Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5208
2023/5676
9 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM: Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Axa Sigorta A.Ş. tarafından Emtia Abonman Sigorta poliçesi ile sigortalanan emtiaların davalı taşıyıcı firma tarafından 33 DD 4356 06 BN 3095 (çekici dorse) plaka sayılı araçlarla taşındığını, taşıma sonunda yapılan kontrollerde emtiaların bulunduğu kartonların ıslak ve eksik olduğunun, konteyner kapak tavan kısmında su sızıntısı olduğunun ve burada bir delik olduğunun, emtia istifinin bozulduğunun, ambalajların hasarlandığının anlaşıldığını, bu hususların ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, söz konusu zararların taşıma esnasında gerçekleştiğini, eksik teslim edilen emtia ve hasar bedeli olan 23.185,93 USD'nin 30.07.2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereğince müvekkili şirketin sigortalının haklarına halef olduğunu ve 6102 sayılı Kanun'un 781 inci maddesi gereğince taşıyıcının hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 23.185,93 USD rücuen tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 4 5 yıldır sigortalı Enka İnş... A.Ş.'nin mallarını taşıdığını, şimdiye kadar herhangi bir sorun yaşanmadığını, müvekkili şirketin davaya konu emtianın hasarlanmasında herhangi bir kusurunun olmadığını, gereken tüm özen ve ihtimamı gösterdiğini, söz konusu emtianın 28.11.2014 tarihinde Ankara'dan teslim alındıktan sonra Gümrük Müdürlüğü'nce sayımının yapıldığını, daha sonra konteynerin ve kurşunlu mühür ile mühürlendiğini, bu haliyle teslim yeri olan Afganistan'ın Kabil ilinde 17.01.2015 tarihinde Enka İnş. A.Ş. çalışanlarına teslim edildiğini, teslim tutanağında herhangi bir hasarın olmadığının belirtildiğini, teslim tarihi 17.01.2015 tarihi olmasına rağmen malların 04.02.2015 tarihinde teslim edildiğinin iddia edildiğini, malların bu süre içerisinde hasarlanmış olabileceğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2019 tarih, 2017/1336 E. ve 2019/388 K. sayılı kararıyla; 01.04.2014 tarihli Abonman Sigorta Poliçesinden sonra yapılan 29.05.2014 tarihli Blok Emtia Abonman Poliçesinde sevkiyatın bitiş yerinin Afganistan olarak belirlendiği, sigorta ekspertiz raporuna göre ödenen 23.185,93 USD tazminattan davalının sorumlu olacağı, davacı ... şirketinin davalıyı dava tarihinden önce temerrüte düşürdüğünü ispat edemediği, davacının Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR) 27 nci maddesi gereği yıllık %5 faiz talebinde bulunabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.185,93 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2019 tarih, 2019/2279 E. ve 2019/1527 K. sayılı kararıyla; davalı tarafından taşınan dava dışı Enka İnş. A.Ş.'ye ait emtiaların taşıma sırasında taşımayı yapmak için kullanılan taşıtın kusurlu olması nedeniyle hasara uğradığı, bu nedenle davalı taşıyıcının CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince zarardan sorumlu olduğu, münferit poliçede taşımanın Afganistan'a yapılacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle halefiyet koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 02.12.2020 tarih, 2020/1038 E. ve 2020/5644 K. sayılı kararıyla ''... Dava konusunun, Türkiye’den Afganistan’a yapılan taşıma esnasında meydana gelen hasarın tahsiline ilişkin olması karşısında, somut olayda "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" nin uygulanması gerekmektedir. Taşıyıcının mesuliyeti, Konvansiyonunun 17. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre taşımacının, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması halinde taşımacının sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda istenebilecek tazminat ve tazminatın hesaplanma şekli de CMR'nin 23 28. maddelerinde hükme bağlanmıştır. Buna göre, CMR’de temel ilke taşıyıcının gerçek zararı aşmamak üzere sınırlı, sorumlu olmasıdır. Meydana gelen gerçek zararın anılan maddelerde belirlenen sınırlı sorumluluk miktarını aşması halinde taşıyıcı sınırlı sorumluluk miktarı kadar sorumlu olacaktır.Somut olayda, dosya kapsamında bulunan ekspertiz raporunda, 183 kap ahşap dolaptan 36 adedinin eksik, 26 adedinin de ıslak olduğu, eksikliğin ve hasarın nerede ve ne zaman meydana geldiği tam olarak tespit edilememekle birlikte, nakliyeci firma sorumluluğunda iken, nakliyenin bir aşamasında (muhtemelen konteynerin bir şekilde hasarlanmış olması nedeniyle konteynerde delik ve koliler arasında boşluk oluşması sonucunu doğurmuş) meydana geldiği sonucuna varılmış, 19.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise somut olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadan hasardan davalının sorumlu olacağı belirtilmiştir.Ancak, davacı tarafından dosyaya sunulan, bilirkişi ve mahkemece hükme esas alınan taşımaya ilişkin belgelerin dosyada tercümesi bulunmamakta olup öncelikle dava konusu taşımaya ilişkin tüm belgelerin Türkçe tercümesinin dosya kapsamına alınması gerekmektedir. Anılan eksiklik nedeniyle davalı yanca malın sağlam olarak 17.01.2015 de teslim edildiği savunulduğu halde bu savunmanın doğruluğu ve hasarın CMR 30. maddede belirtilen sürelerde ihbar edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Ayrıca, eksper raporunda malın konteynerde taşındığı ancak konteynerin tavanının delik olması nedeniyle su aldığınının belirtilmiş olması karşısında CMR 17. maddesi gereğince taşıyanın bu durumda sorumluluğunun ne olacağı hususunda bir değerlendirme yapılmadığı gibi taşıyanın CMR 29. madde gereğince kaideten sınırlı sorumlu olduğu ve ancak sınırlı sorumluluğunun kalktığı durumlarda zararın tamamından sorumlu olacağı hususları gözetilerek aynı Konvansiyonun 23. maddesi gereğince hesaplama yapılması gerekirken bu konularda hiç bir değerlendirme yapılmadan ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması dahi doğru olmadığı ..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dosyaya sunmuş olduğu ekspertiz raporunda emtianın depoya varış tarihinin 02.02.2015 tarihi olduğu, davalının tercümesini sunmuş olduğu teslim evraklarında teslim tarihinin 17.01.2015 olduğu, davalı vekilinin 17.12.2018 tarihli duruşma tutanağında emtianın 17.01.2015 tarihinde teslim edildiğini fakat 02.04.2015 tarihinde emtianın kolilerinin açıldığı, CMR'nin 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan hasar hakkında taşıyıcıya ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin eşyanın teslim alınması halinde eşyanın taşıma senedinde yer aldığı şekliyle teslim alındığına dair karineyi çürütmek için hak sahibinin eşyanın hasara uğradığının haricen belli olması durumunda ihtirazi kayıt ileri sürerek teslim aldığını belirtmesi ya da hasarın haricen belli olmaması halinde ise teslim tarihini izleyen 7 gün içerisinde yazılı olarak ihtirazi kayıt ileri sürmesi gerektiği, teslimden itibaren ihbar ve bildirimin 7 günlük süreye tabii olabilmesi için teslim edilen emtiadaki hasar ve zıyaın açıkça görülmemesi koşulunun varlığının arandığı, dava konusu hasarın kolilerin ve emtianın ıslandığı şeklinde belirlendiği, hasarın 5 duyu organı ile anlaşılabilecek nitelikte olduğu, ürünlerin eksiklikliğinin basit bir sayımla anlaşılabilecek olduğu nazara alındığında da bu hususun da 5 duyu organı ile anlaşılabilecek nitelikte olduğu, bu nedenlerle davacının CMR 30 uncu maddesindeki 7 günlük süreden dahi yararlanabilme ihtimalinin bulunmadığı, davacının iddia ettiği teslim tarihi ve diğer teslim tarihleri nazara alındığında dahi davacının halefinin ihbarı süresinde yapmamış olduğu, davacı tarafın emtianın 04.02.2015 tarihinde teslim edildiğini, ihbarın ise 13.02.2015 tarihinde gerçekleştirildiğini kabul edilse dahi, ürünlerin teslim tarihinin 04.02.2015 tarihi olduğu varsayımında ihbar süresinin son günü 12.02.2015 tarihine tekabül etmekle yine davacının halefi tarafından süresinde ihbar edilmediğinin anlaşıldığı, açıkça anlaşılan eksiklik ve hasar halinde ihtirazı kayıt koymadan ürünlerin teslim alınması halinde kanuni karinenin ürünlerin tam ve eksiksiz teslim edildiği şeklinde olduğu, davacının bu hususunun aksini ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edememiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
- Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme dayanak 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre meydana gelen zarardan davalı sorumlu olduğu açıkça belirtilmesine rağmen hukuka aykırı şeklide ret edildiğini, teslimat esnasında davalı taşıyıcının sürücüsünün imzasınında alınmasıyla eksiklikler ve zararların çeki listesine şerh düşülmüş olması nedeniyle CMR 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre süresinde ihbar bulunma yükümlülüğünün yerine getirildiğini, dava konusunu zararın taşıma esnasında meydana gelmiş olup zararın taşıma esnasında meydana geldiğinin ispat edilmesi halinde gönderilenin yükü teslim alırken çekince koymamış olsa dahi bunun sonuca etki etmeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava dilekçesinde harca esas değeri 23.185,93 USD olarak talep edilmiş olup ilgili harçların bu tutar üzerinden yatırıldığını, dava harç değeri 23.185,93 USD olmasına rağmen yerel mahkemece müvekkil lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesine göre gösterilen maktu vekâlet ücreti ödenmesine karar verildiğini, para alacağına ilişkin davalarda avukatlık ücret tarifesine göre dava esas harç değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedileceğinin açık ve net bir şekilde belirtildiğini, buna rağmen kanun maddesi açık olmasına rağmen yerel mahkemece haksız ve hukuka aykırı bir şekilde karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık ücret tarifesine göre maktu vekâlet ücreti olan 5.100,00 TL hükmedildiğini belirterek kararın bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat dayanaklarından hasar ihbarının süresinde olup olmadığı ve dolayısıyla rücu hakkının doğup doğmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR) 17, 23, 27 ve 30 uncu maddeleri.
- Değerlendirme
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, dava konusu hasarın kolilerin ve emtianın ıslanması ile oluştuğu ve dolayısıyla 5 duyu organı ile anlaşılabilecek şekilde olduğu, davacının CMR 30 uncu maddesindeki 7 günlük süreden yararlanabilme ihtimalinin bulunmadığı, hem davacının iddia ettiği teslim tarihi hem de diğer teslim tarihlerine göre davacının halefinin hasar ihbarının süresinde yapmamış olduğu, ihtirazı kayıt koymadan ürünlerin teslim alınması halinde kanuni karinenin ürünlerin tam ve eksiksiz teslim edildiği şeklinde olduğu, davacının bu hususun aksini ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR'nin 30 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ''Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziya ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul olunabilir. Ancak bunun için alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi gereklidir.'' şeklinde düzenlenmişlerdir.
Bu hükme göre, kayıp veya hasar nedeniyle ihbarın hiç veya zamanında ileri sürülmemiş olması, taşıyıcıya karşı dava açılmasını engellemez. Taşıyıcıya çekince bildirilmemesinin somut etkisi, gönderilen eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu biçimde teslim aldığı yolunda taşıyıcı lehine karinenin doğmasına neden olup, bu karinenin ortadan kaldırılması dolayısıyla ve taşıyıcının sorumlu olduğunun ileri sürülerek taşıyıcıya karşı dava açılması mümkündür. Böyle bir davada ispat yükü davacıda olup, çekince gösterilmiş olsun veya olmasın, malların kısmen veya tamamen kaybının ya da hasarının, taşıyıcının malları teslim aldığı an ile malları teslim ettiği an arasında meydana geldiğini, bir başka deyişle taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksini ispat etmekle yükümlüdür.
Somut olayda davacı, emtianın tesliminin yapıldığı tarihin 04.02.2015 olduğunu ileri sürerek 04.02.2015 tarihli teslim tutanağına dayanmış, davalı ise 17.01.2015 tarihli teslim tutanağına dayanarak emtianın 17.01.2015 tarihinde teslim edildiğini ve davacının ihbar süresini geçirdiğini ileri sürmesine rağmen davacının dayandığı 04.02.2015 tarihli tutanakla ile ilgili olumlu olumsuz herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Dairemizin 15.06.2009 tarih, 2008/3280 E., 2009/7326 K. ve 16.10.2017 tarih, 2016/3487 E., 2017/5340 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, dava konusu emtiaların alıcıya teslimi sırasında hasarlı ya da eksik olduğuna ilişkin tutanağın davalı aracının sürücüsü tarafından da imzalanmış olması durumunda CMR'nin 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre davacının süresinde hasar ihbarında bulunma zorunluluğunu yerine getirdiğinin kabulü gerekir.
Bu durumda, yukarıda da belirtildiği üzere davacı, dava konusu emtiaların teslimi hususunda 04.02.2015 tarihli teslim tutanağına dayanmış olduğuna ve tutanak imzalarının altında emtiaların hasarlı veya eksik olduğu belirtildiğine göre her iki tarafında tutanağa karşı beyanları sorulup, taraf beyanları dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:23:01