Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3366
2023/5602
4 Ekim 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun reddine, mümeyyiz davalılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp
hazır bulunan davacı vekili Avukat Ali Asker Elden ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin Akmerkez Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin ortağı olduğunu, davalıların şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, davalı yöneticilerin bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, 31.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılına ilişkin genel kurul toplantısında 644.084,00 TL'nin yapılmakta olan yatırımlardan çıkış gösterildiğini, bir nevi diğer giderlere aktarılarak zarar kaydedildiğini, yönetim kurulu üyeleri tarafından imar mevzuatına uygun ruhsat alınmadığından dış cephe yenilemesi için alınan camların kullanılamaz hale geldiğini, zarar miktarının bilirkişi vasıtası ile hesaplanması gerektiğini, şimdilik belirsiz alacak kapsamında 100.000,00 TL'nin, ilişkili taraf işlemleri kapsamında şirketin zarara uğratıldığını, alışveriş merkezinin dış cephe işleri Akkon Yapı A.Ş.'ye verilmişken yine dış cephe ile ilgili olarak Üçgen Bakım A.Ş.'ye de avans verildiğini, bu şekilde mükerrer ödeme yapılarak şirketin zarara uğratıldığını ayrıca doğrudan Metal Yapı A.Ş.'ye verilen iş için Akkon A.Ş.'nin araya sokularak şirketin zararına neden olunduğunu, Akmerkez, Üçgen ve Akkon şirketlerinin kayıtlarının incelenerek dış cephe yenileme işlemi ile ilgili Akmerkez bünyesinde piyasa koşullarına göre yüksek maliyet yaratılmak sureti ile Akmerkez'e verilen zarar miktarının tespitinin gerektiğini, şimdilik belirsiz alacak kapsamında 100.000,00 TL'nin, yine şüpheli alacaklar nedeni ile şirkete zarar verildiğini, 31.12.2012 tarihli bilançoda 5.433.907,00 TL alacak olup bunun 3.167.871,00 TL'sinin şüpheli alacak niteliğinde olduğunu, bilançoda sadece alacak rakamı olarak 2.266.036,00 TL'nin gösterildiğini, 2013 yılında şüpheli alacakların 3.507.557,00 TL olduğunu, bir yılda sadece 354.598,00 TL tahsilat yapıldığını, toplantıda bu yöndeki sorularına, söz konusu giderlerin cari yıla ait giderler olmadığı, son 10 yıla ait şüpheli alacaklar olduğu, firmaların çoğunun iflas ettiği, tahsil kabiliyetinin bulunmadığı şeklinde cevap verildiğini, bu zarar kalemi kapsamında şimdilik 10.000,00 TL talep ettiklerini, yine Akmerkez GYO A.Ş.'ye karşı açılan davalar nedeni ile şirkete zarar verildiğini, faaliyet raporunda açılan davaların yer aldığını, Ermes İnşaat ile olan davanın aleyhe sonuçlandığını ve 2.000.000,00 TL ödemek zorunda kaldıklarını, Alber Rıfat Bayraktar davasında 80.000,00 TL ödendiğini, Avrupa Sandviç firmasına ilişkin dava da aleyhe sonuçlandığı için 33.000,00 TL ödendiğini, İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/956 E. ve 2013/957 E. sayılı dosyaları üzerinden Sevil Parfümeri tarafından açılmış olan iki adet kira tespiti davası olduğunu, yönetim kurulunun rayiç bedelin üzerinde kira alması nedeni ile şirketin zarara uğratıldığını, bu kapsamda da belirsiz alacak kapsamında 10.000,00 TL'nin ödenmesi gerektiğini, yine yönetim kurulu üyelerinin basiretsiz davrandığını, bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiğini, yönetim kurulu üyelerine yüksek ücret ödendiği gibi bağlı iştiraklerden ek menfaat sağlandığını, 31.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 inci maddesinde sayılan izinlerin verilmediğini; ancak buna rağmen ...'ün yine kendisinin yönetim kurulunda bulunduğu Üçgen Bakım ve Yönetim Hizmetleri A.Ş. ile iş yaptığını belirterek belirsiz alacak kapsamında toplam 220.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 11.04.2019 tarihli dilekçesi ile daha önce 320.000,00 TL olarak belirttikleri zarar tutarını 644.084,00 TL'ye çıkarttıklarını beyan ederek eksik harcı ikmal etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; toplam 60.000.00,00 TL tutarındaki şirket giderlerinin 58.000.000,00 TL tutarlık kısmının ilişkili taraf olan Ak Girişim (eski unvan Akkon Yapı İnşaat Müşavirlik A.Ş.) ile Üçgen Bakım ve Yön. Hiz. A.Ş. ile benzeri firmalardan teşekkül ettiğini, Üçgen A.Ş.'nin dış cephe tadilatını yapan önceki firma olup 31.03.2014 tarihli genel kurul tutanağında da sabit olduğu üzere dış cephe tadilatının yapılması işinin daha sonra Ak Girişim firmasına verildiğini, söz konusu işlemlere ilişkin herhangi bir ihale açılmadığını, Ak Girişim bağlı, Akkök Holding A.Ş.'nin ise hakim şirket konumunda olduğunu, Akmerkez ile Ak Girişim arasında ortakları bakımından kısmen aynıyet bulunduğunu, alt yüklenici sıfatı ile işi yüklenen Üçgen Bakım A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeleri yönünden de kısmi ayniyet bulunduğunu, bu sebeple bu işlerin yapılması için başka firmalardan teklif alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini, Akmerkez tarafından Ak Girişim'den önce Üçgen A.Ş. ile anlaşılarak ödeme yapıldığını; ancak her nedense Üçgen firması ile çalışmaktan vazgeçilerek 8 ay sonra Ak Girişim ile anlaşıldığını, önceki proje kapsamında alınan camların yeni projede kullanılmadığını, mükerrer maliyet yapılarak şirketin zarara uğratıldığını, projenin uzun sürmesi ve idare tarafından durdurulması nedeni ile katlanılan maliyetler nedeni ile şirketin zarara uğratıldığını, yine işin fiyatlandırılmasının da maliyet+kâr şeklinde olmasının şirketin zararına neden olduğunu, bu nedenle iş bedelinin rekabet koşullarına uygun belirlenmediğinin, ödemelerin piyasa koşullarına ve işin niteliğine uygun olmadığının tespit edilerek bu alacak kalemine ilişkin olarak asgari 100.000,00 TL olan zarar miktarının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, yine özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak Avrupa Sandviç şirketinin davacı olduğu dava değerinin 383.036,70 TL olmasına rağmen bu davada 650.000,00 TL'ye sulh olunarak zarara neden olunduğunu, yine genel kurul finansal tablolarında 985.000,00 TL'lik yüksek miktarda dava karşılığı ayrıldığının görüldüğünü, yönetim kurulu üyelerinin bütün kiracılara eşit şekilde kur indirimi yapmaması nedeni ile bu tür davalara maruz kaldığını, yine şirketin yönetim giderlerinin büyük oranda arttığını, yönetim kurulu üyelerinin ilişkili taraflarla işlem yasağına aykırı hareket ettiklerini, bu durumun 6102 sayılı Kanun'un 395 inci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, KAP'ta yayınlanan rakam ile faaliyet raporunda belirtilen rakamların çelişkili olduğunu, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında şirket hisse değeri düşmesine rağmen söz konusu düşüşün nedenine faaliyet raporunda yer verilmediğini, bu nedenle davalıların şirketin zararına neden olduklarını ileri sürerek belirsiz alacak kapsamında şimdilik 100.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak Akmerkez GYO A.Ş.'ye verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1 Asıl ve birleşen dava davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçelerinde; asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
2 Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; istifa nedeniyle boşalan yönetim kurulu üyeliğine 02.12.2014 tarihli yönetim kurulu kararıyla 01.12.2014 tarihi itibarı ile başlamak üzere seçildiğini, sorumluluk davasına konu işlem ve olayların müvekkilinin göreve başlamasından önceye dayalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosyada sorumluluk nedeni olarak ileri sürülen dış cephe tadilatı nedeni ile depolanan camların zarar görmesi sonucu 644.084,00 TL'nin gider olarak ayrılması iddiası ile ilgili olarak alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Akmerkez GYO yönetim kurulunun 28.12.2007 tarihli kararında dış cephe yenilemesi yapılması yönünde karar aldığı, bu karara o dönem yönetim kurulu üyesi olan davacının da imza attığı ve 10.01.2007 tarihli önerinin Akmerkez Kat Malikleri Yönetim Kurulunda değerlendirilerek gerekli çalışmaların yapıldığı ve yenilemenin uygun olduğu sonucuna varıldığı; ancak bu kapsamda harcanması gereken yaklaşık 25.000.000,00 USD'nin bağımsız bölümlerin %94'üne sahip Akmerkez GYO tarafından karşılanması şeklinde oy birliği ile karar alındığı, Akmerkez Ana Gayrimenkul Kat Malikleri Kurulunun 05.01.2008 tarihli toplantısında söz konusu yenileme işleminin onaylandığı, 26.05.2009 tarihli belediye encümen kararı ile söz konusu tadilat işlerinin iskele belgesi ile yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek yıkılmasına karar verildiği, akabinde alınan yapı ruhsat tarihinin 16.12.2013 olduğu, bu aşamada kat malikleri kurulu tarafından yıkım işine karşı idari yargıda süreç başlatıldığı, yürütmenin durdurulmasının talep edildiği, idare mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yıkım kararının usulüne uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacıların duruşma istemesine rağmen duruşma yapılmadan verildiği belirtilerek bozulduğu, daha sonra dosyanın işlemden kaldırıldığı, açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu zaman zarfında Akmerkez Kat Malikleri Yönetim Kurulu ile ilgili belediye arasında bir takım yazışmaların yapıldığı, en sonunda da 16.12.2013 tarihinde söz konusu tadilat işleri için alınması gereken yapı ruhsat belgesinin alındığı, doğru ruhsat belgesi alınmadan dış cephe yenilemesi için KDV hariç 9.411.696,92 TL bedelli cam alınarak depolarda muhafaza edildiği, gerekli ruhsatın alındığı 2013 yılında ise yapılan incelemede bu camlarda 644.084,00 TL'lik kısmının kullanılamayacak derecede zarar gördüğü ve Akmerkez GYO tarafından gider kalemine aktarıldığı, dış cephe tadilatı için uygun ruhsat alınmadan işe başlanarak, uygun ruhsatın ne olduğunu tespit ettirilmeden camların depolanması neticesinde, yönetim kurulu üyelerinin basiretli davranmamaları nedeni ile uğranılan zarardan sorumlu oldukları, diğer zarar kalemlerinin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 424.084,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Akmerkez Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'ye verilmesine, davacının fazla talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
- Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava konusu dış cephe için satın alınıp kullanılamaz hale gelen camlar nedeniyle oluşan zarar bakımından davalıların tüm bedelden sorumlu tutulması gerektiğini, asıl ve birleşen davadaki diğer alacak kalemleri yönünden eksik incelemeye dayalı ve hatalı bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, şirketin dış cephe tadilatına dair masraflar nedeniyle zarara uğratıldığının tespit edildiğini, cam bedeli dışında 2. kez ruhsat alınması sürecinde katlanılan maliyetler ve mükerrer ödemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, bu hususlarda inceleme yapılmadığını, tadilatı yapmakla yükümlü olan Üçgen firmasının işi Ak Girişim firmasına yaptırması nedeniyle şirketin uğradığı zararın incelenmediğini, tadilat için alınan teklifler arasında en iyi teklifin Ak Girişim tarafından verildiği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, maliyet+kâr olarak alınan teklifte maliyet ve limit bulunmadığını, bu yöntemin işin niteliğine uygun olmadığını, tadilat masrafının en yüksek maliyet hesabına göre de fahiş olduğunu, ilişkili taraf işlemleri bakımından Akmerkez ile Üçgen ve Ak Girişim arasında yönetim kurulu üyeleri bakımından kısmi ayniyet bulunduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ilişkili tarafla işlem yapma yasağına aykırı davrandıklarını, bu işlemler nedeniyle şirketin zarara uğradığını, şüpheli alacaklar ve davalar nedeniyle uğranılan zararlar bakımından Mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, borçlu şirketlerin çoğunun iflas ettiği yönündeki beyanın somut delile dayanmadığını, şirket aleyhine açılan davalar nedeniyle şirketin yüksek tazminat ödemeleri yaptığını ve sulh ile sonuçlanan davalarda fahiş tutarlarda tazminat ödendiğini, davalıların basiretli hareket etmeyerek riskin azaltılması için gerekli önlemleri almadıklarını, yine davalıların bilançoda çok yüksek tutarlarda dava karşılığı ayırdıklarını, yönetim kurulu üyelerine yüksek ödemeler yapıldığını, davalıların şirketten aldıkları ücretin yanında Akkök Holding ve bağlı iştirakler bünyesinde de ek menfaatler sağladıklarını, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 inci maddesi kapsamında izin verilmemesine rağmen davalı ... Eyüboğlu'nun buna aykırı hareket ederek yönetim kurulunda bulunduğu Üçgen firması ile iş yaptığını, davalıların şirketin yönetim giderlerinin artmasına neden olduklarını, davalıların özen yükümlülüğüne aykırı davranarak şirket hisselerinin düşmesine neden olduklarını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tadilat için ruhsat başvurusu yapan ve idari makamlarla yazışan şirketin yönetim kurulu olmayıp Akmerkez'in kat maliklerince seçilen yönetim kurulu olduğunu, idari yargıda davanın da bu yönetim kurulu tarafından açıldığını, Beşiktaş Belediyesince tadilat için iskele belgesi verildiğini; ancak belediyece 08.05.2009 tarihli karar ile onarımın durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine kat malikleri yönetim kurulunca İstanbul Büyükşehir Belediyesine başvuru yapıldığını; ancak Belediyece yıkım kararı verildiğini, sonrasında idari yargıda dava açıldığını, Mahkemece daha önce verilen yürütmenin durdurulması kararının kaldırıldığını; ancak Büyükşehir Belediyesince proje değişikliği yapılmasının şart koşulduğunu, sürecin uzamasına belediyeler arasındaki uyumsuzluğun neden olduğunu, plan tadilatı işleminin uzun zaman aldığını, bu nedenle tadilat yapı ruhsatı alımının ancak 06.12.2013 tarihinde mümkün olduğunu, tüm bu yazışmalarda kat malikleri yönetim kurulunun muhatap alındığını, sürecin uzamasında müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, bozulan camların bedeli maliyetten çıkarılarak gider bölümüne alındığından şirketin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek asıl davada verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Akmerkez GYO A.Ş.'de davalı ...'ün 2007 yılından beri, ...'ın 2011 yılından itibaren, ......'nun 2011 yılından itibaren, ...'in ise 01.12.2014 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, davacının da aralarında bulunduğu Akmerkez GYO A.Ş.'nin yönetim kurulunca alınan 28.12.2007 tarihli karar ile şirkete ait alışveriş merkezinin yenilenmesine ve yenileme için yapılması gerekli 25.000.000,00 USD giderin şirket tarafından karşılanmasına, bunun Akmerkez kat malikleri genel kurulunca onaylanmasına karar verildiği, kararın kat malikleri kurulunca alınan 05.01.2008 tarihli karar ile onaylandığı, dış cephe yenileme işinin alınan teklifler sonucunda en uygun teklif olan maliyet+%5 kâr ile Ak Girişim firmasına verildiği, işlerin bir kısmının bu yüklenici tarafından Metal Yapı firmasına verildiği, Üçgen A.Ş.'nin ise Akmerkez ticaret merkezine, kat maliklerince alınan karar çerçevesinde, Akmerkez ticaret merkezi yönetim kurulu tarafından imzalanan bakım ve yönetim hizmetleri sözleşmesi doğrultusunda bakım ve yönetim hizmeti verdiği, tadilat işlemine ilişkin tüm idari süreç ve ruhsat işlemlerinin şirket yönetim kurulu tarafından değil, kat malikleri yönetim kurulunca yürütüldüğü, bu kapsamda kat malikleri yönetim kurulunca yapılan başvuru sonucunda Beşiktaş Belediyesince iskele belgesi verildiği; ancak Belediyece mahallinde yapılan inceleme sonucunda 08.05.2009 tarihinde yapının tatiline karar verildiği, akabinde 26.05.2009 tarihinde de yıkım kararı alındığı, bunun üzerine kat malikleri yönetim kurulunca Büyükşehir Belediyesine başvuru yapıldığı ve yine kat malikleri yönetim kurulunca idari yargıda belediyenin yıkım kararına karşı idari işlemin iptali bakımından dava açıldığı, Mahkemece alınan yürütmenin durdurulması kararının 09.10.2009 tarihli karar ile kaldırıldığı ve kararın kesinleştiği, yargılama sonucunda Mahkemece verilen ret kararının temyizi üzerine kararın usul bakımından bozulduğu; ancak davanın takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, 25.09.2013 tarihinde yapı ruhsatı alınması için yapılan başvuru sonucunda ise tadilat için 06.12.2013 tarihinde ruhsat verildiği, bu arada dış cephede kullanılacak 9.458.755,00 TL tutarlı cam bedelinin üretici firma tarafından yönetim şirketi olan Üçgen firmasına fatura edildiği, bu bedelin Üçgen tarafından da Akmerkez firmasına fatura edildiği, süreç içerisinde önceden satın alınan camlardan 644.084,00 TL bedelli kısmın bozularak kullanılamaz hale geldiği, ruhsat alımı işlerinin gecikmesi ile arada geçen sürede tadilatta kullanılacak camların uzun süre depoda beklemesi nedeniyle bozulduğu, yukarıda açıklandığı üzere alışveriş merkezinin tadilatı için alınması gereken ruhsat ile ilgili tüm işlemlerde ve sonrasında idari yargıdaki dava sürecinde muhatabın baştan sona alışveriş merkezinin kat malikleri yönetim kurulu olduğu, tadilatta yaşanan gecikmenin idari sürecin uzun sürmesinden kaynaklandığı, imar işlem dosyasında mevcut kayıtlardan anlaşılacağı üzere idari yargıdaki dava ve belediyeler nezdindeki ruhsat alım sürecinin günlük olarak takip edildiği, gerekli tüm başvuru ve işlemlerin zamanında yerine getirildiği, bu nedenle kök bilirkişi raporundaki "yönetim kurulunca yeni ruhsat alımı için yapılan başvurunun mevcut ruhsatla tadilat yapılamayacağının anlaşılmasından üç yıl sonra yapıldığı, bu nedenle özen borcuna aykırı olması nedeniyle davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bulunduğu" yönündeki tespitin yerinde görülmediği, davacının da 27.04.2007 tarihinden 03.05.2011 tarihine kadar olan süreçte şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, sorumluluk sebebi olarak gösterilen işlemlerin bir kısmının onun da görevde bulunduğu dönem içerisinde gerçekleştiği, davacı tarafça, ilişkili taraf işlemleri ve dış cephe tadilatı nedeniyle Üçgen ve Ak Girişim firmalarına mükerrer ödemeler yapılarak şirketin zarara uğratıldığı ileri sürülmüş ise de Üçgen firmasının, Akmerkez kat malikleri yönetimi ile yapılan sözleşme ile alışveriş merkezine bakım ve yönetim hizmeti verdiği, Akmerkez şirketi tarafından bu firmaya avans ödemeleri yapıldığının davalı tarafın da kabulünde olduğu; ancak bu ödemelerin tadilat işleri için yapıldığı yönünde davacı tarafça hiçbir delil ileri sürülmediği gibi davalı tarafça da bu ödemelerin alışveriş merkezinin apart otel, koridor ve sinema yenilemeleri için yapıldığının bildirildiği, Üçgen firması dış cephe tadilatı işini başka teklifler de alarak en uygun teklifte bulunan Ak Girişim (Akkon) firmasına vermiş olup Metal Yapı firmasının ise Ak Girişim'in alt yüklenicisi olarak tadilat işlerini gerçekleştirdiği, Akmerkez GYO A.Ş. ile Üçgen firması arasında bir sözleşme bulunmayıp, yönetim sözleşmesinin tarafının kat malikleri kurulu olduğu, Üçgen'e verildiği belirtilen avansların 11.530.000,00 TL'sinin cari yıla ait olduğu, bu miktarın tamamına yakın kısmının cam bedeline ait olduğu, daha sonra alınan ruhsat kapsamında tekrar bu camların büyük bir kısmının ise dış cephede kullanılacak cam bedeline ilişkin olduğu tespit edildiğinden davalı şirketin mükerrer ödemeler nedeniyle zarara uğratıldığı iddiası yerinde görülmediği, yine ilişkili taraf işlemleri bakımından, Akmerkez GYO A.Ş. ile Üçgen ve Ak Girişim firmalarının bir kısım pay sahiplerinin aynı gerçek ve tüzel kişiler olmaları nedeniyle söz konusu şirketlerin birbirleriyle ilişkili şirket konumunda bulunduğu; ancak ilişkili taraf işlemleri ile Akmerkez şirketinin ne suretle zarara uğratıldığı konusunda davacı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı, tadilat işinin, müteahhitlik belgesi bulunmayan Üçgen firması yerine değişik firmalardan teklifler alınmak suretiyle maliyet+%5 kâr oranıyla Ak Girişim firmasına verilmiş olması karşısında, bu yolla şirketin zarara uğratıldığı iddiasının da yerinde görülmediği, davacı tarafça, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 inci maddesi kapsamında izin verilmemesine rağmen davalı ... Eyüboğlu'nun buna aykırı hareket ederek yönetim kurulunda bulunduğu Üçgen ile iş yaparak şirketi zarara uğrattığını ileri sürmüş ise de 31.03.2013 tarihli genel kurul kararı öncesinde, şirket genel kurulunca yönetim kurulu üyelerine şirketle iş yapma izni verildiği gibi şirketin bu yolla ne suretle zarara uğratıldığına yönelik olarak da davacı tarafça somut bir delil sunulmadığından bu zarar iddiasının yerinde görülmediği, dava konusu yapılan şüpheli alacakların salt bir cari yıla ait olmayıp uzun yıllardır birikmiş alacaklar niteliğinde olması, Akmerkez GYO A.Ş.'nin faaliyet alanı ve yaptığı işler ile piyasa koşullarına göre şirketin iş hacmi itibarıyla tahsil edilemeyen alacak bulunmasının da ticari hayatın olağan akışına uygun olması nedeniyle davacının bu kalemdeki tazminat talebinin reddinin isabetli görüldüğü, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/355 E. sayılı dosyasındaki davanın, davacının da yönetim kurulu üyesi olduğu 2004 yılında açıldığı, 2012 yılında sonuçlandığı, sonuçlanan dava neticesinde şirketin ödeme yapmak durumunda kaldığı, diğer davaların ise otoparktan hırsızlık ile kira uyuşmazlıklarından kaynaklandığı, Akmerkez GYO A.Ş. büyük ölçekli alışveriş merkezinin büyük hissedarı olup kiraladığı işyerleri nedeniyle davalara muhatap olması ve bazı davaların da aleyhine sonuçlanmasının ticari hayatın olağan akışına uygun ve beklenen bir durum olup bu suretle gerek sulh yoluyla gerekse mahkeme ilamına dayalı olarak şirketin bir takım ödemeler yapması ve finansal tablolarda da dava karşılığı ayrılması sonucunda yönetici olan davalıların sorumluluğundan söz edilmesi mümkün olmadığı, en son genel kurul kararına göre yönetim kurulu üyelerine ödenen aylık ücret 4.100,00 TL olup bu denli büyük ölçekli bir şirkette görev ve sorumluluk alan yönetim kurulu üyelerine prim ödenmesi ve sağlık sigortası yapılması ticari hayatın olağan akışına uygun olduğundan bu yöndeki zarar iddiasının yerinde görülmediği, davalı ...'in istifa nedeniyle boşalan yönetim kurulu üyeliğine 02.12.2014 tarihli yönetim kurulu kararıyla seçildiği, anılan davalı bakımından 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesi uyarınca kusuru ispat yükü davacı üzerinde olup davacı tarafça davalının kusuru kanıtlanamadığı gibi davaya konu edilen hukuki işlem ve olayların davalının göreve başlamasından önceki döneme ait olduğundan dava konusu zararlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ..., ... ve ... vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek ve 21.04.2022 tarihli dilekçesindeki sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu işlem ve olaylar nedeniyle yönetim kurulu üyesi olan davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu kabul edilmeleri halinde zararın miktarına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309, 334, 335, 336 ncı ve devamı maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 553 ve devamı maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak birleşen davada davalı ...'e verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:25:08