Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1949

Karar No

2023/5688

Karar Tarihi

9 Ekim 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ruhsat başvurusunun sonuçlanmasının ardından "melox" markasını yoğun bir şekilde kullanmaya başladığını, markanın tescili için yaptığı başvurunun davalı adına tescilli 2010/45360 no'lu "meloks" ve 2013/20002 no'lu "melok's" markalarının gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davalı markalarının hükümsüzlüğü için açılan davalar sonucunda markaların hükümsüz kılındığını, davalıların marka tescillerini, müvekkilinin ticari faaliyetlerini engellenmek için gerçekleştirdiğini, ciddi kullanımlarının bulunmadığını, 2010/44362 no'.u "MEL OKS" markasının da davalı tarafından hiçbir suretle kullanılmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2010/44362 no.lu "MEL OKS" markasının kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 2010/44362 no.lu markanın koruma tarihinin 06.07.2010 olup 06.07.2020 tarihinde de yenileme işlemi yapılmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 28 inci maddesi uyarınca dava tarihi itibarı ile sicil kayıtlarının tetkikinden anlaşılacağı üzere hukuken geçersiz bir marka olduğunu, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarih itibari ile dava konusu markanın yenilenmediği, davalı adına hüküm teşkil etmediği, ancak Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) kayıtlarında müddet bilgisinin işlenmediği, güncel kayıtlara güvenilerek davanın açıldığı, davalının da davanın açılmasına sebebiyet vermediği, kurum kayıtlarının güncellenmemesi nedeni ile işbu davanın açıldığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması, taraflara vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığı görüşüne varıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın baştan itibaren konusuz olduğunu, davacının konusu olmayan bu davayı açmakta hukuki bir yararı olmadığını, dava konusu markanın dava tarihinden önce hükümsüz hale geldiğini, davanın açıldığı Haziran 2021 tarihinde kurum siciline bakıldığında markanın koruma süresinin 23.04.2010 olarak yazıldığını, 10 yıllık koruma süresinin 23.04.2020 tarihinde dolduğunu, yenilenmemiş olduğunun açıkça görüldüğünü, hukuki yararın dava şartı olduğunu, dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, aksi takdirde karar hukuka uygun kabul edilecek olursa hükmün düzeltilerek taraflarına vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde;

"(1)Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde yenilenir.

(2) Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.

(3) Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yenilenebilir.

(4) Ortak markanın yenilenmesi için gruba dâhil işletmelerden birinin talebi yeterlidir.

(5) Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır." hükmüne yer verildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan TPMK çevrimiçi araştırma kaydına göre hükümsüzlüğü istenen 2010/26901 başvuru numaralı MEL OKS markasının, 06.07.2010 başvuru tarihli olduğu, markanın on yıllık koruma süresinin 06.07.2020 tarihinde dolduğu, koruma süresinin dolmasından önce yenileme talebinde bulunulmadığı gibi altı aylık ek süre içerisinde de yenileme talebinde bulunulmadığı, davanın altı aylık ek yenileme süresinin dolduğu 06.01.2021 tarihinden sonra 02.06.2021 tarihinde açıldığı ve dava dilekçesi ekinde sunulan çevrimiçi kayıttan da yenilenmediği anlaşılan markanın hükümsüzlüğünü istemekte davacının hukuki yararı bulunmadığı, Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a h) bentleri ile 115 inci maddesi gereği usulden reddine karar verilerek, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın dava tarihindeki TPMK kayıtlarına güvenilerek açıldığını, Kurumun müddet olan markaları sisteme işlemediği gibi yenileme taleplerini de işlemediğinden 6 aylık ek sürede yenileme taleplerinin olup olmadığının bilinemeyeceğini, taraflar arasında, dava konusu markanın da olduğu diğer 12 adet marka için başka hükümsüzlük sebeplerine dayanılarak açılmış dava olduğunu, mezkur davanın bozma sonrası yargılamasının devam ettiğini, bozma sonrası yargılamanın uzayacağını düşündüklerinden muhtelif iptal davaları açılmak zorunda kalındığını, bahsedilen ana dosyada davalının işbu davaya da konu markanın yenilenmediğine dair dava dosyasına bilgi vermediğini, bir kısım markalar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararının uygulandığını, istinaf mahkemesi kararına göre 06.01.2021 tarihinde müddet olan marka ile ilgili olarak bu marka hakkında da yeni bir inceleme yapılması gerektiğinden bahisle 25.02.2021 tarihinde bozma kararı verildiğini, devam eden hükümsüzlük davasına rağmen yenileme hususunda ilgili Kuruma bildirimde bulunmayan davalının iyi niyetli davranmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden kendi kusurundan yararlanamayacağını, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kullanmama nedenine dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a h) bentleri, 115, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6769 sayılı Kanun'un 23, 28 inci maddeleri.

  4. 2022 yılı AAÜT'nin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası.

  5. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim