Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2091
2023/5684
9 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki limited şirket ortaklığından çıkarma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile birlikte 26.07.2017 tarihinde Pako Turizm Ltd. Şti.'ni kurduklarını, her iki ortağın da münferit imza yetkilisi olduğunu, şirketin Academico isimli kafeyi işlettiklerini, davalı şirket müdürünün şirket faaliyetini engellemek amacıyla işlem yaptığını, banka hesabında bulunan tüm parayı çektiğini, kardeşi ile birlikte başka bir şirket kurduklarını, kira sözleşmesini feshettiğini, yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde şirketin yönetiminden alınabileceğini, davalının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek ana sözleşmeye aykırı davranışları sebebi ile davalı, şirket müdürünün azli ile şirkete kayyum atanmasını, bilahare 14.12.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, davalı ortağın ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ve davalının şirketin %50'şer hisseli ortakları olduklarını, her ikisinin de şirketi temsile yetkili müdür olduklarını, davacının ruhsata ve iş yeri düzenine aykırı davranışları nedeniyle şirketin zararına sebebiyet verdiğini, kasadan para çektiğini, alkol ruhsatı ile alınan içkileri başka bir işletmeye sattığını, şirkette sigortasız işçi çalıştırdığını, aynı faaliyet alanında başka bir işletmesinin bulunduğunu, rekabet yasağına aykırı davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, limited şirketlerde şirket ortağının çıkarılmasını isteme hakkının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 638 ve devamı maddeleri gereği şirket tarafından talep edilebileceği, eldeki davada davacının şirket olmadığı, mezkur maddeye göre her ortağın şirketten çıkmak için dava açma hakkı bulunduğu, ancak davacının şirketten çıkmayı değil, davalının şirketten çıkarılmasını talep ettiği, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre şirketin talebi üzerine ortağın mahkeme kararıyla şirketten çıkarılmasının mümkün olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması davası açılabilmesi için, genel kurul tarafından ağırlaştırılmış nisapla karar alınması gerekliliğinin özellikle iki kişilik limited şirketler bakımından uygulanmasının mümkün olmadığını, iki kişilik limited şirketlerde ortaklardan birinin haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasını gerektiren durumlar oluşsa dahi, kanunda özel bir düzenleme bulunmadığını, dava açılacak ve ortaklıktan çıkarılacak olan ortağın, aleyhine verilen karara rıza göstermesinin beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'un tek kişilik limited şirkete cevaz vermesi karşısında, 6102 sayılı Kanun'un 257 nci maddesi hükmünün kıyasen uygulanarak şirket tüzel kişiliği de muhafaza edilerek, haklı sebep oluşturan ortağın şirketten çıkarılmasına ve şirketin tek ortaklı olarak devamına karar verilebileceğini, müvekkili ile davalının şirkette münferit imza ve temsil yetkilerine sahip olduklarını, dolayısıyla tek başlarına şirketi temsil yetkilerinin olduğunu, Yargıtay'ın birçok kararında, iki ortaklı şirketlerde, bir ortağın diğer ortağa karşı dava açtığı hallerde, şirketin davada temsil edilmiş sayıldığını, davacı, tüzel kişi ortağının, ortağı olduğu dava dışı şirketi münferit imza yetkisi nedeniyle tek başına temsil hakkının olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davanın şirket tarafından açıldığının kabulü gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirketlerde ortağının çıkarılmasına ilişkin yasal düzenlemenin 6102 sayılı Kanun'un 640 ncı maddesinde öngörüldüğü, limited şirket ortağının diğer ortak aleyhine haklı sebeple çıkarma davası açamayacağı, davacının ve davalının, dava dışı şirketin ortakları oldukları, böyle bir davanın ancak şirket tarafından açılabileceği, somut olayda, davacı ortağın şirket adına açtığı bir dava bulunmadığından davanın aktif husumet yönünden usulden reddine gerektiği ancak İlk Derece Mahkemesi kararının sonucu itibarı ile doğru olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 640 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:01