Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/102
2023/562
26 Ocak 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddi ile resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kanunda öngörülen yasal sorumluluk süresi dolduğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile müvekkili arasında 04.09.2006 tarihinde taahütname ve borçlanma sözleşmeleri imzalandığını; ancak borçluların sözleşmede belirlenen tarihlerde üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmediklerini, müvekkilince başlatılan icra takibinin borçluların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 72.875,10 TL toplam alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu imzasız sözleşmenin 04.09.2006 tarihli olduğunu ve alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu alacağın 04.09.2006 tarihli şözleşmeden kaynaklandığı ve bu alacak için davacı banka tarafından davalılara yönelik icra takibi başlatıldığı, alacaklı tarafından takibi ilerletmek amacıyla yapılan en son işlemin davalı borçlulara gönderilen ödeme emirleri olduğu, borçluların usulüne uygun olarak ve süresinde takibe itiraz ettiği, bu itirazın alacaklı bankaya usulüne uygun olarak bildirilmesine rağmen 1 yıllık yasal süre içerisinde itirazın iptali davası açılmadığından takiplerin düştüğü, alacağın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, icra takibini ilerleten son işlemin 09.06.2009 tarihinde yapıldığı, davanın ise 17.06.2019 tarihinde açıldığı, davacı tarafın icra takibini başlatmaktaki maksadının işleyen zamanaşımı süresini kesmek olduğu, takip kötü niyetli olduğundan zamanaşımı süresinin kesilmeyeceği, alacak 2006 yılında doğmasına rağmen 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalılar arasında akdedilen sözleşmeler ve sözleşme içeriğinde bulunan kredi geri ödeme tablosuna göre ilk iki yıl ödemesiz sonrasında her yıl belirtilen taksit miktarı üzerinden ödemelerin yapılacağını, taksit tarihinde herhangi bir ödeme yapılmadığı andan itibaren asıl alacak ve ferilerinin muaccel hale geleceğini, alacak muaccel hale geldikten sonra müvekkili tarafından haklı olarak cebri icra yoluna başvurulduğunu, icra takibi ile zamanaşımının kesildiğini ve yeni bir süre işlemeye başladığını, itirazın iptali davasının alacağın tahsili amacıyla gidilebilecek tek yol olmadığını, müvekkili bankanın genel hükümler çerçevesinde dava yolunu tercih ettiğini, yasadan doğan hakkın zamanaşımı süresi içerisinde kullanılabileceğini, bunun hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğramadığını, muaccel olduğu tarih itibarıyla icra takibine konu olduğunu, yasal süreler içerisinde dava açıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacak için ilamsız icra takibi yapılmış ise de davacı vekilince süresi içerisinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunmadığından ve 1 yıllık süre geçtiğinden davacının yapmış olduğu icra takibi düşmüş olup yapılan icra takibinin somut olayda zamanaşımını kesen bir etkisinin bulunmadığı, borcun muacceliyet tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımını kesen veya durduran bir durum bulunmadığı, davaya konu alacağın tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 26.04.2019 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurulduğu ve 17.06.2019 tarihinde davanın açıldığı, bu suretle alacağın zamanaşımına uğradığı, buna bağlı faiz alacağının da zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile asıl borçlu davalı ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, sözleşmede davalılar ... ve ...'nun müteselsil kefil olarak yer aldıkları, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda kefilin sorumluluğu için bir süre ön görülmemiş olduğu halde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 598 inci maddesinde gerçek kişi kefilin sorumluluğunun on yıl ile sınırlı tuttulduğu, bu sürenin, kefalet sözleşmesinin meydana geldiği andan itibaren işlemeye başlayacağı, on yıllık süre bir zamanaşımı süresi olmadığı için de kesilme ve durma da söz konusu olmadığı, bu sürenin tamamlanmasıyla birlikte kefilin yükümlülüğünün kendiliğinden (yasa gereği) ortadan kalktığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf nedenlerinin reddine, kamu düzeni yönünden resen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kanunda öngörülen yasal sorumluluk süresi dolduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı bankanın davalılardan alacaklı olup olmadığı, dava konusu alacak nedeniyle zamanaşımı süresinin dolup dolmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Kanun'un 598 inci maddesi
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 vd. maddeleri
3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 78 inci maddesi
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve 04.09.2006 tarihli kredi sözleşmesine kefil sıfatıyla imza atan borçlular yönünden 6098 sayılı Kanun’un 598 inci maddesindeki 10 yıllık sorumluluk süresinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmamasına ve bu sürenin zamanaşımı süresi olmadığından durma ve kesilmenin söz konusu olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu alacak nedeniyle yapılan icra takibi takipsizlik nedeniyle düşmüş olduğundan icra takibinin ve icra işlemlerinin zamanaşımı süresini kesmediğinden asıl borçlu yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
- Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Alacaklı, bir yıllık süre içinde haciz talebinde bulunmaz veya bir yıl içinde yaptığı haciz talebini geri alıp da bir yıllık süre içinde yeniden haciz talebinde bulunmaz ise takip dosyası işlemden kaldırılır (2004 sayılı Kanun'un 78 inci maddesinin dördüncü fıkrası) ancak icra takibi düşmez. İcra hukukunda takibin açılmamış sayılmasına dair 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi anlamında bir kurum bulunmadığından icra takibi derdest kalmaya devam eder. Bu halde alacaklı zamanaşımı boyunca yenileme talebinde bulunmak suretiyle aynı takip dosyasından haciz isteyebilir (2004 sayılı Kanun’un 78 inci maddesinin beşinci fıkrası). Takip ilama dayalı değil ise yeniden başvurma harcı ve peşin harç alınır ve bu harçlar borçluya yükletilemez. Hemen belirtmek gerekir ki bu durumda borçluya yenileme tebliğ edilir. Yeniden ödeme emri tebliğ edilmez. Yenileme emri tebliği borçluya itiraz hakkı vermez. Kesinleşen takibe devam edilir.
4.Somut olayda, davacının, alacak istemli bu davayı açmadan önce aynı alacak için davalılar aleyhine icra takibine giriştiği, icra takibinin 2004 sayılı Kanun'un 78 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir yıllık süre boyunca işlemsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırıldığı; ancak takip derdest kalmaya devam ettiğinden ve icra takibinin başlatıldığı tarihte ve icra dosyasındaki takibi ilerleten her bir icra işlemi tarihinde takibe konu alacak yönünden öngörülen zamanaşımı süresi kesileceğinden, icra takibinin zamanaşımı süresini kesmesi işlevi hüküm ifade etmeye devam eder. Dava konusu 04.09.2006 tarihli ortaklar sözleşmesine dayanarak 27.05.2009 tarihinde icra takibi başlatılmış olup zamanaşımı kesilmiştir. Davacı banka vekili icra takip dosyasında en son 16.06.2009 tarihinde işlem yapmıştır. 6098 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi uyarınca zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlayacağı için davacı alacaklı tarafından icra dosyasında yapılan en son işlem tarihi olan 16.06.2009 tarihinde zamanaşımı kesilerek yeniden işlemeye başladığından arabulucuya başvurma tarihi olan 26.04.2019'dan sonra 17.06.2019 tarihinde temel ilişkiye dayalı olarak açılan alacak davasında 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu durumda Mahkemece işin esasına girilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde asıl borçlu yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19