tarihinde uygulanması gereken mülga 818 sayılı Kanunu’nun “Ceza hukuku ile medeni hukuk arasında münasebet” başlıklı 53 üncü maddesinde yer alan; “Hâkim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” hükmünden de anlaşılacağı üzere ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerekir. Benzer hüküm 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74 üncü maddesinde de bulunmaktadır. Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hâkimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz etmek mümkün değildir. Nitekim bu husus Hukuk Genel Kurulunun 31.01.2019 tarih, 2017/13 681 E. ve 2019/46 K. sayılı kararında da ele alınmıştır.
2.“Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını” ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.05.2011 gün ve 2011/4 61 E., 2011/79 K.; 06.10.2009 gün ve 2009/4 169 E., 2009/223 K. sayılı kararları). Kaldı ki, 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmayacağı açıkça ifade edilmiştir.
3.Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, davalı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı sabittir. Ne var ki, ceza dosyası içinde senet lehdarının davacı iddialarını kabul ya da ikrarı mahiyetinde bir bilgi belge var ise hukuk hakimini bağlayacak ise de somut olayda bu tür bir veriye de rastlanmamıştır. Senet metninin sonradan rıza hilafına doldurulduğu iddiası Dairemiz yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere ancak yazılı delil ile ispatlanabileceğinden mahkemece mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:22:24